Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
29 Gösterim

Bazı çocukluklar biter.
Bazılarıysa insanın içinde yaşamaya devam eder.

Mert, henüz altı yaşındayken annesinin ölümüne tanık olmuştur. Aradan yıllar geçmesine, tedavilere ve ailesinin bütün çabalarına rağmen o günün bıraktığı izler bütünüyle silinmez. Artık yirmili yaşlarındadır; fakat geçmişiyle bugünü arasında kurduğu bağ hâlâ kırılgandır.

Babası Serhan bir komiserdir.
Mesleği boyunca suçla, şiddetle ve insanların karanlık tarafıyla karşılaşmıştır. Ancak çözmekte en fazla zorlandığı mesele kendi oğludur.

Mert’e ulaşmaya çalıştıkça aralarındaki mesafe büyür.
Serhan’ın eşi Şule ise bir psikiyatrist olarak Mert’in yaşadıklarını anlamaya çalışırken aynı zamanda onun kabul etmek istemediği üvey annesi olmanın yükünü taşır.

Sonra Mert’in hayatına Elif girer.
İnternet üzerinden başlayan ilişki, genç adam için yalnızlığından çıkabileceği bir kapı gibidir.

Fakat bir gece Elif’in peşinden hiç bilmediği bir eve gittiğinde yaşananlar, Mert’in geçmişindeki en büyük travmayı yeniden karşısına çıkarır.

Mert hastanede uyandığında tek bir isim söyler:

Elif.
Fakat ortada tuhaf bir sorun vardır.
Polis Elif’e ulaşamaz.
Anlatılanlarla bulunan kanıtlar birbirini tutmaz.
Mert gerçekten ne görmüştür?
Elif diye biri var mıdır?
Yoksa yıllardır taşıdığı travma, zihninde başka bir gerçeklik mi yaratmıştır?

Serhan için mesele artık yalnızca bir baba olarak oğlunu korumak değildir.
Bir polis olarak gerçeği bulmak zorundadır.

Araştırma ilerledikçe oğlunun yaşadıklarının sandığından çok daha büyük bir hikâyenin parçası olabileceğini fark eder. Şüpheler çoğalır; geçmişte saklanan sırlar ortaya çıkmaya başlar ve Serhan’ın güvendiği insanlar bile soruşturmanın dışında kalamaz.

Tuğba Sarıünal, Çarpışma’da polisiye gerilimi çocukluk travmaları, aile ilişkileri ve insanın geçmişiyle kurduğu bağ üzerinden ilerletirken, anlatının arka planına çocuk istismarı gibi ağır bir toplumsal meseleyi yerleştiriyor. Eser beş bölümden oluşuyor ve iyilik ile kötülüğün karşılaşmasını yalnızca suçun çözülmesi üzerinden değil, insanın sessiz kalıp kalmaması üzerinden de sorguluyor.

Çünkü bazı yaralar yıllar geçince kapanmaz.
Yalnızca üzerleri örtülür.

Ve geçmiş, doğru zamanda yeniden ortaya çıktığında insanların hayatları birbirine hiç beklemedikleri biçimde çarpışabilir.

Çarpışma, bir ailenin geçmişindeki yaralardan başlayıp karanlık bir suçun izlerine uzanan; psikoloji ile polisiyeyi aynı hikâyede buluşturan, gerilimini giderek artıran bir roman.

Bazen kötülüğün karşısında kahraman olmak büyük şeyler yapmak değildir.
Sessiz kalmamaktır.