Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
18 Gösterim

Yoksulluk içinde paylaşmak kolay değildir. Ekmek azaldığında, iş bulunmadığında ve yarının ne getireceği bilinmediğinde insan, elindekini korumakla yanındakine uzatmak arasında kalır. Kardeşlik de dostluk da en çok böyle zamanlarda sınanır.

Orhan Kemal, **Kardeş Payı**’ndaki öykülerinde işçilerin, işsizlerin, sokaklarda ve kenar mahallelerde hayata tutunmaya çalışan küçük insanların dünyasına yönelir. Günü kurtaracak birkaç kuruşun peşinde koşanlar, yoksulluğunu içkiye sığınarak unutmaya çalışanlar, öfkelerini en yakınlarından çıkaranlar ve bütün güçlüklere rağmen insanlığını koruyanlar bu sayfalarda yan yana gelir.

Bu insanların davranışları her zaman doğru, sözleri her zaman ölçülü değildir. Açlık, işsizlik ve çaresizlik onları kimi zaman bencilleştirir; dostlarını kırmaya, birbirlerini kandırmaya ve ellerindeki küçücük pay için mücadele etmeye sürükler. Orhan Kemal ise onları uzaktan yargılamak yerine, yanlışlarının ardındaki yoksulluğu ve yaşama çabasını anlamaya çalışır. En sert görünen insanların içinde bile saklı kalan merhameti, dayanışmayı ve değişme ihtimalini ortaya çıkarır.

Yalın anlatımı ve canlı diyaloglarıyla ilerleyen öyküler, hayatın ağır koşulları karşısında insan ilişkilerinin nasıl biçim değiştirdiğini gösterir. Acıyla mizahın, umutsuzlukla yaşama sevincinin iç içe geçtiği bu dünyada küçük bir lokmanın, sıcak bir sözün ya da uzatılan bir elin değeri büyüktür.

**Kardeş Payı**, ekmek kavgasının ortasında dostluğu, dayanışmayı ve insan kalabilme çabasını anlatan güçlü bir öykü kitabıdır. Orhan Kemal, toplumun görmezden geldiği insanların hayatlarına ışık tutarken okuru da paylaşmanın gerçek anlamı üzerine düşünmeye çağırır. Çünkü herkesin payına yoksulluk düştüğünde, kardeşlik elde kalanı bölüşebilmekle başlar.