Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
9 Gösterim

Bazı acılar yalnızca bir insana ait değildir.

Bir çocuğun gözyaşında, yoksul bir evin sessizliğinde, babasını özleyen birinin sözlerinde ya da kalabalıkların ortasında kendisini yalnız hisseden bir insanın suskunluğunda aynı dünya yeniden görünür.

Şükrü Erbaş, **Bütün Şiirleri - 1**’de insanın en kişisel duygularıyla yaşadığı toplumun gerçeklerini yan yana getiriyor.

**Küçük Acılar, Aykırı Yaşamak, Yolculuk** ve **Kimliksiz Değişim** kitaplarını bir araya getiren bu cilt; şairin erken döneminden başlayarak yıllar içinde biçimlenen şiir dünyasının izlerini taşıyor. Sevgi, yalnızlık, çocukluk, yoksulluk, ölüm, özlem ve belleğin yanında insanın kendisine ve yaşadığı düzene yabancılaşması da şiirlerin temel damarlarından birine dönüşüyor.

Erbaş’ın şiirlerinde sıradan hayatların içinde saklanan büyük kırılmalar vardır. Bir baba, bir çocuk, yorgun bir işçi, uzaklaşan bir sevgili ya da sessiz bir sokak; birkaç dize içinde yalnızca kendi hikâyesini değil, başka hayatların yükünü de taşımaya başlar.

Şair, insanın iç dünyasına yönelirken dışarıdaki hayatı unutmaz. Yoksulluğun, eşitsizliğin, korkunun ve suskunluğun bireyin ruhunda bıraktığı izleri görünür kılar. Kişisel olanla toplumsal olan birbirinden ayrılmaz; bir insanın yalnızlığı, zaman zaman bütün bir çağın yalnızlığına dönüşür.

Ancak bütün bu kederin içinde sevgiye, insana ve söze duyulan inanç da vardır. Çünkü şiir, yalnızca acıyı anlatmanın değil, onu paylaşmanın ve başka bir insanın kalbine ulaştırmanın da yoludur.

**Bütün Şiirleri - 1**, Şükrü Erbaş’ın şiirsel yolculuğunun önemli bir dönemini bir araya getiren; insanın kendisiyle, geçmişiyle ve yaşadığı dünyayla kurduğu ilişkiye uzun uzun bakan bir toplam.

Bazı şiirler okunup geçilmez.
İnsanın içinde bir yere yerleşir.
Ve yıllar sonra bile, unuttuğumuzu sandığımız bir acının sesini yeniden duyurur.