Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
13 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 05-01-1932
Doğum yeri Piemonte
Ölüm tarihi 19-02-2016

Umberto Eco, 5 Ocak 1932'de İtalya'nın Piemonte bölgesindeki Alessandria kentinde doğdu. Göstergebilimci, filozof, Orta Çağ araştırmacısı, edebiyat eleştirmeni, akademisyen ve romancı olarak 20. ve 21. yüzyılın edebiyat ile düşünce dünyasını bir araya getiren önemli isimlerinden biri oldu.

Kitaplarla yakın ilişkisi çocukluk yıllarında başladı. Bir matbaacının torunu ve demiryolu çalışanının oğlu olarak büyüdü; ilerleyen yıllarda kitap, kütüphane, ansiklopedi, bellek ve bilginin düzenlenmesi hem akademik çalışmalarında hem romanlarında sürekli tekrar eden konulara dönüştü.

Alessandria'daki klasik lise eğitiminden sonra Torino Üniversitesi Edebiyat ve Felsefe Fakültesine girdi. 1954'te Thomas Aquinas'ın estetik anlayışı üzerine hazırladığı tezle mezun oldu.

Üniversite tezini geliştirerek 1956'da Il problema estetico in San Tommaso adıyla yayımladı. Orta Çağ estetiği ve felsefesi üzerine başlayan bu çalışma alanı, yıllar sonra Gülün Adı'nın düşünsel ve tarihsel arka planını hazırlayan temel kaynaklardan biri oldu.

Mezuniyetinden sonra İtalyan devlet radyo ve televizyon kurumu RAI'de çalışmaya başladı. Televizyonun yeni gelişmekte olduğu bu dönemde kitle iletişimi, popüler kültür ve medya dili üzerine doğrudan gözlem yapma fırsatı buldu.

1959'da Bompiani yayınevinde editörlük görevine başladı ve 1975'e kadar burada çalıştı. Yayıncılık deneyimi, çağdaş edebiyat, avangard hareketler, popüler anlatılar ve kültürel üretim üzerine düşüncelerinin gelişmesinde önemli rol oynadı.

1960'lı yıllarda üniversite öğretimine başladı ve Torino, Milano ve Floransa'da ders verdi. Kitle kültürü, iletişim, sanat, dil ve gösterge sistemleri giderek akademik çalışmalarının merkezine yerleşti.

Opera aperta 1962'de yayımlandı. Türkçede Açık Yapıt adıyla bilinen çalışma, sanat eserinin anlamının bütünüyle kapalı ve değişmez olmadığı; okuyucu, dinleyici veya izleyicinin yorumuyla farklı anlam olanaklarının ortaya çıkabileceği düşüncesini geliştirdi.

Apocalittici e integrati 1964'te yayımlandı. Eco bu kitapta televizyon, çizgi roman, popüler müzik ve kitle iletişim araçları gibi modern kültürel biçimleri ne bütünüyle değersizleştiren ne de koşulsuz biçimde yücelten eleştirel bir yaklaşım geliştirdi.

La struttura assente 1968'de yayımlandı ve Eco'nun göstergebilim çalışmalarının gelişiminde önemli bir aşama oluşturdu. Dilsel işaretlerin ötesinde mimarlık, görüntü, medya ve kültürel davranışların da anlam üretme sistemleri olarak incelenebileceğini araştırdı.

1971'de Bologna Üniversitesiyle uzun süreli akademik ilişkisi başladı. Aynı dönemde Versus – Quaderni di studi semiotici adlı göstergebilim dergisinin kuruluşunda yer aldı.

1975'te Bologna Üniversitesinde göstergebilim kürsüsüne atandı. Aynı yıl yayımlanan Trattato di semiotica generale, yani Genel Göstergebilim Kuramı, işaretlerin ve anlam üretiminin sistematik bir kuramını geliştiren temel akademik eserlerinden biri oldu.

Lector in fabula 1979'da yayımlandı. Eco burada metnin yalnızca yazar tarafından oluşturulan kapalı bir anlam taşımadığını, okuyucunun metni yorumlama sürecinde etkin bir rol üstlendiğini ayrıntılı biçimde ele aldı.

Eco kırk sekiz yaşına kadar ağırlıklı olarak akademik ve düşünsel eserlerle tanınıyordu. İlk romanı Il nome della rosa, yani Gülün Adı, 1980'de Bompiani tarafından yayımlandı.

Roman Kasım 1327'de Kuzey İtalya'daki bir Benedikten manastırında geçer. Fransisken rahip Guglielmo da Baskerville ile genç Benedikten çömez Adso da Melk, manastırda meydana gelen esrarengiz ölümleri araştırmaya başlar.

Guglielmo olayları gözlem, mantık, işaretleri çözme ve çıkarım yöntemleriyle inceler. Böylece romanın polisiye yapısı Eco'nun göstergebilim ve yorum kuramıyla doğrudan birleşir: cinayetlerin çözümü aynı zamanda işaretlerin nasıl okunabileceği üzerine bir düşünce deneyine dönüşür.

Manastırın labirenti andıran büyük kütüphanesi romanın merkezindeki mekândır. Kitaplara erişimin denetlenmesi, bilginin kimlerin elinde bulunacağı ve hangi düşüncelerin saklanıp hangilerinin dolaşıma gireceği soruları olay örgüsünün temel meselelerine dönüşür.

Roman aynı zamanda 14. yüzyıl Hıristiyan dünyasındaki yoksulluk tartışmaları, Fransiskenler, papalık, imparatorluk, engizisyon ve sapkınlık suçlamaları gibi tarihsel çatışmalardan yararlanır. Tarihsel malzeme polisiye olay örgüsünün dekoru değil, romanın iktidar ve bilgi tartışmasının ayrılmaz parçasıdır.

Gülün Adı'ndaki başka bir temel mesele gülmenin ve mizahın otoriteyle ilişkisidir. Yasaklanmış bilgi, Aristoteles'in komedi üzerine kayıp olduğu varsayılan kitabı ve Jorge de Burgos'un gülmeye karşı tutumu aracılığıyla mizahın yerleşik doğruları ve korkuyu sarsabilme gücü tartışılır.

Gülün Adı 1981'de Premio Strega'yı kazandı ve kısa sürede uluslararası başarıya ulaştı. Kırktan fazla dile çevrilen roman, Eco'nun akademik dünyadaki ününü dünya çapındaki romancı kimliğiyle birleştirdi.

Jean-Jacques Annaud'nun yönettiği 1986 tarihli sinema uyarlamasında Guglielmo da Baskerville'i Sean Connery, Adso'yu Christian Slater canlandırdı. Film romanın dünya çapındaki görünürlüğünü daha da artırdı.

Eco'nun ikinci romanı Il pendolo di Foucault, Türkçede Foucault Sarkacı, 1988'de yayımlandı. Üç yayınevi çalışanının tarih boyunca farklı gizli örgütlere ait bilgileri birleştirerek eğlence amacıyla oluşturduğu büyük bir komplo teorisinin giderek kendi gerçekliğini üretmesini anlatır.

Foucault Sarkacı Tapınak Şövalyeleri, ezoterizm, Kabala, simya ve gizli örgüt anlatılarından yararlanırken asıl olarak insanların rastlantısal bilgiler arasında zorunlu bağlantılar görme eğilimini sorgular. Komplo teorisi böylece yalnızca roman konusu değil, yanlış yorumlamanın nasıl işlediğini gösteren bir model hâline gelir.

L'isola del giorno prima, Türkçede Önceki Günün Adası, 1994'te yayımlandı. 17. yüzyılda geçen roman; zaman, boylam problemi, bilimsel düşünce, aşk, bellek ve gerçeklikle kurmaca arasındaki sınırlar üzerine kuruludur.

Baudolino 2000'de yayımlandı. 12. yüzyıl Avrupa'sı, İmparator Friedrich Barbarossa, efsanevi Rahip Johannes ülkesi ve Orta Çağ'ın fantastik coğrafyaları üzerinden tarihsel gerçeklikle uydurma arasındaki ilişkiyi araştırdı.

La misteriosa fiamma della regina Loana, Türkçede Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, 2004'te yayımlandı. Belleğini kısmen kaybeden Yambo'nun eski kitaplar, çizgi romanlar, plaklar, gazeteler ve çocukluk nesneleri üzerinden kendi geçmişini yeniden kurmaya çalışmasını anlatır.

Il cimitero di Praga, Türkçede Prag Mezarlığı, 2010'da yayımlandı. 19. yüzyıl Avrupa'sındaki siyasal komploları, sahte belgeleri, antisemitik propagandayı ve komplo anlatılarının üretimini tarihsel kurgu aracılığıyla inceler.

Son romanı Numero zero 2015'te yayımlandı. 1992 Milano'sunda hiç yayımlanması amaçlanmayan bir gazetenin hazırlanması üzerinden basın, manipülasyon, şantaj, haber üretimi ve komplo düşüncesini ele aldı.

Eco'nun romancılığı kadar akademik üretimi de yaşamı boyunca devam etti. Semiotica e filosofia del linguaggio, I limiti dell'interpretazione, La ricerca della lingua perfetta nella cultura europea, Sei passeggiate nei boschi narrativi ve Kant e l'ornitorinco gibi çalışmalarında göstergebilim, dil ve yorum sorunlarını farklı yönleriyle inceledi.

Dire quasi la stessa cosa 2003'te yayımlandı ve çeviriyi yalnızca kelimeleri başka bir dilde karşılamak değil, metnin anlamını farklı dil ve kültür koşullarında yeniden kurmak olarak ele aldı.

Storia della bellezza 2004, Storia della bruttezza 2007 ve Vertigine della lista 2009'da yayımlandı. Bu eserlerde estetik kavramların ve kültürel biçimlerin Batı tarihi boyunca nasıl değiştiğini metinler ve görsel malzemeler aracılığıyla araştırdı.

Eco 1993'te Bologna Üniversitesindeki İletişim Bilimleri programının gelişiminde merkezi rol üstlendi. 2000'de Scuola Superiore di Studi Umanistici'nin kuruluşuna öncülük etti.

2007'de düzenli öğretim görevinden emekliye ayrıldı ve 2008'de Bologna Üniversitesi tarafından emeritus profesör unvanı verildi. Yaşamı boyunca dünyanın çok sayıda üniversitesinden fahri doktora aldı.

2015'te uzun yıllar kitaplarını yayımlayan Bompiani'den ayrılan bazı yayıncı ve yazarlarla birlikte La nave di Teseo yayınevinin kuruluşunda yer aldı. Böylece gençliğinde başlayan yayıncılık ilgisi yaşamının son döneminde yeniden kurumsal bir biçim kazandı.

Umberto Eco 19 Şubat 2016'da Milano'da öldü. Akademik çalışmalarının, el yazmalarının ve kişisel kütüphanesinin önemli bölümü daha sonra Bologna Üniversitesinde korunmaya başladı.

Eco'nun romanları ile akademik çalışmaları birbirinden tamamen ayrı iki üretim alanı değildir. Gülün Adı'ndaki işaretler ve yorum; Foucault Sarkacı'ndaki aşırı yorumlama ve komplo; Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi'ndeki kültürel bellek; Prag Mezarlığı ve Numero zero'daki propaganda ve sahte bilgi, göstergebilim çalışmalarında araştırdığı problemlerin kurmaca biçimleridir.

Yazarlığının merkezinde insanların dünyayı işaretler, metinler, görüntüler ve anlatılar aracılığıyla anlamlandırması bulunur. Eco'yu ayırt eden temel özellik, Orta Çağ felsefesinden çizgi romana, Aristoteles'ten televizyona, manastır kütüphanesinden modern gazeteye kadar çok farklı bilgi alanlarını aynı yorum ve anlamlandırma problemi içinde bir araya getirebilmesidir.

#UmbertoEco #GülünAdı #IlNomeDellaRosa #FoucaultSarkacı #Göstergebilim #TarihselRoman #Polisiye #OrtaÇağ #EdebiyatKuramı #YorumKuramı #KültürEleştirisi #İtalyanEdebiyatı