Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
11 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 15-10-1923
Doğum yeri Havana
Ölüm tarihi 19-09-1985

Italo Calvino, 20. yüzyıl İtalyan edebiyatının en önemli romancı, öykücü, denemeci ve edebiyat düşünürlerinden biridir. 15 Ekim 1923’te Küba’nın Havana yakınlarındaki Santiago de Las Vegas’ta doğdu. Ailesi İtalyandı ve Calvino iki yaşındayken İtalya’ya dönerek Ligurya bölgesindeki Sanremo’ya yerleşti.

Babası Mario Calvino agronom, annesi Eva Mameli ise botanikçiydi. Bilim insanlarından oluşan bir aile ortamında büyümesi, doğa, bitkiler, hayvanlar ve bilimsel düşünceye karşı ömür boyu sürecek ilgisinin erken kaynaklarından biri oldu.

Çocukluk ve gençlik yıllarının büyük bölümünü Sanremo’da geçirdi. Akdeniz kıyısındaki Ligurya coğrafyası, tepeler, bahçeler ve kırsal alanlar daha sonra hem gerçekçi hem fantastik eserlerinde farklı biçimlerde yeniden ortaya çıktı.

1941’de Torino Üniversitesi Ziraat Fakültesine başladı. Ancak II. Dünya Savaşı ve İtalya’daki siyasal koşullar eğitimini kesintiye uğrattı.

1943’te Almanya’nın Kuzey İtalya’yı işgal etmesinin ardından kardeşi Floriano ile birlikte faşist askerî hizmetten kaçındı ve Direniş hareketine katıldı. Garibaldi birlikleri içinde partizan olarak savaşması, ilk dönem yazarlığının temel deneyimlerinden birine dönüştü.

Savaşın ardından üniversite eğitimine geri döndü fakat ziraat yerine edebiyata yöneldi. Torino Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde öğrenimini tamamladı ve 1947’de mezun oldu.

Aynı yıllarda İtalyan Komünist Partisine katıldı ve L’Unità gazetesinde yazılar yayımladı. Savaş sonrasındaki siyasal ve kültürel yeniden yapılanmanın içinde aktif biçimde yer aldı.

1947’de ilk romanı Il sentiero dei nidi di ragno yayımlandı. Türkçede Örümceklerin Yuvalandığı Patika adıyla bilinen eser, İtalyan Direnişi’ni yetişkin bir kahramanın değil Pin adlı çocuğun gözünden anlatmasıyla savaş edebiyatına farklı bir yaklaşım getirdi.

Romanın gerçekçi tarihsel zemini, çocuk bakışının masalsı ve maceracı algısıyla birleşir. Calvino’nun daha sonraki bütün yazarlığında görülecek gerçeklik ile hayal arasındaki geçişkenlik bu ilk romanda bile belirginleşmeye başladı.

1949’da Ultimo viene il corvo adlı öykü kitabını yayımladı. Savaş, partizanlık ve savaş sonrası yaşam çevresindeki bu anlatılar, neorealist dönemin izlerini taşırken doğa, tesadüf ve insan davranışı konusunda daha özgün bir Calvino sesinin oluştuğunu gösterdi.

Bu yıllarda Torino’daki Einaudi yayınevinde çalışmaya başladı. Cesare Pavese, Elio Vittorini, Natalia Ginzburg ve dönemin başka önemli İtalyan yazarlarıyla aynı kültürel çevrede yer alması, yalnızca yazarlığını değil editörlük ve edebiyat düşüncesini de şekillendirdi.

Calvino uzun yıllar Einaudi için editör, danışman ve kitap değerlendiricisi olarak çalıştı. Başka yazarların dosyalarını okuması ve yayınevinin kültürel programına katkıda bulunması, onu yalnızca kendi kitaplarını yazan bir romancı değil modern İtalyan yayıncılığının etkili figürlerinden biri hâline getirdi.

1952’de Il visconte dimezzato, Türkçede İkiye Bölünen Vikont, yayımlandı. Savaşta bir top mermisiyle ikiye bölünen Vikont Medardo’nun iyi ve kötü iki yarısının birbirinden bağımsız yaşamaya başlaması üzerinden insanın bölünmüşlüğünü fantastik bir masala dönüştürdü.

Bu eser Calvino’nun savaş sonrası gerçekçilikten fantastik alegoriye geçişinde önemli bir dönüm noktası oldu. Tarihsel dekor ve masal yapısı, çağdaş insanın parçalanmışlığı üzerine düşünsel bir anlatıyla birleşti.

1954’ten itibaren İtalya’nın farklı bölgelerinden halk masallarını derlemek ve yeniden anlatmak üzere büyük bir çalışma yürüttü. Yaklaşık iki yıllık çalışmanın sonunda Fiabe italiane 1956’da yayımlandı.

Calvino iki yüz İtalyan halk masalını çeşitli lehçelerden ortak İtalyancaya aktararak yeniden düzenledi. Bu çalışma onun halk anlatısı, masal ritmi, anlatısal ekonomi ve sözlü kültür konusundaki bilgisini önemli ölçüde genişletti.

1957’de Il barone rampante, Türkçede Ağaca Tüneyen Baron, yayımlandı. Romanın kahramanı Cosimo Piovasco di Rondò on iki yaşında ailesine karşı çıkarak bir ağaca tırmanır ve hayatı boyunca bir daha yere basmamaya karar verir.

Cosimo toplumdan fiziksel olarak uzaklaşmasına rağmen insan ilişkilerinden kopmaz. Ağaçların üzerinden okur, düşünür, âşık olur, siyasal olaylara katılır ve çevresindeki insanlara yardım eder.

Romanın temel gücü uzaklaşma ile katılımı aynı karakterde birleştirmesidir. Cosimo dünyadan kaçmaz; dünyayı başka bir yükseklikten görmeyi seçer.

Ağaca Tüneyen Baron 1957’de Viareggio Edebiyat Ödülü’nün anlatı dalındaki kazanan eserleri arasında yer aldı. Roman aynı zamanda Calvino’nun uluslararası tanınırlığının artmasına katkıda bulundu.

Aynı dönemde La speculazione edilizia ve La nuvola di smog gibi daha gerçekçi eserler yazdı. Bu anlatılarda savaş sonrası ekonomik büyümenin şehirleri, doğayı ve insan ilişkilerini değiştirmesi ele alındı.

1959’da Il cavaliere inesistente, Türkçede Varolmayan Şövalye, yayımlandı. Kahraman Agilulfo kusursuz bir şövalyedir fakat zırhının içinde fiziksel bir beden bulunmaz; yalnızca iradesi ve görev bilinci sayesinde varlığını sürdürür.

Agilulfo’nun karşısındaki Gurdulù ise fiziksel olarak vardır ancak belirgin bir benlik bilincine sahip değildir. Calvino varlık, kimlik, bilinç ve görev düşüncesini mizahi bir Orta Çağ şövalye anlatısına dönüştürür.

İkiye Bölünen Vikont, Ağaca Tüneyen Baron ve Varolmayan Şövalye daha sonra I nostri antenati / Atalarımız başlığı altında bir araya getirildi. Üç eser aynı karakterleri takip eden bir devam dizisi değildir; insanın eksiklik, özgürlük, kimlik ve varoluş sorunlarını farklı fantastik kahramanlar üzerinden inceleyen tematik bir üçlemedir.

Calvino 1959’dan itibaren Elio Vittorini ile birlikte Il Menabò di letteratura dergisini yönetti. Dergi savaş sonrası İtalya’da edebiyat, sanayi, siyaset, kültür ve yeni anlatı biçimleri üzerine önemli tartışmalara ev sahipliği yaptı.

Sovyetler Birliği’nin 1956’da Macaristan’a müdahalesi sonrasında İtalyan Komünist Partisiyle ilişkisi giderek zayıfladı ve 1957’de partiden ayrıldı. Bundan sonraki yazarlığında siyasal meseleler devam etse de belirli bir parti çizgisinden çok birey, toplum, modernleşme ve bilgi sorunları öne çıktı.

1963’te La giornata d’uno scrutatore yayımlandı. Bir seçim görevlisinin Torino’daki Cottolengo kurumunda geçirdiği günü anlatan eser, siyasal inanç, insanlık, bedensel farklılık, demokrasi ve ideallerin gerçek dünya karşısındaki sınırları üzerine yoğunlaştı.

Aynı yıl Marcovaldo ovvero Le stagioni in città, Türkçede Marcovaldo ya da Kentte Mevsimler, kitaplaştı. Beş kez yinelenen dört mevsim boyunca Marcovaldo’nun kent içinde doğaya ait küçük işaretler araması, sanayileşmiş modern yaşamla doğal dünya arasındaki gerilimi mizahi biçimde görünür kıldı.

1964’te Arjantin kökenli çevirmen Esther Judith Singer, bilinen adıyla Chichita, ile Küba’da evlendi. Çiftin Giovanna adlı kızları 1965’te doğdu.

1965’te Le cosmicomiche / Kozmokomik Öyküler yayımlandı. Calvino bilimsel ve kozmolojik önermeleri, evren kadar yaşlı anlatıcı Qfwfq’nun kişisel anılarına dönüştürerek kendisine özgü yeni bir anlatı biçimi geliştirdi.

Evrenin genişlemesi, Ay’ın Dünya’dan uzaklaşması, canlılığın ortaya çıkışı veya galaksilerin oluşumu gibi büyük bilimsel süreçler Qfwfq’nun aşk, kıskançlık, aile ve rekabet gibi son derece insani deneyimleriyle anlatılır. Bilimsel düşünce böylece masal, mit ve komediyle birleşir.

1967 tarihli Ti con zero, Türkçede Sıfır Zaman, bu deneyleri sürdürdü. Zaman, olasılık, matematik ve evrimsel düşünce giderek daha yapısal anlatı oyunlarına dönüştü.

Calvino 1967’de ailesiyle Paris’e taşındı ve 1980’e kadar büyük ölçüde burada yaşadı. Paris dönemi onun Fransız yapısalcılığı, göstergebilim, Raymond Queneau, Georges Perec ve Oulipo çevresiyle ilişkisini derinleştirdi.

1973’te Oulipo’ya katıldı. Matematiksel yapılar, kurallar, kombinasyonlar ve bilinçli kısıtlamalar aracılığıyla yeni edebî olanaklar araştıran bu topluluk, Calvino’nun zaten gelişmekte olan yapısal ve kombinatoryal anlatı ilgisiyle güçlü biçimde örtüştü.

Bu dönemin önemli eserlerinden Il castello dei destini incrociati / Kesişen Yazgılar Şatosu, konuşma yetisini kaybeden yolcuların tarot kartları aracılığıyla kendi hikâyelerini anlatmaları üzerine kuruludur. Aynı kart dizisi farklı sıralamalar ve yorumlarla çok sayıda anlatının kaynağına dönüşür.

1972’de Le città invisibili / Görünmez Kentler yayımlandı. Marco Polo’nun Kubilay Han’a anlattığı hayalî kentler üzerinden şehir, bellek, arzu, ölüm, işaretler, göz, gökyüzü ve insan ilişkileri incelenir.

Kitaptaki kentlerin her birinin kadın adı taşıması ve belirli tematik diziler içinde düzenlenmesi, Görünmez Kentler’i geleneksel seyahat anlatısından ayırır. Kentler fiziksel coğrafyalardan çok insan deneyiminin, belleğinin ve arzusunun farklı biçimleri hâline gelir.

Marco Polo ile Kubilay Han arasındaki konuşmalar kitabın parçalı yapısını birbirine bağlar. İki karakter giderek yalnızca kentleri değil, dilin dünyayı ne ölçüde temsil edebildiğini de tartışmaya başlar.

1979’da Se una notte d’inverno un viaggiatore / Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu yayımlandı. Roman doğrudan “Sen” diye hitap edilen bir Okur’un Italo Calvino’nun yeni romanını okumaya başlamasıyla açılır.

Baskı hatası nedeniyle kitabın devamını okuyamayan Okur, başka bir romana ulaşır; fakat o da yarıda kalır. Böylece on farklı roman başlangıcı, Okur ile Ludmilla’nın devam eden ana hikâyesinin içine yerleşir.

Calvino burada okuma, yazarlık, yayıncılık, çeviri, sahtecilik, edebî türler ve bir romanın nasıl başladığı üzerine büyük bir anlatı oyunu kurar. Okurun kendisi romanın karakterlerinden birine dönüşürken edebiyat kendi üretim ve okuma süreçlerini konu edinir.

1980’de Una pietra sopra yayımlandı. Bu deneme kitabı Calvino’nun yaklaşık yirmi yılı aşan dönemde edebiyat, dil, sanayi, kültür ve anlatı üzerine yazdığı düşünsel metinleri bir araya getirdi.

1983’te yayımlanan Palomar, yaşamının son büyük kurmaca kitabı oldu. Bay Palomar küçük bir olayı olabildiğince doğru biçimde gözlemlemeye çalışır; bir dalga, gökyüzü, hayvanlar, yiyecekler veya insan davranışları giderek evreni anlama çabasına dönüşür.

Palomar’ın bakışı Calvino’nun bütün yazarlığında bulunan kesinlik ile karmaşıklık arasındaki gerilimi yoğunlaştırır. Bir şeyi bütünüyle görmek isteyen gözlemci, baktığı şeyde giderek daha fazla ayrıntı ve ilişki keşfeder.

1984’te Collezione di sabbia yayımlandı. Müze nesneleri, sergiler, haritalar, yolculuklar ve insanın dünyayı sınıflandırma arzusu üzerine yazılar içeren kitap, Calvino’nun nesne ve görüntü okumalarına verdiği önemi gösterdi.

1984’te Harvard Üniversitesi tarafından 1985–1986 dönemindeki Charles Eliot Norton Poetry Lectures dizisini vermek üzere davet edildi. Calvino gelecek binyılda edebiyatın koruması gerektiğini düşündüğü temel değerleri konu alan altı konferans planladı.

Hafiflik, hız, kesinlik, görünürlük ve çokluk üzerine beş konferansı tamamladı. Altıncı ders olan “Consistency” üzerinde çalışmayı planlıyordu ancak konferansları vermeye fırsat bulamadı.

6 Eylül 1985’te Roccamare’de beyin damarlarıyla ilgili ağır bir rahatsızlık geçirdi ve Siena’daki hastaneye kaldırıldı. Italo Calvino 19 Eylül 1985’te hayatını kaybetti.

Hazırladığı beş Harvard konferansı ölümünden sonra 1988’de Lezioni americane: Sei proposte per il prossimo millennio, Türkçede Amerika Dersleri – Gelecek Binyıl İçin Altı Öneri, adıyla yayımlandı. Kitap Calvino’nun yalnızca kendi yazarlığını değil geleceğin edebiyatından ne beklediğini de açıklayan en önemli düşünsel miraslarından biri oldu.

Ölümünden sonra Sotto il sole giaguaro, La strada di San Giovanni, mektupları, özyaşamöyküsel metinleri ve çeşitli deneme ve söyleşileri de kitaplaştırıldı. Bu yayınlar Calvino’nun yaratıcı yazarlığının yanında editör, eleştirmen, okur ve edebiyat düşünürü kimliğini daha görünür hâle getirdi.

Calvino’nun Türkçedeki külliyatının önemli bir bölümü Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Görünmez Kentler Işıl Saatçıoğlu, Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu Eren Yücesan Cendey, Palomar ve Marcovaldo ya da Kentte Mevsimler Rekin Teksoy, Kesişen Yazgılar Şatosu Semin Sayıt çevirileriyle Türkçeye kazandırıldı.

Atalarımız üçlemesinin Türkçe bütün baskısında İkiye Bölünen Vikont Rekin Teksoy, Ağaca Tüneyen Baron Filiz Özdem ve Varolmayan Şövalye Neyyire Gül Işık çevirileriyle yer aldı. Kozmokomik anlatılar ise Eren Yücesan Cendey ve Şemsa Gezgin’in çevirileriyle toplu hâlde yayımlandı.

Italo Calvino’nun yazarlık serüveni tek bir edebî akıma sığmayan sürekli dönüşüm üzerine kuruludur. Direniş deneyimini anlatan neorealist başlangıçtan masala, fantastik alegoriden bilimsel kurmacaya, kent anlatısından kombinatoryal yapıya ve sonunda okuma eylemini anlatının merkezine yerleştiren üstkurmacaya kadar her döneminde yeni bir biçim aradı.

#ItaloCalvino #İtalyanEdebiyatı #GörünmezKentler #Atalarımız #AğacaTüneyenBaron #KozmokomikÖyküler #BirKışGecesiEğerBirYolcu #Palomar #FantastikEdebiyat #Üstkurmaca #Oulipo #ModernEdebiyat