Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
12 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 09-02-1867
Doğum yeri Edo

Natsume Sōseki, asıl adı Natsume Kinnosuke olan Japon romancı, öykücü, edebiyat kuramcısı ve haiku şairidir. 9 Şubat 1867’de Edo’nun Ushigome bölgesindeki Babashita-Yokomachi’de, bugünkü Tokyo’nun Shinjuku semtinde bulunan Kikuichō çevresinde doğdu. Meiji döneminin hızlı toplumsal dönüşümünü bireyin iç dünyası üzerinden inceleyen eserleriyle modern Japon edebiyatının temel isimlerinden biri hâline geldi.

Kalabalık bir ailenin en küçük çocuklarından biriydi. Henüz bir yaşındayken Shiobara ailesine evlatlık verildi. Evlat edinen anne ve babasının ayrılmasının ardından dokuz yaşında biyolojik ailesine geri döndü.

Gençlik döneminde klasik Çin edebiyatına ve şiirine ilgi duydu. Daha sonra İngilizce eğitimi almaya yöneldi. Öğrencilik yıllarında şair Masaoka Shiki ile tanışması edebî gelişiminde önemli rol oynadı; Shiki aracılığıyla haiku ile daha yoğun biçimde ilgilendi.

1893’te İmparatorluk Üniversitesinin İngiliz Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Üniversitedeki eğitimi sırasında İngiliz dili ve edebiyatını incelerken Batı edebiyatını Japon düşünce ve edebiyat geleneğiyle nasıl ilişkilendireceği sorusu giderek temel ilgi alanlarından biri hâline geldi.

Mezuniyetinin ardından öğretmenlik yaptı. 1895’te Matsuyama’daki ortaokulda İngilizce öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Bu dönemdeki okul ve öğretmenlik deneyimi daha sonra Botchanın kurmaca dünyasına kaynaklık etti.

1896’da Kumamoto’daki Beşinci Yüksekokula geçti. Aynı yıl Kyōko Nakane ile evlendi. Çiftin daha sonra beş kızı ve iki oğlu oldu.

Kumamoto yıllarında öğretmenliğin yanında dağcılıkla ve doğayla ilgilendi. Aso Dağı çevresindeki yolculukları ve kaplıca bölgelerinde geçirdiği zaman, daha sonra Nihyaku Tōka ve Kusamakura gibi eserlerde kurmaca malzemesine dönüştü.

1900’de Japon Eğitim Bakanlığı tarafından İngiliz edebiyatı üzerine çalışma yapmak üzere Büyük Britanya’ya gönderildi. Yaklaşık iki yıl Londra’da yaşadı.

Londra dönemi Sōseki için zihinsel ve duygusal açıdan zorlayıcı bir dönem oldu. Batı toplumuyla doğrudan karşılaşması, İngiliz edebiyatının nasıl incelenmesi gerektiğine ilişkin kendi düşünsel sorunları ve yalnızlık hissi üzerinde uzun süre etkili oldu.

Bu yıllarda geliştirdiği edebiyat kuramı düşünceleri daha sonra Bungakuron adlı kapsamlı çalışmasına dönüştü. Kitap 1907’de yayımlandı.

1903’te Japonya’ya döndükten sonra Birinci Yüksekokulda ve Tokyo İmparatorluk Üniversitesinde İngiliz edebiyatı dersleri verdi.

Şair Takahama Kyoshi’nin teşvikiyle yazdığı Wagahai wa Neko de Aru, Ocak 1905’te Hototogisu dergisinde yayımlanmaya başladı. Eser büyük ilgi görünce Ağustos 1906’ya kadar devam etti.

Romanın anlatıcısı adı olmayan bir kedidir. Kedi, ortaokul İngilizce öğretmeni Kushami’nin evinde yaşarken ev sahibini, ailesini, arkadaşlarını ve çevredeki insanları gözlemler.

Kedinin anlatıcı sesi, insan davranışlarının tuhaflığını dışarıdan göstermek için kullanılır. Öğretmenler, sanatçılar, bilim insanları, iş adamları ve entelektüeller üzerinden Meiji döneminde modernleşen Japon toplumuna yönelik geniş bir hiciv ortaya çıkar.

Ben Bir Kediyim, Sōseki’nin profesyonel romancı olarak tanınmasını sağlayan eser oldu. İlk cildi 1905, ikinci cildi 1906, üçüncü cildi ise 1907’de kitap olarak yayımlandı.

1906’da Botchan yayımlandı. Roman, okulunu yeni bitiren genç bir matematik öğretmeninin Shikoku’daki bir ortaokula atanmasını ve burada öğrencilerle ve meslektaşlarıyla yaşadığı çatışmaları anlatır.

Botchan’ın doğrudan, öfkeli ve dürüst anlatıcısı; ikiyüzlülük, kurum içi çıkar ilişkileri ve ahlaki tutarsızlıklarla mücadele eder.

Aynı yıl Kusamakura yayımlandı. Eser daha sonra Türkçede Üç Köşeli Dünya adıyla tanındı. İsimsiz bir ressam şehir yaşamından uzaklaşarak dağlardaki bir kaplıca bölgesine gider ve burada Nami adlı gizemli kadınla karşılaşır.

Kusamakura klasik olay örgüsünden çok sanat, şiir, resim, güzellik ve insanın dünyaya estetik mesafeden bakabilmesi üzerine kurulur. Doğu Asya şiir geleneğiyle Batı resmi ve edebiyatına yapılan göndermeler aynı metinde buluşur.

Sōseki eseri “haiku tarzında bir roman” olarak düşünmüş; sahnelerin birbirini yoğun görüntüler ve düşünceler aracılığıyla izlemesine önem vermiştir.

1906 tarihli Nihyaku Tōka ise Aso Dağı çevresindeki kendi yürüyüş deneyimlerinden beslenir. İki genç adamın konuşmaları üzerinden modern toplum, para ve insan ilişkileri hicivli biçimde ele alınır.

Botchan, Kusamakura ve Nihyaku Tōka 1907’de Uzurakago adlı kitapta birlikte yayımlandı.

1907’de Nowaki yayımlandı. Roman, öğretmenler, genç entelektüeller, para, edebiyat ve modern toplumda ahlaki tutarlılığın korunması üzerine yoğunlaştı.

Aynı yıl Sōseki üniversitedeki görevlerinden ayrılarak Tokyo Asahi Shimbun gazetesine tam zamanlı yazar olarak katıldı.

Asahi için yazdığı ilk büyük roman Gubijinsō oldu. 1907’de tefrika edilen eser aşk, evlilik, maddi çıkarlar, gurur ve ahlaki sorumluluk çevresinde gelişen karmaşık bir ilişki ağı kurdu.

1908’de Kōfu yayımlandı. Varlıklı bir aileden gelen genç adam kişisel bir kriz sonrasında Tokyo’dan uzaklaşarak bir bakır madeninde çalışmaya gider.

Aynı yıl Yume Jūya yayımlandı. On kısa düş anlatısından oluşan eser farklı çağlara, ölüm imgelerine ve açıklanamayan olaylara uzanır.

1908 tarihli Sanshirō, Sōseki’nin modern Japon bireyi üzerine kurduğu önemli roman dizilerinden birinin başlangıcı kabul edilir. Kyūshū’dan Tokyo’ya üniversite eğitimi için gelen Sanshirō, büyük kentin kültürel ve entelektüel dünyasıyla karşılaşır.

1909’da yayımlanan Sorekara, Türkçede Ardından adıyla yayımlandı. Merkezindeki Daisuke, varlıklı ailesinin maddi desteğiyle çalışan hayatından uzak duran eğitimli bir kentlidir.

Daisuke’nin eski arkadaşı Hiraoka’nın eşi Michiyo’ya duyduğu aşk, bireysel arzu ile aile, arkadaşlık ve toplum tarafından belirlenen ahlaki sorumlulukları karşı karşıya getirir.

1910 tarihli Mon, Türkçede Kapı adıyla yayımlandı. Sōsuke ile Oyone geçmişte gerçekleştirdikleri ihanetin gölgesinde sessiz bir evlilik sürdürürler.

Sōsuke suçluluğundan kurtulabilmek için bir Zen manastırına yönelir ancak kolay bir manevi çözüm bulamaz.

Sanshirō, Sorekara ve Mon, Sōseki araştırmalarında genellikle bir üçleme olarak değerlendirilir. Romanların başkişileri ve olay örgüleri doğrudan devam etmez; onları modern bireyin gelişimi ve toplumsal sorumluluk sorunu birbirine bağlar.

Mon’u yazdığı 1910’da Sōseki’nin mide rahatsızlığı ağırlaştı. Shuzenji’de tedavi gördüğü sırada büyük miktarda kan kaybetti ve ölüm tehlikesi geçirdi.

1911’de kendisine verilmek istenen doktora derecesini kabul etmedi.

1912’de Higan Sugi Made yayımlandı. Birbirine bağlanan farklı anlatıları ve anlatıcıları kullanan eser aile, evlilik, aşk, ölüm ve kuşaklar arasındaki ilişkileri ele aldı.

1912’de başlayıp 1913’te tamamlanan Kōjin, insanın başka bir insanın duygularından hiçbir zaman tamamen emin olamaması düşüncesine yoğunlaştı.

1914’te verdiği Watashi no Kojinshugi başlıklı konuşma, Sōseki’nin bireysel özgürlük ile başkalarına karşı sorumluluk arasındaki ilişkiyi doğrudan ele aldığı önemli düşünsel metinlerinden biri oldu.

Aynı yıl Kokoro yayımlandı. Roman genç bir anlatıcıyla yalnızca “Sensei” diye adlandırılan yaşlı adam arasındaki ilişkiyle başlar ve giderek Sensei’nin geçmişindeki arkadaşlık, aşk, ihanet ve suçluluk hikâyesine dönüşür.

Kokoro, Meiji döneminin sona ermesiyle kişisel bir dönemin sona erişini birbirine bağlar. Bireycilik, bencillik, güven, yalnızlık ve kuşak değişimi Sōseki’nin geç dönemindeki en yoğun biçimlerinden birine ulaşır.

1915’te Michikusa yayımlandı. Eser Sōseki’nin kurmacaları içinde en açık otobiyografik romanı kabul edilir.

Başkarakter Kenzō’nun çocukluğunda evlatlık verildiği aileyle yeniden karşılaşması, maddi sorumluluklar, evlilik ve geçmişten kopamama temaları doğrudan Sōseki’nin kendi aile geçmişiyle ilişki taşır.

Aynı yıl yayımlanan Garasu-do no Uchi, gündelik yaşam, ziyaretçiler, hastalık, aile ve geçmiş üzerine kısa kişisel yazılar içerir.

1916’da son romanı Meian üzerinde çalışmaya başladı. Tsuda ile O-Nobu’nun evliliği çevresinde gelişen roman modern evlilikte kıskançlık, maddi ilişkiler, gurur ve insanların birbirlerinin niyetlerini yorumlama çabası üzerine kuruludur.

Meian tamamlanamadı. Sōseki’nin ölümü nedeniyle gazetedeki 188. bölümde yarım kaldı.

Natsume Sōseki, uzun süredir devam eden mide ülserinin ağırlaşmasının ardından 9 Aralık 1916’da Tokyo’daki evinde öldü. Kırk dokuz yaşındaydı.

Sōseki yalnızca kitaplarıyla değil çevresinde oluşan edebiyat topluluğuyla da etkili oldu. Evinde perşembe günleri düzenlediği Mokuyōkai, genç yazarların ve öğrencilerin bir araya geldiği önemli bir edebiyat çevresine dönüştü.

Yaklaşık on bir yıllık yoğun kurmaca döneminde hicivden psikolojik romana, düş anlatısından sanat romanına, Bildungsroman'dan toplumsal ve aile romanına uzanan geniş bir külliyat bıraktı. Eserlerini birbirine bağlayan temel sorun modern insanın birey olma isteğiyle ailesine, arkadaşlarına, topluma ve kendi geçmişine karşı taşıdığı sorumluluklar arasındaki çatışmadır.

#NatsumeSoseki #JaponEdebiyatı #ModernJaponEdebiyatı #BenBirKediyim #Kusamakura #Botchan #Sanshiro #Kokoro #Meian #Modernleşme #Bireycilik #Yalnızlık