Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
2 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 05-06-1973
Doğum yeri İstanbul

Tarık Tufan, 5 Haziran 1973’te İstanbul’da doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını farklı toplumsal çevreleri, eski mahalleleri, göç hareketlerini ve kültürel katmanları bir arada taşıyan İstanbul’da geçirdi. Şehir, ilerleyen yıllarda roman ve öykülerinin başlıca mekânlarından biri oldu.

Ortaöğrenimini Kabataş Erkek Lisesinde tamamladı. Lise yıllarında edebiyat, düşünce, sinema ve toplumsal meselelerle ilgilendi; farklı edebî türleri ve çağdaş düşünce metinlerini takip etti.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde öğrenim gördü. Felsefe eğitimi, eserlerinde görülen varoluş, anlam, özgürlük, vicdan, ölüm ve insanın kendi benliğiyle kurduğu ilişki gibi konuların düşünsel zeminini oluşturdu.

Marmara Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsünde sosyoloji alanında yüksek lisansını tamamladı. Sosyoloji eğitimi, bireysel hikâyeleri aile, mahalle, sınıf, inanç, şehirleşme ve toplumsal değişimle birlikte değerlendiren yaklaşımını destekledi.

Uzun yıllar radyo programcılığı yaptı. Marmara FM’de hazırlayıp sunduğu Düş Vakitleri programında edebiyat, müzik, şehir, insan ilişkileri ve gündelik hayat üzerine anlatılara yer verdi.

Televizyonda kültür ve sanat ağırlıklı programlar hazırladı. Ülke TV’de Meksika Sınırı, 24 TV’de Kafa Dengi adlı programlarda yazarlar, sanatçılar, düşünürler ve güncel kültürel meseleler çevresinde söyleşiler gerçekleştirdi.

İlk kitabı Kekeme Çocuklar Korosu 2000 yılında yayımlandı. Kitapta kent yaşamının içinde kendisini ifade etmekte zorlanan, yalnızlık, aşk, inanç ve aidiyet sorunları yaşayan insanların hikâyelerine yöneldi.

Kraliçenin Pireleri 2002 yılında yayımlandı. Deneme ve anlatı özellikleri taşıyan metinlerde gündelik hayatın küçük ayrıntıları, insan ilişkilerindeki kırılmalar, şehirde yaşamanın yorgunluğu ve iç dünyada büyüyen sorular ele alındı.

Ve Sen Kuş Olur Gidersin 2004 yılında yayımlandı. Roman, insanın sevdiği kişiyi kaybetme ihtimali, geçmişle hesaplaşma, yalnızlık ve hayatı yeniden kurma çabası çevresinde gelişti.

Hayal Meyal 2007 yılında yayımlandı. Eserde hatırlama, unutma, aşk ve insanın zihninde zamanla değişen geçmiş görüntüleri üzerinde duruldu. Gerçeklikle hayal arasındaki sınır, karakterlerin iç dünyaları aracılığıyla belirsizleşti.

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak 2010 yılında yayımlandı. Kitapta şehirde yaşanan karşılaşmalar, geride kalan insanlar, kırılgan hayatlar, yarım kalmış aşklar ve insanın kendisine yetişme çabası kısa anlatılar hâlinde bir araya getirildi.

Tufan, edebiyat çalışmalarının yanında televizyon dizileri için senaryolar yazdı. Mahşer ile Ertelenmiş Hayatlar dizilerinin senaryo çalışmalarında yer aldı ve kurmaca anlatımını görsel hikâye anlatıcılığıyla birleştirdi.

Arafta Bir Sultan: Abdülhamid adlı belgeseli 2009 yılında Al Jazeera Documentary için hazırladı. Mimar Sinan / 8 Ülke-8 Yönetmen adlı belgesel projesinde ise Mimar Sinan’ın mimari mirasını farklı coğrafyalar ve kültürel çevrelerle birlikte ele aldı.

Mahmut Fazıl Coşkun’un yönettiği Uzak İhtimal filminin senaristleri arasında yer aldı. Film, bir müezzinle Katolik bir rahibenin İstanbul’da kesişen hayatları üzerinden inanç, yalnızlık, aşk ve iletişimsizlik temalarını işledi. Tufan, filmle 2009 İstanbul Film Festivali En İyi Senaryo Ödülü’nü kazanan ekipte bulundu.

Yozgat Blues filminin senaryosunu Mahmut Fazıl Coşkun ile birlikte yazdı. Taşraya giden bir müzik öğretmeni ile ona eşlik eden genç kadının hikâyesini anlatan film; yalnızlık, yaşlanma, başarısızlık, umut ve yeni bir hayat kurma arzusu üzerinde yoğunlaştı. Senaryo, 2013 Adana Altın Koza Film Festivali En İyi Senaryo Ödülü’ne değer görüldü.

Şanzelize Düğün Salonu 2015 yılında yayımlandı. Roman, şeyh olan babasının ölümünden sonra hayatını ve inancını yeniden değerlendiren bir adamın aşk, aile, tasavvuf, yalnızlık ve aidiyet arasında gelişen arayışını anlattı.

Beni Onlara Verme 2017 yılında yayımlandı. İstanbul’un mahallelerinde yaşayan, çoğu zaman çevresindekiler tarafından fark edilmeyen insanların hikâyelerini bir araya getiren kitapta yoksulluk, sevgi, dışlanma, suçluluk ve dayanışma işlendi.

Düşerken 2018 yılında yayımlandı. Roman, İstanbul’un Kurtuluş semtindeki Cin Deresi Mahallesi’nde yaşayan sıhhi tesisatçı İshak’ın ailesini terk ederek üst katındaki genç ressam Jülide ile gitmesiyle başlayan olayları konu aldı.

İshak ve Jülide’nin yolculuğu, iki insanın mevcut hayatlarından uzaklaşma arzusunun yanında geçmişleriyle, aileleriyle ve kapanmamış yaralarıyla yüzleşme sürecine dönüşür. Roman; kaçış, aşk, özgürlük, sorumluluk, toplumsal yargı ve insanın başka bir hayat kurabilme ihtimali üzerinde yoğunlaşır.

Tufan’ın yapımcıları arasında bulunduğu Anons filmi 2018 yılında gösterime girdi. Mahmut Fazıl Coşkun’un yönettiği film, 1963 yılında gerçekleşmesi planlanan bir askerî müdahalenin duyurusunu yapmakla görevlendirilen bir grup subayın yaşadıklarını trajikomik bir anlatımla ele aldı. Film, Venedik Film Festivali Orizzonti Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

Kaybolan 2020 yılında yayımlandı. Roman, doğum gününde yaşamının kendisine ait olmadığını fark eden bir adamın çocukluk hatıralarına, ilk aşkına ve İstanbul’un geçmişte kalan mekânlarına doğru yaptığı arayışı anlattı.

Geç Kalan 2021 yılında yayımlandı. Parçalı bir anlatı yapısıyla kurulan eser; aşk, terk edilme, kayıp, gecikmiş yüzleşmeler ve insanın hayatındaki eksik parçaları tamamlama çabası çevresinde gelişti.

Âşıklara Yer Yok 2023 yılında yayımlandı. Roman, aşk olarak adlandırılan bağlılıkların zamanla bağımlılığa dönüşmesini, insanın kendisini ve başkasını bağışlama güçlüğünü, suçluluk duygusunu ve duygusal tutsaklığı ele aldı.

Gece Açan Çiçekler Ocak 2025’te yayımlandı. Romanın güncel zaman çizgisi, İstanbul’un Vefa semtindeki Canfeda Konağı’nda geçer. Annelerinin ölümünün ardından konağın satışı için bir araya gelen Halide, Cihangir, Zeliha ve Nihal, ailelerinin geçmişinde saklanan suçlar ve sırlarla yüzleşir.

Romanın ikinci zaman katmanı, Osmanlı döneminin son yıllarında zindanda ölümünü bekleyen Derviş Ali’nin hikâyesine uzanır. Halide ile Derviş Ali’nin farklı yüzyıllardaki hayatları; aile hafızası, aşk, suç, ölüm, sanat ve kurtuluş arayışı üzerinden birleşir.

Tarık Tufan’ın kitapları farklı dillere çevrildi. Edebiyat dergilerinde öyküler yayımlamayı; roman, sinema ve belgesel alanlarında çalışmalar üretmeyi sürdürdü.

Tarık Tufan; roman, öykü, deneme, radyo, televizyon, belgesel ve sinema senaryosu alanlarını bir araya getiren çağdaş Türk yazarlarındandır. Edebî konumu, şehirde görünmeden yaşayan insanları, içsel kırılmaları ve hayatın dışında kalmış kişileri şiirsel, duygusal ve çok katmanlı anlatılarla görünür kılmasıyla belirginleşir.

#TürkYazar #ÇağdaşTürkEdebiyatı #Roman #Öykü #Senaryo #İstanbul #Yalnızlık #Aşk #AileHafızası #Varoluş #ToplumsalDışlanma #ŞiirselAnlatım