2020 WOMEN’S PRIZE FOR FICTION ÖDÜLÜ
2020 AMERİKAN ULUSAL KİTAP ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ ÖDÜLÜ
YILIN EN İYİ KİTABI seçkilerinde:
NEW YORK TIMES • WATERSTONES • BILL GATES KİTAP KULÜBÜ
1500’lü yılların sonu... Londra’nın doğusundaki bir kasabada yaşayan Hamnet adında bir oğlan, telaşla merdivenden iniyor. Ateşler içinde yatan ikiz kardeşine yardım edecek birini bulması gerek.
Anne oradan iki kilometre uzakta, arı kovanlarının başında, bu bereketli canlıların neden huzursuzlandığını anlamaya çalışıyor. O an bilmese de ömrünün geri kalanı, asıl kendi içinde aniden oluşan huzursuzluğa kulak verip de eve gitseydi yaşananları değiştirip değiştiremeyeceğini merak ederek geçecek. Hamnet’ın duyulmayan haykırışı, annenin ömür boyu dönüp durduğu bir an olarak kalacak.
Baba günlerce, haftalarca, kilometrelerce uzak. Oğlu var gücüyle bağırsa bile duyamaz. Tiyatrosuyla şehir şehir gezip alkış tufanları yaratan oyunlarını sergiliyor. Yıllar sonra kalemini kendi acısından daldıracak mürekkebe. Ve yüzyıllar boyu dillerden düşmeyecek bir oyun yazacak: Hamlet.
Maggie O’Farrell, tarihsel gerçeklerden beslenerek yazdığı bu olağanüstü romanda bir anne babanın en büyük korkusunu odağına alıyor. Yıllardır nasıl biri olduğunu anlamak için kelimeleri tek tek incelenen Shakespeare’in en büyük acısına bambaşka bir gözle, biyografilerde sadece bir isimden ibaret olan annenin pişmanlıklarıyla, acılarıyla, korkularıyla yaklaşıyor ve dört yüz yıldan eski bir hikâyeyi okurun yüreğine modern bir klasik olarak hediye ediyor.
Sırça Sönmez profilini ac
Yaşanan acıyı ve o evin içindeki havayı hissettirmek istiyor.
Hamnet biraz yavaş başlayan ama sonradan insanın içine oturan kitaplardan oldu benim için.
Başta ne anlatmak istediğini tam çözemedim açıkcası. Karakterler, geçmiş, aile derken biraz karışık geldi. Ama okumaya devam ettikçe hikayenin içine daha fazla girdim. Özellikle aile içindeki ilişkiler ve yaşanan kayıp kitabın en güçlü tarafı bence.
Bu kitapta çok büyük olaylar olmuyor aslında. Daha çok insanların ne hissettiğini okuyorsunuz. Acılarını, birbirlerine karşı davranışlarını, bazen söyleyemediklerini. O yüzden hızlı bir kitap değil. Hatta bazı yerlerde biraz sıkıldım.
Ama sonradan şunu farkettim, kitap zaten hızlı ilerlemek istemiyor. Yaşanan acıyı ve o evin içindeki havayı hissettirmek istiyor daha çok. Bazı bölümlerde bunu gerçekten çok iyi yapıyor.
Agnes karakterini ilginç buldum. Bazen anlamakta zorlandım ama farklı bir tarafı var. Güçlü biri gibi ama bir yandan da çok kırılgan. Diğer karakterlere göre daha çok aklımda kaldı.
Hamnet'in hikayesi ise zaten kitabın en üzücü tarafı. Çok fazla ayrıntıya girmek istemiyorum ama bazı bölümleri okurken insan ister istemez duruyor. Özellikle çocuklarla ilgili olduğu için daha ağır geldi bana.
Yazarın dili güzel ama yer yer fazla betimleme var gibi geldi. Orman, ev, doğa, kokular falan uzun uzun anlatılıyor bazen. Seven çok sever ama ben bazı yerlerde biraz hızlı okudum.
Kitap bittikten sonra hemen “çok sevdim” diyemedim. Biraz zaman geçti sonra bazı sahneler aklıma geldi. Sanırım böyle kitaplardan. Okurken değilde bittikten sonra etkisi daha fazla kalıyor.
Benim için Hamnet hüzünlü, sakin ve biraz ağır bir kitaptı. Herkese göre olmayabilir. Özellikle hızlı olay isteyen biri sıkılabilir.
Ama aile, kayıp ve yas üzerine kitapları seviyorsanız güzel gelebilir. Ben bazı yerlerinde zorlandım ama sonuna kadar okuduğuma da memnun oldum.
“Gördün mü, diyor Agnes oğluna, sana verilen şeyi değiştiremezsin, payına düşeni eğip bükerek farklı bir şeye dönüştüremezsin.”
Aykut Arman profilini ac
Aykut Arman
@aykut
Takip et Aykut Arman
Haldun Kış profilini ac
Haldun Kış
@haldun
Takip et Haldun Kış
Ayten Hızal profilini ac
Ayten Hızal
@ayten
Takip et Ayten Hızal
Süheyla Yaman profilini ac
Süheyla Yaman
@suheyla
Takip et Süheyla Yaman
Hande Ulu profilini ac
Hande Ulu
@bibliyofil
Takip et Hande Ulu
“Kalbimi söküp ona verirdim. Onun için hayatımı yere sererdim. Elimden gelen her şeyi denedim. Her şeyi denedim ama hiçbir şey işe yaramadı.”
“Gözlerini hiç kaçırmadan bakarak sonunda karşısındakinin kaçırmasını, cesaretinden, sessiz şiddetinden ürkerek süklüm püklüm çekip gitmesini sağlayabiliyor. Sessizliğin büyük büyük bir güç olabileceğini öğrenmiş.”
“Birini yeterince üzülmemekle suçladıktan sonra, acısının derinliğiyle karşılaşmak, bunu beklenenden farklı bir şekilde, kendi nasıl becerebiliyorsa ancak öyle yansıtabildiğini anlamak, suçlayanın suçlanan konumuna geçmesine ve kendini suçlamasına sebep olur.”
“Insanın olmak zorunda olduğu kişi olabildiği için değil, olduğu gibi, koşulsuz şartsız sevilmesinin nasıl bir şey olduğunu hatırlayarak büyüyor.”
Sırça Sönmez profilini ac
Sırça Sönmez
@suskun
Takip et Sırça Sönmez
Minel Boz profilini ac
Minel Boz
@minel
Takip et Minel Boz
Aykut Arman profilini ac
Aykut Arman
@aykut
Takip et Aykut Arman
Haldun Kış profilini ac
Haldun Kış
@haldun
Takip et Haldun Kış
Ayşen Deniz Karaoğlu profilini ac
Ayşen Deniz Karaoğlu
@Umideniz
Takip et Ayşen Deniz Karaoğlu
Hande Ulu profilini ac
Hande Ulu
@bibliyofil
Takip et Hande Ulu
“Agnes, geldiği yoldan, bu kez daha yavaş adımlarla, geri dönüyor. Aynı sokaklarda yürümek, yolu gerisingeri gitmek ne tuhaf; tüy kalem misali ayaklarıyla yazdıklarının, yazılı sözcüklerin üzerinden geçer, yeniden yazar, siler gibi..”
“Ölüm, sadece bir uykudur başka bir şey değil. Gerçekten bir uyku halidir aslında. Sadece tek farkı, kaybettiklerimizi hiç göremeyecek olmamız.”
Sırça Sönmez profilini ac
“Gördün mü diyor Agnes oğluna,
'Sana verilen şeyi değiştiremezsin, payına düşeni eğip bükerek farklı bir şeye dönüştüremezsin.”
Sırça Sönmez profilini ac
“Bedeni bir odada oturuyor olsa da, o yalnızca kendisinin bildiği, bambaşka bir yerde, başka biri.”
“Hayat varsa, umut da vardır.”
Mümkün olsa bende.
“Geçmişe dönebilse, her şeyi değiştirirdi.”
“Hiçbiri onu geri getirmemiș; iyileştirememiş. Agnes bütün umudunun delik deşik bir kovadan akan su gibi akıp gittiğini hissediyor.”
- Çevirmen
- Kıvanç Güney
Anna Karenina
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Savaş ve Barış, Diriliş ve Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı, sadece toplumsal olayları değil, ...
Cemile
Cengiz Aytmatov
“Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” Louis Aragon Cemile neşesi, şakaları, özgüveni ve söylediği türkülerle etrafına ışık saçan güz...
Beren ile Luthien
J. R. R. Tolkien
Tolkien’in yayımlanmayan metinlerinden derlenerek başlı başına bir kitap haline getirilen Beren ile Lúthien’in destansı hikâyesi ...
Suç ve Ceza
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Dostoyevski (1821-1881): Gerek 1840 ortalarından itibaren yayımlamaya başladığı Beyaz Geceler ve Öteki gibi uzun öykü-kısa romanl...
Yok Geceden Başkası
John Williams
Stoner’la ölümünden sonra yeniden keşfedilen John Williams’ın ilk romanı “Yok Geceden Başkası”, genç kahramanı Arthur Maxley’nin ...
Hatırladığın Gibi
Catherine Prasifka
İlk bilgisayarına dokuz yaşındayken kavuşuyorsun. En sevdiğin şey sanal evcil hayvan sitesi, sohbet odalarında saatler geçiriyors...
Silahlara Veda
Ernest Hemingway
Hemingway’in yazmayı en sevdiği konulardan biri olan savaş hakkında insanı düşünmeye zorlayacak gerçekleri müthiş bir roman kurgu...
Kurtlar Hanedanı / Thomas Cromwell Üçlemesi 1
Hilary Mantel
Modern İngilizce düzyazının yaşayan en büyük yazarı. –Sir Peter Stothard Man Booker Ödülü Jüri Başkanı Tudor Hanedanlığının mü...
Çocuk
Sebastian Fitzek
ADIM SİMON. ON YAŞINDAYIM VE BİR SERİ KATİLİM. Robert Stern eski sevgilisinden gelen tuhaf bir buluşma isteğini kabul ettiğin...
Karanlık Madde
Blake Crouch
HAYATINDAN MEMNUN MUSUN? Bunlar, maskeli bir saldırgan tarafından bayıltılmadan önce Jason Dessen’ın duyduğu son sözlerdi. G...
Zaman Sığınağı
Georgi Gospodinov
“Geçmiş, şimdiki zamandan temel bir konuda farklılık gösterir – asla tek yönde akmaz.” Daha önce Hüznün Fiziği’nde okuru öyküler...
Martin Eden
Jack London
Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Ameri...