Bir telefon bazen bütün hayatın düzenini değiştirmeye yeter.
Ünlü trompetçi Klima, küçük bir kaplıca kasabasında çalışan genç hemşire Ruzena’dan beklenmedik bir haber alır:
Hamiledir.
Ve çocuğun babasının Klima olduğunu söylemektedir.
Klima evlidir.
Karısı Kamila’yı sevdiğine inanır, ama ona sadık kalmayı hiçbir zaman tam olarak başaramamıştır. Şimdi birkaç saatlik bir ilişkinin sonucu, yıllardır kurduğu hayatı tehdit etmektedir.
Tek istediği Ruzena’yı çocuğu aldırmaya ikna etmektir.
Ruzena’nın ise başka hayalleri vardır.
Yaşadığı küçük kasabadan, sıradan hayatından ve kendisine biçildiğini düşündüğü gelecekten uzaklaşmak ister. Klima onun için yalnızca bir erkek değil, başka bir hayata açılabilecek bir kapıdır.
Fakat bu hikâyede kimsenin isteği yalnızca kendisine ait değildir.
Ruzena’ya tutkuyla bağlı Frantisek vardır.
Klima’nın sürekli sadakatsizliğinden kuşkulanan Kamila…
Kaplıcadaki kadınların hayatlarına kendine özgü yöntemlerle müdahale eden Doktor Skreta…
Zengin Amerikalı Bertlef…
Ülkesini terk etmeye hazırlanan eski siyasi mahkûm Jakub…
Ve Jakub’un geçmişiyle arasında görünmez bir bağ taşıyan genç Olga…
Beş gün boyunca bu insanların yolları birbirine karışır.
Aşk kıskançlığa,
özgürlük kaçma arzusuna,
iyi niyet bencilliğe,
küçük bir rastlantı ise geri dönüşü olmayan bir sonuca dönüşebilir.
Kundera bütün bunları trajik bir ağırlıkla değil, ince ve zaman zaman acımasız bir mizahla anlatır.
Çünkü Ayrılık Valsi’nde insanlar çoğu zaman kendilerini son derece ciddi görürken dışarıdan bakıldığında şaşırtıcı derecede gülünçtür.
Sevdiklerini söylerken ihanet ederler.
Özgürlük isterken başkalarını kendilerine bağlarlar.
Ahlaktan söz ederken kendi arzularını haklı çıkarmanın yollarını ararlar.
Ve hayatlarını büyük kararların yönettiğini düşünürken bazen küçücük bir tesadüf her şeyi belirler.
Romanın daha karanlık tarafında ise Jakub vardır.
Geçmişte siyasi baskıyla yüzleşmiş, şimdi ülkesinden ayrılmak üzere olan bu adam için veda yalnızca bir yere veda etmek değildir. Kendisine acı çektiren insanlara, geçmişine ve içinde taşıdığı öfkeye de veda edip edemeyeceğini sorgular.
Böylece Kundera’nın valsi giderek hızlanır.
İnsanlar birbirlerine yaklaşır.
Uzaklaşır.
Yer değiştirir.
Birbirlerini sever, kandırır, kıskanır ve terk ederler.
Ta ki rastlantıyla iradenin birbirinden ayrılamadığı bir noktaya ulaşana kadar.
Ayrılık Valsi, yüzeyde hareketli ve yer yer komik bir ilişki hikâyesi gibi görünürken altında aşkın bencilliğini, evliliğin kırılganlığını, insanın özgürlük arzusunu ve hayatın ürkütücü rastlantısallığını sorgulayan karanlık bir Kundera romanı.
Çünkü hayatın dansında herkes adımlarını kendisinin seçtiğini düşünür.
Oysa bazen müzik değişir.
Bazen başka biri yön verir.
Bazen de tek bir yanlış adım, bütün dansın sonunu belirler.
Ve bazı valsler kavuşmak için değil,
veda etmek için yapılır.
- Çevirmen
- Şirin Etik
Selin Aras profilini ac
Selin Aras
@Selin
Takip et Selin Aras
Minel Boz profilini ac
Minel Boz
@minel
Takip et Minel Boz
Saatli Marif Takvimi profilini ac
Saatli Marif Takvimi
@saatlimariftakvimi
Takip et Saatli Marif Takvimi
Hande Ulu profilini ac
Hande Ulu
@bibliyofil
Takip et Hande Ulu