Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
6 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1988
Doğum yeri İstanbul

Kayahan Demir, gençlik polisiyesi, tarihî polisiye, gizem, macera, korku-gerilim ve bilim temalı çocuk edebiyatı alanlarında eserler veren Türk yazardır. Ocak 1988’de İstanbul’da doğdu. Romanlarında özellikle İstanbul’un tarihî yapıları, şifreler, matematiksel bilmeceler, geçmişte yaşanmış olaylar ve günümüzde çözülen suçlar belirgin yer tutar.

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde Matematik öğrenimi gördü ve çift anadal kapsamında Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümünden de mezun oldu. Üniversitede pedagojik formasyon eğitimi aldı. Daha sonraki eğitim yaşamını İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümünde sürdürdü.

Bilimsel eğitim alanları, zamanla kurmacasının karakteristik özelliklerinden birine dönüştü. Matematik, astronomi, tarih ve şifre bilimi birçok eserinde yalnızca bilgi aktarımı amacıyla değil, suçun çözülmesini sağlayan doğrudan anlatı araçları olarak kullanıldı.

2011’de İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Yazılı ve Görsel Sanatlar Kulübünün kuruluşunda yer aldı. Deneme, fantastik kurgu, korku ve gerilim türlerindeki kısa metinleri çeşitli edebiyat dergileri ve dijital yayınlarda yayımlandı.

Basılı yazarlık kariyeri 2012’de yayımlanan ilk kitabıyla başladı. İlk dönem eserlerinde korku, fantastik ve gerilim unsurları daha belirgindi. Bu dönemin ardından özellikle genç okurlara yönelik polisiye ve gizem kurgusuna yöneldi.

Ölüm Şifresi, Demir’in erken dönem polisiye-gerilim eserlerinden biridir. 2017’de Carpe Diem Kitap tarafından yayımlanan roman, subliminal mesaj, 25. kare ve kriptoloji gibi konuları cinayet gizemiyle bir araya getirir.

Yazar aynı dönemde Cesaretin Varsa Oku! adlı korku ve gerilim öykülerinden oluşan kitabını yayımladı. Eser, birbirinden bağımsız korku hikâyeleri üzerinden yazarın ilk dönemindeki fantastik ve karanlık anlatı çizgisini temsil eder.

Demir’in bilimsel eğitimini doğrudan çocuk okura taşıdığı çalışmalar arasında Engin Ar ile Süper Matematik Oyunları bulunur. 2018’de yayımlanan kitap, Şifreli Dosyalar dünyasındaki Engin Ar karakterini matematik bilmeceleri, oyunlar ve eğitici etkinliklerle bir araya getirir.

Kayahan Demir’in geniş okur kitlesine ulaşan temel polisiye karakteri Milas Ulukandır. Şifre Bilimci veya Dedektif Milas olarak anılan karakter, Engin ve Şifreli Dosyalar ekibiyle birlikte tarihî belgeleri, matematiksel şifreleri ve suç kanıtlarını çözerek farklı dönemler arasında bağlantılar kurar.

2019’da yayımlanan Pera Palas’ta Gölge Oyunu, Milas Ulukan’ın en bilinen maceralarından biri oldu. Roman, uluslararası bir polisiye edebiyat etkinliği için Pera Palas’a gelen Milas’ın otelin tarihî asansöründe işlenen cinayeti araştırmasıyla başlar.

Pera Palas, Yıldız Sarayı, Beylerbeyi Sarayı ve Sultan II. Mahmud Türbesi gibi İstanbul yapıları olay örgüsünün parçaları hâline gelir. Agatha Christie ve II. Abdülhamid gibi tarihî isimlere ilişkin göndermeler, polisiye gizemin geçmişle bağını güçlendirir.

2020’de yayımlanan Hafıza Koleksiyoncusu, Milas ve Şifreli Dosyalar ekibini İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde başlayan yeni bir cinayet soruşturmasına taşır. Hikâye İstanbul, Bursa, Rodos ve İtalya arasında ilerlerken XV. yüzyıla ait olaylarla günümüzdeki suç arasında bağlantı kurulur.

Romanın temel kavramlarından biri bellektir. Hafıza ve unutma, yalnızca psikolojik meseleler olarak değil, şifrelerin ve tarihsel sırların saklanmasıyla doğrudan ilişkili unsurlar olarak kullanılır.

2021 tarihli İstanbul Portresi, Doğu ve Batı sanat tarihini polisiye olay örgüsüyle birleştirdi. Pera Müzesi’nde başlayan soruşturma, Vincent van Gogh ve Osman Hamdi Bey üzerinden Paris, Berlin ve İstanbul arasında ilerleyen sanat tarihine dayalı bir gizeme dönüştü.

İstanbul Portresi, Türkiye Polisiye Yazarları Birliği tarafından genç-yetişkin polisiyesine katkısı nedeniyle Katkı Ödülüne değer görüldü. Eser, yazarın sanat tarihi, şehir belleği ve suç kurgusunu aynı romanda bir araya getirdiği çalışmalarından biri oldu.

Demir aynı yıl yetişkin okura daha yakın duran Kefensizler Mezarlığını Portakal Kitap etiketiyle yayımladı. Astronomi öğrencisi dört gencin Harran’da karşılaştıkları terk edilmiş bir ev ve gizemli mezarlık çevresinde gelişen eser, kültürel tarih, astronomi, korku ve gerilim unsurlarını birleştirir.

2022’de yayımlanan Evvel Zaman Koleksiyoncusu, Hafıza Koleksiyoncusu’nda kurulan dünyayı genişletti. Milas Ulukan’ın soruşturması bu kez Kanuni Sultan Süleyman dönemi, Topkapı Sarayı ve Osmanlı tarihindeki siyasal ilişkilerle bağlantılı bir cinayete uzandı.

Roman, matematik öğretmeninin bıraktığı şifreli kanıtları geçmişte yaşanan olaylarla birleştirerek tarih ile günümüz polisiye soruşturması arasında çift zamanlı bir yapı oluşturur.

Pera Palas’ta On Bir Gece 2023’te yayımlandı. Genç Timaş eseri Dedektif Milas serisinin beşinci kitabı olarak tanımladı. Roman, Agatha Christie’nin 1926’da yaşadığı ünlü on bir günlük kayboluş olayından hareket eden tamamen kurmaca bir polisiye senaryo oluşturur.

Hikâyede Agatha Christie, kayıp günlerini konu alan bir yapım için yeniden Pera Palas’a gelir. Film gereği gerçekleşmesi gereken ölümler gerçek cinayetlere dönüşmeye başlayınca Christie, Milas ve Engin olayın içinde kalır.

Roman, tarihsel bir biyografi olarak değil, gerçek bir tarihsel gizemden yola çıkan kurmaca polisiyedir. Agatha Christie’nin bilinen yaşam öyküsü, Pera Palas’ın tarihsel kimliği ve Dedektif Milas dünyası aynı anlatıda buluşturulur.

Aynı yıl yayımlanan Mona Lisa Senfonisi, Milas Ulukan’ı Yerebatan Sarnıcı’nda bulunan gizemli bir cesedin soruşturmasına taşır. Leonardo da Vinci, Mimar Sinan, Mona Lisa ve Selimiye Camii üzerinden kurulan şifreler, sanat ve mimarlık tarihini polisiye bilmecenin parçalarına dönüştürür.

2024’te Kayahan Demir yeni bir tarihî polisiye dünyası oluşturmaya başladı. Kayıp Sırlar Muhafızı, 1900’lerin başındaki İstanbul’da yaşayan Beyoğlulu hafiye Demirbeyi merkeze alan yeni serinin ilk kitabıdır.

Demirbey, Mucit Macit ve çırağı Agâh ile birlikte Büyükada’daki bir patlamanın ardından Fatih Sultan Mehmet’in kayıp hazinesine uzanan bir gizemi araştırır. Bu eserle Demir, günümüz dedektifi Milas’ın yanında geçmişte yaşayan yeni bir polisiye kahramanı yarattı.

Demirbey’in macerası aynı yıl Sidelya – Yüzen Ada ile devam etti. Galata Kulesi ve Kız Kulesi çevresindeki cinayetleri araştıran karakter, hem İstanbul’un tarihî yapıları arasındaki bağlantıları hem de kendi geçmişine ilişkin sırları çözmeye çalışır.

2025’te yayımlanan Tarçınlı Düşler Çikolatacısı, Demirbey’i Pera Palas’a taşıdı. Kar yağışı nedeniyle otelde mahsur kalan yedi misafir ve peş peşe gelişen cinayetler, kapalı mekân polisiyesi yapısını tarihî Pera Palas atmosferiyle birleştirdi.

Aynı yıl yayımlanan Göbeklitepe’de Gece Yarısı, Kayahan Demir’in onuncu Genç Timaş kitabı olarak tanıtıldı. Romanın merkezinde astronomi profesörü Hayri Pıtır ile Turizm Polisi Zebercet Pirüpak bulunur.

Göbeklitepe’de işlenen cinayet, çalınan antik bir bıçak, astronomik işaretler ve tarih öncesi dönemden gelen şifreler olay örgüsünü oluşturur. Demir bu kitapta astronomi eğitimini, arkeoloji ve polisiye yapıyla daha doğrudan birleştirir.

2026’da yayımlanan Ayasofya’nın Kayıp Şifresi, yazarın İstanbul merkezli tarihî polisiyesine geri dönüşüdür. Roman, İstanbul’un fethinin gerçekleştiği 1453 yılında Ayasofya’nın içinde saklanan bir sırla başlar.

Günümüz İstanbul’unda Ayasofya’da bulunan bir cesedin göğsüne kazınmış semboller, özel dedektif Milas’ı yeni bir soruşturmanın merkezine taşır. Kadim metinler, matematiksel ipuçları ve tarihî mekânlar aracılığıyla 1453 ile günümüz arasında bağlantı kurulur.

Ayasofya romanda yalnızca dekor değildir. Mimari yapı, tarihî dönüşüm ve şehir belleği doğrudan suçun çözülmesini sağlayan kanıtların parçası hâline gelir.

Ağustos 2026’da yayımlanan Dünyanın İlk Yalanı, Göbeklitepe’de Gece Yarısı’nda tanıtılan Hayri Pıtır ile Zebercet Pirüpak’ın yeni macerasıdır. Bu kez Kapadokya’daki bir yer altı şehri, gökyüzünde görülen olağan dışı işaretler ve geçmişten bugüne taşınan bir sır olay örgüsünün merkezine yerleşir.

Kayahan Demir’in kurmacasında İstanbul özel bir konuma sahiptir. Pera Palas, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Pera Müzesi, Topkapı Sarayı, Galata Kulesi ve Kız Kulesi gibi yapılar yalnızca mekân olarak kullanılmaz; gizemin çözülmesini sağlayan tarihsel bilgi kaynaklarına dönüşür.

Yazarın matematik ve astronomi eğitimi de romanlarına doğrudan yansır. Şifreler, sayısal diziler, semboller, astronomik olaylar ve mantık bilmeceleri polisiye soruşturmanın ayrılmaz unsurlarıdır.

Eserlerinin önemli bölümü genç okura yöneliktir. Polisiye olay örgüsü üzerinden tarih, mimarlık, sanat, astronomi ve matematikle temas kurulması, Kayahan Demir’in gençlik edebiyatındaki temel yaklaşımını oluşturur.

Kayahan Demir aynı zamanda hayal gücü, yazarlık ve dedektiflik üzerine atölyeler düzenlemektedir. Türkiye Polisiye Yazarları Birliği, Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği ve Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği üyesidir.

Pera Palace Hotel tarafından hazırlanan “Mutlaka Okunması Gereken Yerli Polisiye Yazarları” seçkisinde yer aldı. Pera Palas’ta On Bir Gece başta olmak üzere eserlerinden bazıları farklı dillere çevrilerek Türkiye dışında da yayımlandı.

Kayahan Demir’in yazarlığı, erken dönem korku ve gerilim çalışmalarından tarih, bilim, sanat ve mimarlıkla desteklenen gençlik polisiyesine doğru gelişen bir çizgi gösterir. Dedektif Milas, Demirbey ve Hayri Pıtır gibi farklı kahramanlar aracılığıyla tarihsel bilgiyi çözülecek bir bilmecenin parçasına dönüştürmesi, eserlerinin ortak özelliklerinden biridir.

#KayahanDemir #PeraPalastaOnBirGece #AyasofyanınKayıpŞifresi #DedektifMilas #ŞifreliDosyalar #GençlikPolisiyesi #TarihîPolisiye #Gizem #İstanbul #ŞifreBilimi #Macera #TürkEdebiyatı