Roma İmparatorluğu’nun ardından Avrupa nasıl yeniden şekillendi? Farklı halkların, dinlerin ve kültürlerin karşılaşması, bugün bildiğimiz Avrupa’nın oluşumunda nasıl bir rol oynadı?
Umberto Eco’nun hazırladığı Ortaçağ / Barbarlar – Hıristiyanlar – Müslümanlar, Batı Roma İmparatorluğu’nun 476 yılında yıkılmasının ardından başlayan büyük dönüşümü çok yönlü bir bakışla ele alıyor. Barbar halkların Avrupa’ya yerleşmesi, Hıristiyanlığın yayılması ve İslam dünyasının yükselişiyle birlikte siyasal sınırlar kadar kültürel ve düşünsel dünyalar da yeniden biçimleniyor.
Alanında uzman çok sayıda araştırmacının katkısıyla hazırlanan eser; tarih, felsefe, bilim ve teknikten edebiyata, sanata ve müziğe kadar uzanan geniş bir çerçeve sunuyor. Böylece Ortaçağ’ı yalnızca savaşlar ve iktidar mücadeleleri üzerinden değil, insanların düşünme, üretme, inanma ve yaşama biçimleri üzerinden de inceleme imkânı sağlıyor.
Dört ciltlik Ortaçağ çalışmasının ilk kitabı olan Barbarlar – Hıristiyanlar – Müslümanlar, çoğu zaman “karanlık çağ” olarak tanımlanan bu uzun dönemin aslında farklı uygarlıkların karşılaştığı, birbirini etkilediği ve yeni bir dünyanın temellerini oluşturduğu zengin bir tarihsel süreç olduğunu gösteren kapsamlı ve ufuk açıcı bir başvuru eseri.