Nilgün Bodur’un Yanlışlıktan Değil Yalnızlıktan adlı kitabı, aşk, yalnızlık ve insan ilişkileri arasında sıkışıp kalan duyguları merkeze alıyor. Yazar, insanın bazen yanlış kişilere yönelmesini bir kusurdan çok, sevilme ve anlaşılma ihtiyacının sonucu olarak ele alıyor. Kendi yaşamından izler taşıyan metinler, kırgınlıklarla birlikte umut duygusunu da koruyan kişisel bir anlatıya dönüşüyor.
Kitap boyunca geçmiş ilişkiler, hayal kırıklıkları, yalnız kalma korkusu ve yeniden başlayabilme düşüncesi öne çıkıyor. Nilgün Bodur, yaşanan acıları yalnızca geride bırakılması gereken anılar olarak görmüyor; bu deneyimlerin insanın kendisini daha iyi tanımasına da katkı sağlayabileceğini anlatıyor. Böylece eser, duygusal kırılmaların ardından insanın kendi hayatına yeniden yönelmesini konu ediyor.
Yanlışlıktan Değil Yalnızlıktan, samimi ve doğrudan diliyle okurla mesafeli bir anlatı kurmak yerine kişisel bir paylaşım hissi oluşturuyor. Yazarın kendi yaşanmışlıklarını açık biçimde metne taşıması, aşk ve yalnızlık gibi tanıdık temaların daha içten bir çerçevede işlenmesini sağlıyor. Kitabın anlatısı, hüzünlü olduğu kadar yer yer mizahi ve umutlu bir çizgide ilerliyor.
Nilgün Bodur’un üçüncü kitabı olan Yanlışlıktan Değil Yalnızlıktan; ilişkiler, yalnızlık, öz farkındalık ve duygusal iyileşme üzerine yazılmış anlatıları seven okurlara hitap ediyor. Anı, anlatı ve kişisel gelişim arasında duran eser, insanın başkalarıyla kurduğu ilişkiler kadar kendisiyle kurduğu bağı da sorgulayan bir kitap olarak öne çıkıyor.