Nilgün Bodur’un Akıllandım Artık Şimdi Daha Deliyim – Ya Normal Olsaydım? adlı kitabı, insanın kendiyle baş başa kaldığında ortaya çıkan düşüncelerini, kırgınlıklarını ve hayatla kurduğu ilişkiyi merkezine alıyor. Yazar, yalnızlık ve içe dönüş üzerinden ilerleyen metinlerde insanların çoğu zaman başkalarının beklentilerine göre yaşarken kendilerini ne kadar ihmal ettiklerini sorguluyor.
Kitap, Bodur’un uzun süreli bir inziva döneminde kendi hayatına, insan ilişkilerine ve geçmiş deneyimlerine dönüp bakmasıyla şekilleniyor. Yalnız kalmak, sosyal çevreden uzaklaşmak, popülerlik, hayal kırıklıkları ve insanlarla arasına mesafe koymak gibi konular, kişisel anlatılar ve kısa düşünceler aracılığıyla ele alınıyor. Bu yönüyle eser, yalnızlığı yalnızca eksiklik olarak değil, insanın kendini daha iyi tanıyabileceği bir alan olarak değerlendiriyor.
Akıllandım Artık Şimdi Daha Deliyim, “normal” kabul edilen davranışlara ve toplumun insanlar üzerinde oluşturduğu beklentilere de mesafeli yaklaşıyor. Yazar; başkalarının ne düşündüğünü fazla önemsememek, kendi seçimlerinin sorumluluğunu almak ve gerektiğinde alışılmış kalıpların dışına çıkmak gibi düşünceler üzerinde duruyor. Kitabın mizahi ve zaman zaman sivri dili, kişisel deneyimlerle daha genel hayat sorgulamalarını bir araya getiriyor.
Nilgün Bodur’un deneme ve kişisel gelişim çizgisindeki Akıllandım Artık Şimdi Daha Deliyim – Ya Normal Olsaydım?, yalnızlık, öz farkındalık, ilişkiler ve kendin olabilme temalarıyla ilgilenen okurlara hitap ediyor. Kitap, daha “normal” olmaya çalışmak yerine insanın kendi tuhaflıkları, seçimleri ve eksikleriyle barışarak daha özgür bir hayat kurabileceği düşüncesini öne çıkarıyor.