Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
20 Gösterim

Bir şehrin sokaklarında dolaşırken yalnızca binaların arasından mı geçeriz, yoksa insanların yaralarına, umutlarına ve yarım kalmış hikâyelerine de mi dokunuruz?

Tarık Tufan, Kraliçenin Pireleri’nde İstanbul’dan, Türkiye’den ve insanın içinde sıkışıp kaldığı dünyadan yola çıkarak hayatın farklı yüzlerine bakıyor. Şehrin sokakları, odaları ve insanları arasında ilerleyen metinlerde yalnızlık, aşk, kayıp, öfke, çaresizlik ve çıkış arayışı iç içe geçiyor.

Yazar, gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark etmeden yanından geçtiğimiz ayrıntıları kendi gözünden yeniden yorumlarken, kişisel olanla toplumsal olanı yan yana getiriyor. İstanbul kimi zaman bir sığınak, kimi zaman insanı kuşatan bir labirent hâline gelirken anlatının merkezinde hep insan ve onun dünyayla kurduğu kırılgan ilişki bulunuyor.

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan’ın yalın, tutkulu ve yer yer isyankâr anlatımıyla; şehre, insana ve yaşadığımız zamana farklı bir yerden bakmaya çağıran bir kitap.