Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
18 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 02-04-1840
Doğum yeri Paris
Ölüm tarihi 29-09-1902

Émile Zola, 2 Nisan 1840'ta Paris'te doğdu. Fransız romancı, öykücü, gazeteci, sanat ve edebiyat eleştirmeni olarak tanındı ve 19. yüzyıl Fransız edebiyatında natüralizmin başlıca kuramcı ve uygulayıcılarından biri oldu.

Babası Venedik kökenli mühendis François Zola, annesi Émilie Aubert'ti. Aile 1843'te François Zola'nın Aix-en-Provence'a su sağlayacak bir kanal projesinde çalışması nedeniyle Aix-en-Provence'a yerleşti.

François Zola'nın 1847'de ölmesi aileyi ciddi ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bıraktı. Zola'nın çocukluk ve gençlik yıllarındaki maddi sıkıntılar, daha sonra eserlerinde yoksulluk, emek ve toplumsal çevreye gösterdiği ilginin biyografik arka planlarından biri oldu.

1852'de Aix-en-Provence'daki Collège Bourbon'da öğrenim gördü ve burada Paul Cézanne ile yakın arkadaşlık kurdu. Bu gençlik dostluğu Zola'nın sanat çevreleriyle ilişkilerinde uzun yıllar önemini korudu.

1858'de annesiyle birlikte Paris'e döndü ve Lycée Saint-Louis'de öğrenim gördü. 1859'da bakalorya sınavını geçemedi ve yükseköğrenime devam etmedi.

Bir süre ekonomik güçlükler içinde farklı işlerde çalıştı. 1862'de Hachette yayınevine girdi ve kısa sürede yayınevinin tanıtım ve basın çalışmalarında görev almaya başladı.

Hachette dönemi Zola'nın edebiyat dünyasıyla doğrudan ilişki kurmasını sağladı. Yayıncılık, kitap pazarı, basın ve dönemin düşünce çevrelerini yakından tanırken bir yandan da öykü, eleştiri ve gazetecilik yazıları yayımladı.

İlk öykü kitabı Contes à Ninon 1864'te yayımlandı. La Confession de Claude 1865'te, sanat ve edebiyat eleştirilerini bir araya getiren Mes Haines ve Mon Salon ise 1866'da çıktı.

1866'da Hachette'den ayrılarak yazarlık ve gazeteciliğe ağırlık verdi. Édouard Manet ve dönemin yenilikçi ressamlarını savunduğu sanat yazıları, Zola'nın yalnız edebiyatta değil modern resim tartışmalarında da etkin bir eleştirmen olmasını sağladı.

Thérèse Raquin 1867'de yayımlandı. Tutku, suç, beden, çevre ve karakterlerin fizyolojik-psikolojik koşulları arasındaki ilişkileri merkeze alan roman, Zola'nın daha sonra natüralizm adı altında sistemleştireceği anlatı anlayışının önemli erken örneklerinden biri oldu.

1868'den itibaren kalıtım, çevre ve toplumsal koşulların aynı aile üzerindeki etkilerini kuşaklar boyunca inceleyecek büyük bir roman dizisi tasarlamaya başladı. Bu proje Les Rougon-Macquart: Histoire naturelle et sociale d'une famille sous le Second Empire adını aldı.

Rougon-Macquart dizisinin ilk romanı La Fortune des Rougon 1871'de yayımlandı. Dizi, Napoléon III dönemindeki İkinci İmparatorluk Fransasını aynı ailenin farklı toplumsal sınıflara dağılmış üyeleri üzerinden inceleyen yirmi romandan oluştu.

Dizinin önemli eserleri arasında La Curée, Le Ventre de Paris, L'Assommoir, Nana, Au Bonheur des Dames, Germinal, L'Œuvre, La Terre, La Bête humaine, L'Argent ve La Débâcle yer aldı. Le Docteur Pascal'ın 1893'te yayımlanmasıyla yirmi romanlık Rougon-Macquart dizisi tamamlandı.

L'Assommoir 1877'de yayımlandı ve Zola'nın büyük ölçekte tanınmasını sağladı. Gervaise'in yaşamı üzerinden işçi sınıfı, yoksulluk, alkol, çalışma koşulları ve kent çevresinin birey üzerindeki etkileri anlatıldı.

Nana 1880'de yayımlandı. Fuhuş, para, arzu, tüketim ve İkinci İmparatorluk toplumundaki sınıfsal ve ahlaki çözülmeyi aynı karakter çevresinde birleştiren roman, Rougon-Macquart dizisinin en tanınmış eserlerinden biri oldu.

Zola aynı yıl Le Roman expérimental adlı kuramsal çalışmasını yayımladı. Claude Bernard'ın deneysel tıp anlayışından hareketle romancının gözlem ve deney yöntemlerini toplumsal ve insanî olgulara uygulayabileceğini savundu.

Bu yaklaşım natüralizmin teorik temelini oluşturdu. Zola'ya göre insan davranışının anlaşılmasında bireysel iradenin yanı sıra kalıtım, beden, toplumsal çevre, ekonomik koşullar ve tarihsel ortam da belirleyici unsurlardı.

Comment on meurt, Türkçedeki adıyla Nasıl Ölünür, ilk kez 1876'da Le Messager de l'Europe'da yayımlandı ve daha sonra Le Capitaine Burle derlemesine alındı. Metin, ölümün biyolojik olarak ortak olmasına rağmen ölüm döşeğinin, cenazenin ve yasın sınıfsal konuma göre nasıl farklılaştığını beş toplumsal tablo üzerinden anlatır.

Nasıl Ölünür'de aristokrat, varlıklı burjuva, esnaf, işçi ve köylü çevreleri karşılaştırılır. Ölüm böylece yalnız bireysel ve metafizik bir olay değil, sınıf, para, çalışma, aile ve gündelik yaşam tarafından biçimlenen toplumsal bir deneyim hâline gelir.

Germinal 1885'te yayımlandı ve Rougon-Macquart dizisinin on üçüncü romanı oldu. Zola romanı hazırlamak amacıyla 1884'te Anzin maden bölgesine giderek maden ocaklarını, işçi mahallelerini, çalışma koşullarını ve grev ortamını doğrudan gözlemledi.

Germinal'in merkezinde işsiz kalan Étienne Lantier'nin Montsou maden bölgesine gelişi vardır. Étienne'in maden işçisi olarak çalışmaya başlaması, Maheu ailesiyle yakınlaşması ve giderek gelişen grev hareketinde etkinleşmesi üzerinden emek ile sermaye arasındaki çatışma anlatılır.

Roman yalnızca tek tek madencilerin yoksulluğunu anlatmaz; ücret sistemi, iş kazaları, işçi ailelerinin yaşamı, açlık, şirket yapısı, grev, örgütlenme, sosyalizm ve işverenlerle işçiler arasındaki güç eşitsizliğini aynı toplumsal yapı içinde ele alır. Bu nedenle Germinal hem natüralist romanın hem de işçi ve emek edebiyatının temel klasiklerinden biri hâline geldi.

Zola'nın edebî üretimi Rougon-Macquart ile sona ermedi. 1894-1898 arasında Lourdes, Rome ve Paris'ten oluşan Les Trois Villes üçlemesini; daha sonra Fécondité, Travail, Vérité ve tamamlayamadığı Justice'ten oluşan Les Quatre Évangiles dizisini tasarladı.

1897'den itibaren Alfred Dreyfus'un haksız yere mahkûm edildiğine inanarak Dreyfus Davası'na açık biçimde müdahil oldu. 13 Ocak 1898'de L'Aurore gazetesinde Cumhurbaşkanı Félix Faure'a hitaben yayımlanan J'accuse…! başlıklı açık mektubu Fransa'da büyük siyasal tartışma yarattı.

J'accuse…! nedeniyle hakaret suçlamasıyla yargılandı ve mahkûm edildi. Hapis cezasından kaçınmak amacıyla 1898'de İngiltere'ye gitti; Dreyfus davasının yeniden görülmesi sürecinin başlamasının ardından 1899'da Fransa'ya döndü.

Émile Zola 29 Eylül 1902'de Paris'teki evinde asfiksi sonucu öldü. Dreyfus'un hukuken tamamen aklanmasını göremedi; Alfred Dreyfus 1906'da resmen rehabilite edildi.

Zola'nın naaşı 1908'de Panthéon'a nakledildi. Edebî mirası natüralist romanla sınırlı kalmadı; romanlarında madenlerden büyük mağazalara, demiryollarından finans piyasalarına, işçi mahallelerinden siyasal iktidara kadar modern toplumun farklı kurumlarını kurmacanın merkezine taşıdı.

#ÉmileZola #Germinal #NasılÖlünür #CommentOnMeurt #RougonMacquart #Natüralizm #FransızEdebiyatı #ToplumsalRoman #İşçiEdebiyatı #DreyfusDavası #JAccuse #Gerçekçilik