Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
17 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 12-01-1932
Doğum yeri İzmir
Ölüm tarihi 19-02-2018

Engin Geçtan, 12 Ocak 1932’de İzmir’de doğdu. Tam adı İsmail Engin Geçtan’dır. İlk, orta ve lise öğrenimini İzmir’de tamamladı. 1956 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Tıp eğitiminden sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek New York ve Columbia üniversitelerinde psikoloji, dinamik psikiyatri, çocuk psikolojisi ve nöroloji alanlarında uzmanlık eğitimi aldı. Bu eğitim süreci, onun psikiyatriye yalnızca klinik bir alan olarak değil, insanın varoluşunu, ilişkilerini, korkularını, yalnızlığını ve toplumla bağını anlamaya çalışan geniş bir düşünce alanı olarak yaklaşmasını sağladı.

Türkiye’ye döndükten sonra akademik çalışmalarını sürdürdü. 1968’de doçent, 1974’te profesör oldu. ODTÜ, Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Üniversite görevlerinin yanı sıra psikoterapist olarak çalıştı. Farklı kuşaklardan çok sayıda insanın eğitiminde, mesleki gelişiminde ve psikolojik farkındalığında etkili oldu.

Engin Geçtan’ın yazarlık çizgisi, psikiyatri bilgisini geniş okur kitlesinin anlayabileceği bir dile dönüştürme çabasıyla başladı. Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar, onun mesleki ve akademik birikimini yansıtan ilk temel kitaplarından biridir. Bu eser, psikodinamik yaklaşım, ruhsal çatışmalar, davranış bozuklukları, kişilik yapıları ve psikiyatrik değerlendirme alanlarında temel bir başvuru metni niteliği taşır.

İnsan Olmak, 1983 yılında yayımlandı ve Engin Geçtan’ın en çok okunan eserlerinden biri hâline geldi. Kitap, insan davranışlarının gerisindeki dinamikleri, bireyin çocukluk yaşantılarını, kaygılarını, savunma mekanizmalarını, özgürlük arayışını, yakınlık ihtiyacını, yalnızlığını ve toplumla kurduğu ilişkiyi meslek dışı okura anlaşılır bir dille anlatır. Geçtan bu eserde insanı yalnızca hasta ya da sağlıklı kategorileriyle değil, varoluşsal gerilimler içinde yaşayan, ilişki kurmaya çalışan ve kendini anlamaya ihtiyaç duyan bir varlık olarak ele alır.

İnsan Olmak’ın temel gücü, psikiyatri kavramlarını soyut bir kuram diliyle değil, gündelik insan deneyimiyle ilişkilendirmesidir. Kitapta birey, çocukluk, aile, sevgi, korku, özgürlük, bağımlılık, öfke, yalnızlık, yaşam enerjisi ve yıkıcılık gibi konular insanın iç dünyasındaki temel karşıtlıklar üzerinden incelenir. Bu yönüyle eser, Türkiye’de popüler psikoloji ve insan davranışları üzerine yazılmış en etkili kitaplardan biri olarak okunur.

Psikanaliz ve Sonrası, Geçtan’ın Freud sonrası psikanalitik düşünceyi, psikoterapi yaklaşımlarını ve modern psikiyatri içindeki dönüşümleri ele aldığı eserlerinden biridir. Varoluş ve Psikiyatri ise onun varoluşçu düşünceyle psikiyatri arasında kurduğu bağı gösterir. Bu kitaplarda bireyin ölüm, özgürlük, yalnızlık, anlam, suçluluk, seçim ve sorumluluk karşısındaki konumu psikiyatri perspektifiyle değerlendirilir.

Kırmızı Kitap, Kimbilir?, Hayat, Seyyar, Zamane, Rastgele Ben ve Orada, Bir Arada gibi eserleri, Geçtan’ın psikiyatri bilgisini deneme, düşünce yazısı, söyleşi ve gözlem metinleriyle birleştirdiği çizgiyi gösterir. Bu kitaplarda bireyin iç dünyası kadar Türkiye toplumunun değişimi, toplumsal öfke, kolektif gerilim, otoriteyle ilişki, kimlik sorunları, çocuk yalnızlığı, şiddet, aidiyet ve modern hayatın hızlanmış ritmi de ele alınır.

Zamane, 2010 yılında yayımlandı. Kitap, Türkiye’de yaşanan toplumsal süreçlere psikiyatri perspektifinden bakan kısa yazılardan oluşur. Otorite, öfke, kimlik sorunları, aidiyet, toplumsal değişme, çocuk yalnızlığı, depresyon, sıkışmış kızgınlıklar, kolektif regresyon, persona, gölge ve şiddet gibi başlıklar üzerinden birey ile toplum arasındaki gerilimleri inceler. Geçtan bu eserde güncel toplumsal davranışları yargılayıcı bir dille değil, insan ruhunun ve toplum psikolojisinin karmaşıklığı içinde anlamaya çalışan bir bakışla ele alır.

Zamane, Geçtan’ın yalnızca bireysel psikolojiyle ilgilenmediğini; toplumun ortak ruh hâlini, tarihsel yüklerini ve değişim sancılarını da düşündüğünü gösterir. Kitapta Türkiye’nin modernleşme süreçleri, otoriteyle ilişkisi, bireyselleşme sorunları ve toplumsal öfke biçimleri, psikoterapiden gelen gözlem gücüyle birlikte okunur. Bu yönüyle eser, deneme ile toplumsal psikoloji arasında konumlanır.

Engin Geçtan yalnızca psikiyatri ve deneme kitapları yazmadı; roman türünde de eserler verdi. Dersaadet’te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kızarmış Palamutun Kokusu, Tren, Kuru Su ve Mesela Saat Onda gibi romanları, onun kurmaca yazarlığını gösterir. Bu romanlarda zaman, ölüm, varlık, yalnızlık, düş, yolculuk, kimlik, bilinmezlik ve insanın kendi iç labirentleri öne çıkar.

Tren, 2004 yılında yayımlandı. Roman, bilinmeyene doğru yapılan bir yolculuk fikri çevresinde kurulur. Bu yolculuk yalnızca fiziksel bir hareket değil, insanın kendi varlığı, geçmişi, ölümlülüğü, belleği ve bilinmezlikle karşılaşması üzerine düşünsel bir alandır. Geçtan’ın psikiyatri ve felsefe birikimi, Tren’de kurmaca düzeyinde görünür olur; roman, psikoloji, felsefe, zaman, ölüm ve varoluş temalarını fantastik ve düşsel bir atmosfer içinde işler.

Geçtan’ın romanlarında geleneksel gerçekçi olay örgüsünden çok zihinsel ve varoluşsal durumlar belirleyicidir. Karakterler çoğu zaman gündelik dünyanın sınırları ile düşsel, sembolik ya da kozmik alanlar arasında hareket eder. Bu nedenle onun kurmacaları psikolojik roman, felsefi roman, fantastik öğeler taşıyan anlatı ve varoluşçu kurgu başlıklarıyla ilişkilendirilebilir.

Engin Geçtan’ın yazılarında insanın kendini tanıma çabası merkezi bir konudur. Ona göre insan, yalnızca biyolojik ya da toplumsal bir varlık değildir; çocukluk yaşantıları, bilinçdışı süreçler, korkular, savunmalar, yakınlık arayışı, özgürlük isteği, yıkıcı eğilimler ve sevgi kapasitesiyle sürekli oluş hâlinde bulunan bir varlıktır. Bu nedenle onun metinlerinde psikiyatri, insanı etiketleyen değil, anlamaya çalışan bir disiplin olarak görünür.

Geçtan’ın üslubu sade, yoğun, sezgisel ve okurla doğrudan ilişki kuran bir yapı taşır. Akademik kavramları teknik bir kapalılıkla değil, yaşanmışlık duygusuyla açıklar. Klinik deneyimi, edebiyat bilgisi ve felsefi ilgisi metinlerinde birlikte çalışır. Bu nedenle kitapları yalnızca psikiyatri öğrencileri ya da uzmanları için değil, kendi iç dünyasını, ilişkilerini ve çağının ruh hâlini anlamak isteyen geniş okur kitlesi için de önemlidir.

Engin Geçtan, bütün malvarlığını Türk Eğitim Vakfı’na bağışladı. 19 Şubat 2018’de İstanbul’da öldü ve İzmir’de toprağa verildi. Ardında psikiyatri, psikoterapi, popüler psikoloji, deneme ve roman türlerine yayılan geniş bir külliyat bıraktı. Eserleri, Türkiye’de insan davranışlarını, birey-toplum ilişkisini ve varoluşsal sorunları psikiyatri ile edebiyat arasında kurulan özgün bir dille anlatması bakımından kalıcı bir yere sahiptir.

#TürkYazar #Psikiyatrist #Akademisyen #Psikoloji #Psikoterapi #İnsanOlmak #Tren #Zamane #VaroluşçuPsikiyatri #Roman #Deneme #PopülerPsikoloji