Kayahan Demir’in Pera Palas’ta Gölge Oyunu adlı romanı, Şifre Bilimci Milas Ulukan’ın Beyoğlu’nun simge yapılarından Pera Palas’ta katıldığı uluslararası bir polisiye edebiyatı organizasyonuyla başlıyor. Etkinlik sürerken otelin “Demir Leydi” olarak anılan asansöründe işlenen gizemli bir cinayet, Milas’ı geçmişe uzanan yeni bir soruşturmanın içine çekiyor.
Şifreli bir kalem, üzerinde II. Abdülhamid Han’ın adının yer aldığı esrarengiz bir anahtar ve yüz yıllık bir emaneti taşıyan tarihî sandık, olayların çözümünde önemli ipuçlarına dönüşüyor. Soruşturma Pera Palas’ın dehlizlerinden Yıldız Sarayı’na, Beylerbeyi Sarayı’na ve Sultan II. Mahmud Türbesi’ne kadar uzanırken İstanbul’un tarihî dokusu hikâyenin ayrılmaz bir parçası hâline geliyor.
Pera Palas’ta Gölge Oyunu, polisiye kurguyu tarih, şifreler ve İstanbul’un kültürel mirasıyla bir araya getiren sürükleyici bir macera. Kayahan Demir, geçmişten kalan sırları günümüzün gizemleriyle buluştururken okuru hem çözülmeyi bekleyen bir cinayetin hem de asırlık bir emanetin izini sürmeye davet ediyor.