Güzellik, şöhret ve arzu bir insanın hayatını ne kadar değiştirebilir? Toplumun hayranlıkla izlediği bir kadın, aynı zamanda o toplumun tutkularını, ikiyüzlülüklerini ve zaaflarını da görünür hâle getirebilir mi?
Émile Zola, Nana’da Paris’in eğlence dünyasında hızla ün kazanan genç bir kadının çevresinde gelişen ilişkileri anlatıyor. Sahnedeki varlığı ve dikkat çekici güzelliğiyle kısa sürede aristokratlardan burjuvalara kadar geniş bir çevrenin ilgisini çeken Nana, dönemin toplumsal hayatının merkezindeki isimlerden biri hâline geliyor.
Zola, Nana’nın çevresinde şekillenen dünyayı anlatırken aşkı, arzuyu, para ve statü ilişkilerini, gösterişli yaşamın ardındaki toplumsal çelişkileri güçlü gözlemlerle ele alıyor. İkinci İmparatorluk dönemi Fransa’sının zenginlik, eğlence ve saygınlık anlayışı, karakterlerin birbirleriyle kurduğu ilişkiler üzerinden canlı bir toplumsal panoramaya dönüşüyor.
Rougon-Macquart dizisinin önemli romanlarından biri olan Nana, unutulmaz başkarakteri ve ayrıntılı toplum gözlemleriyle tutkuyu, yükselme arzusunu ve dönemin Paris yaşamını bir araya getiren; Émile Zola’nın natüralist edebiyatının en tanınmış klasiklerinden biri.
- Çevirmen
- Bertan Onaran
- Çevirmen
- Mustafa Bahar