İnsan geçmişinden ne kadar uzaklaşabilir? Yıllar geçse, şehirler ve hayatlar değişse bile geride bırakıldığını sandığımız insanlar, sokaklar ve hatıralar bir gün yeniden karşımıza çıkmaz mı?
Hayal Meyal, yıllar sonra eski mahallesine dönen bir adamın geçmişiyle ve kendisiyle yüzleşmesini anlatıyor. Unutulduğu sanılan anılar, yarım kalmış duygular ve söylenememiş sözler, tanıdık sokakların arasında yeniden belirirken geçmişle bugün arasındaki sınır giderek belirsizleşiyor.
Tarık Tufan; aşkı, yalnızlığı, pişmanlığı ve insanın içinde taşıdığı kayıpları sade ama duygusu güçlü bir anlatımla ele alıyor. Büyük olaylardan çok insanın içinde sessizce büyüyen kırılmalara odaklanırken, bazen yıllarca kaçtığımız şeylerin aslında bizden hiç uzaklaşmadığını hatırlatıyor.
Hayal Meyal, geçmişin gölgesinde kalan bir hayatın, unutulamayan insanların ve insanın kendine dönme çabasının hüzünlü hikâyesi.