Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
16 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 03-07-1975
Doğum yeri Sheffield

Matt Haig, 1975 yılında İngiltere’nin Sheffield kentinde doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını ağırlıklı olarak Nottinghamshire’daki Newark-on-Trent çevresinde geçirdi. Çocukluk döneminde kitaplar ve kütüphaneler, kendisini dış dünyadan uzaklaştırabildiği ve farklı hayatlarla karşılaşabildiği önemli alanlar hâline geldi.

Hull Üniversitesinde İngiliz edebiyatı ve tarih eğitimi gördü. Üniversiteden 1996’da mezun olduktan sonra Leeds Üniversitesinde İngiliz edebiyatı alanında yüksek lisans yaptı. Edebiyat, tarih ve kültürel anlatılar üzerine aldığı eğitim, daha sonra klasik metinleri çağdaş kurgular içinde yeniden yorumlamasına katkıda bulundu.

Üniversite yıllarının ardından bir süre İbiza’da yaşadı ve turizm ile eğlence sektöründe çalıştı. Yirmi dört yaşındayken ağır bir depresyon, kaygı ve panik bozukluğu dönemi geçirdi. Birleşik Krallık’a döndükten sonra iyileşme süreci içinde yazıya yöneldi.

Haig, ruh sağlığı deneyimini yalnızca kişisel geçmişinin bir parçası olarak bırakmadı. Depresyon, kaygı, yalnızlık, pişmanlık, yaşamın anlamı ve insanın kendisiyle kurduğu ilişki, hem romanlarında hem de kurgudışı eserlerinde tekrar eden başlıca konulara dönüştü.

Yetişkinler için yazdığı ilk romanı The Last Family in England 2004’te yayımlandı. Bir Labrador köpeğinin gözünden anlatılan roman, Shakespeare’in IV. Henry oyunundan izler taşıyarak aile sadakati, evlilik, insan davranışları ve ev hayatındaki çözülmeyi işledi.

The Dead Fathers Club 2006’da yayımlandı. Shakespeare’in Hamlet oyununu çağdaş İngiltere’ye taşıyan eserde, babasının hayaleti tarafından amcasından intikam almaya yönlendirilen on bir yaşındaki Philip Noble’ın hikâyesi anlatıldı. Çocuk anlatıcının sınırlı bakışı, yas, aile ilişkileri ve yetişkinlerin güvenilmezliğiyle birleşti.

The Possession of Mr Cave 2008’de yayımlandı. Roman, oğlunu kaybettikten sonra kızını dış dünyanın bütün tehlikelerinden korumaya çalışan bir babanın giderek denetleyici ve yıkıcı hâle gelen sevgisine odaklandı.

The Radleys 2010’da yayımlandı. Sıradan bir İngiliz banliyösünde yaşayan ve gerçek kimliklerini çocuklarından saklayan bir vampir ailesini merkezine alan roman; bağımlılık, bastırılan arzular, aile sırları, ergenlik ve toplumsal uyum sorunlarını kara mizahla ele aldı.

The Humans 2013’te yayımlandı. Dünyaya gönderilerek matematikçi Andrew Martin’in bedenini ele geçiren bir uzaylının insan türünü gözlemlemesini anlatan roman; aşk, aile, ölüm, matematik, yalnızlık ve insan olmanın çelişkileri üzerine kuruldu.

Haig, uzaylı anlatıcının yabancı bakışı aracılığıyla insanların şiddetini, bencilliğini ve mantıksız davranışlarını hicvetti. Bununla birlikte müzik, şiir, aile bağlılığı, yemek, sevgi ve ölümlülüğün insan hayatına kattığı anlamı öne çıkardı.

Reasons to Stay Alive 2015’te yayımlandı. Türkçede Yaşama Tutunmak İçin Nedenler adıyla bilinen eser, yazarın depresyon ve kaygıyla yaşadığı dönemi, iyileşme sürecini ve yaşamı sürdürmesine yardımcı olan deneyimleri anlattığı otobiyografik bir çalışmadır.

Kitap geleneksel bir kişisel gelişim kılavuzundan çok anı, deneme, kısa liste ve düşünsel parçaların birleşiminden oluşur. Haig, ruhsal rahatsızlıkların tek ve kolay bir çözümü bulunmadığını; zamanın, sevginin, insanlarla bağ kurmanın, hareket etmenin, okumanın ve kişinin kendi zihnini tanımasının iyileşme sürecinde rol oynayabileceğini anlattı.

Çocuklar için yazdığı ilk roman Shadow Forest 2007’de yayımlandı. Kitap, Blue Peter Yılın Kitabı Ödülü ile Nestlé Smarties Çocuk Kitabı Ödülü’nü kazandı. Çocuk ve gençlik edebiyatındaki eserleriyle üç kez Carnegie Madalyası’na aday gösterildi.

A Boy Called Christmas 2015’te yayımlandı. Noel Baba’nın çocukluğunu, yoksulluk, umut, aile, kayıp ve imkânsıza inanma temaları üzerinden yeniden anlatan eser; The Girl Who Saved Christmas ve Father Christmas and Me ile devam eden bir diziye dönüştü. İlk kitap 2021’de sinemaya uyarlandı.

Haig ayrıca Echo Boy, To Be a Cat, The Truth Pixie, Evie and the Animals, Evie in the Jungle ve A Mouse Called Miika gibi çocuk ve gençlik kitapları kaleme aldı. Bu eserlerde farklı olma, kendini kabul etme, çevre, hayvan hakları, zorbalık, arkadaşlık ve umudu koruma konuları öne çıktı.

How to Stop Time 2017’de yayımlandı. Çok yavaş yaşlanan ve yüzyıllar boyunca farklı kimliklerle hayatını sürdüren Tom Hazard’ın hikâyesini anlatan roman; zaman, tarih, aşk, hafıza ve uzun yaşamanın kişiye getirdiği yalnızlık üzerinde durdu.

Notes on a Nervous Planet 2018’de yayımlandı. Eser; sosyal medya, haber akışı, tüketim kültürü, uykusuzluk, çalışma baskısı ve dijital teknolojilerin insan zihni üzerindeki etkilerini kişisel deneyimler ve kısa denemeler aracılığıyla inceledi.

Gece Yarısı Kütüphanesi’nin İngilizce aslı The Midnight Library 2020’de yayımlandı. Romanın başkişisi Nora Seed, yaşamla ölüm arasında bulunan gizemli bir kütüphanede, farklı kararlar vermiş olsaydı yaşayabileceği hayatlarla karşılaşır.

Kütüphanedeki her kitap, Nora’nın başka bir seçim yaptığı alternatif hayatı temsil eder. Roman; pişmanlık, başarısızlık duygusu, özgür irade, olasılıklar, mutluluk ve yaşanabilecek tek bir kusursuz hayat bulunup bulunmadığı sorusu çevresinde gelişir.

Gece Yarısı Kütüphanesi, 2020 Goodreads En İyi Kurgu Ödülü’nü kazandı. Dünya çapında geniş bir okur kitlesine ulaşan eser, Haig’in umut, ruh sağlığı ve alternatif hayatlar üzerine geliştirdiği anlatı biçiminin en tanınmış örneği oldu.

The Comfort Book 2021’de yayımlandı. Türkçede Rahatlama Kitabı adıyla bilinen eser; anılar, kısa denemeler, listeler, alıntılar ve kişisel düşüncelerden oluşan parçalı yapısıyla zor dönemlerde umut, dayanıklılık ve yaşama bağlılık konularına yöneldi.

The Life Impossible 2024’te yayımlandı. Roman, emekli matematik öğretmeni Grace Winters’ın kendisine miras bırakılan bir ev nedeniyle İbiza’ya gitmesini ve burada arkadaşının ölümüyle bağlantılı olağanüstü olayları araştırmasını anlatır. Yas, suçluluk, doğa, yeni başlangıçlar ve insanın dünyayla kurduğu bağ eserin temel konularıdır.

Gece Yarısı Treni 2026’da yayımlandı. Gece Yarısı Kütüphanesi ile aynı evrende geçen romanın merkezinde, hayatının büyük bölümünü işine ayırmış seksen bir yaşındaki kitapçı Wilbur Budd bulunur.

Wilbur öldükten sonra geçmişteki hayatının önemli anlarından geçen doğaüstü bir trene biner. Yolculuğun temel kuralı, geçmişteki benliğiyle konuşmamasıdır. Ancak büyük aşkı Maggie’yi ihmal ettiği döneme döndüğünde, geçmişi yalnızca izlemekle değiştirmeye çalışmak arasında seçim yapmak zorunda kalır.

Gece Yarısı Treni; pişmanlık, işkoliklik, kaybedilen zaman, aşk, ölüm, ikinci şans ve insanın hayatındaki en önemli anları çok geç olmadan fark edebilmesi üzerine kuruludur. Gece Yarısı Kütüphanesi alternatif hayatları kabullenme düşüncesine yönelirken Gece Yarısı Treni, geçmişle daha etkin biçimde hesaplaşmayı öne çıkarır.

Matt Haig yetişkin romanı, çocuk edebiyatı, fantastik kurgu, bilimkurgu, deneme ve anı alanlarında eserler verdi. Kitapları elliden fazla dile çevrildi. Açık, kısa ve duygusal anlatımıyla karmaşık varoluşsal sorunları fantastik olay örgüleri ve gündelik hayat ayrıntıları üzerinden geniş okur kitlelerine ulaştırdı.

#MattHaig #BritanyaEdebiyatı #GeceYarısıTreni #GeceYarısıKütüphanesi #YaşamaTutunmakİçinNedenler #FantastikKurgu #Bilimkurgu #RuhSağlığı #ÇocukEdebiyatı #Umut #Zaman #ÇağdaşRoman