"Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor. Güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları, merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu. Yerimden fırlamak, gardiyanları, jandarmaları şöyle elimin tersiyle iterek çıkıp yürümek, bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana: 'Çek' demek istiyordum. Gözümde tüten ne şehirler, ne de kırlar ve ormanlardı. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzünde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor."
Uyandığında yanında yatan adamı tanımadı.
Anlayamadı neler olduğunu. Utançla bağırıp çağıracak oldu, kendilerini koruyacak bir...
0 okuma0 beğeni
Bibliosfer; oturum, güvenlik, öneriler ve kullanım kalitesini iyileştirmek için çerezler kullanır.
Ayrıntılar için
Çerez Bilgilendirme Metni’ni inceleyebilirsin.