İnsan geçmişte yaşadığı acılardan gerçekten kurtulabilir mi? Yaşanan büyük bir felaket, yalnızca hayatta kalanları değil, henüz dünyaya gelmemiş insanları da etkileyebilir mi? Nobel Edebiyat Ödüllü Imre Kertész, Doğmayacak Çocuk İçin Dua adlı romanında savaşın, soykırımın ve geçmişin insan ruhunda bıraktığı silinmez izleri anlatıyor. İnsanlık tarihinin en karanlık dönemlerinden birine tanıklık etmiş bir adamın iç dünyasına odaklanan eser, yaşamı sürdürmenin, geleceğe inanmanın ve insan olmanın anlamını sorguluyor.
Auschwitz toplama kampından sağ kurtulmuş, B. adıyla tanıdığımız Macar Yahudisi bir yazar, kendisine çocuk sahibi olup olmadığı sorulduğunda kesin bir biçimde hayır cevabını verir. Bu kısa cevap, geçmişindeki acıların, başarısızlıkla sonuçlanan evliliğinin ve dünyaya karşı duyduğu derin güvensizliğin kapılarını aralar. Bir zamanlar eşiyle kurabileceği aileyi ve dünyaya getirmeyi reddettiği çocuğu düşünürken kendi yaşamını, çocukluğunu ve savaş yıllarında tanık olduğu insanlık dışı koşulları yeniden hatırlar. Geçmişiyle hesaplaşmaya çalıştıkça, neden çocuk sahibi olmak istemediği sorusu çok daha derin bir anlam kazanmaya başlar.
Imre Kertész, kesintisiz bir iç konuşma biçiminde ilerleyen anlatısıyla okurunu karakterinin düşüncelerine ve hatıralarına ortak ediyor. Auschwitz'in insan belleğinde yarattığı yıkımı, Yahudi kimliğinin birey üzerindeki etkilerini ve geçmişin gündelik yaşama nasıl sızdığını psikolojik bir derinlikle ele alıyor. Bireysel acıyla toplumsal hafızayı bir araya getirirken insanın kendi varoluşunu sorgulamasını, sevgiye ve güvene duyduğu ihtiyacı, aynı zamanda bunlardan uzaklaşma isteğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.
Doğmayacak Çocuk İçin Dua, yalnızca bir insanın çocuk sahibi olmama kararını değil, geçmişin ağırlığı altında geleceğe yönelmenin ne kadar güç olabileceğini anlatan sarsıcı bir roman. Kertész'in yoğun, sorgulayıcı ve kendine özgü anlatımı, okuru yaşamın devamlılığı, sorumluluk ve insanın kendi kaderi üzerindeki iradesi hakkında düşünmeye davet ediyor. Kısa ama derin izler bırakan bu eser, yaşanan acıların yalnızca geçmişte kalmadığını, bazen henüz başlamamış hayatların üzerinde bile etkili olabildiğini hatırlatıyor.
- Çevirmen
- Ayşe Selen
- Çevirmen
- Ayşe Selen