Eski İstanbul’un konaklarının, yalılarının ve dar sokaklarının ardında nasıl hayatlar yaşanıyordu? Toplumun görmek istemediği tutkular, yasak ilişkiler ve sıra dışı insanlar tarihin hangi köşelerinde saklı kaldı?
Reşad Ekrem Koçu, Kafes Arkası Günahkârları’nda Osmanlı İstanbul’unun alışılmış tarih anlatılarında kendine pek yer bulamayan kadınlarını ve onların çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Eserde yer alan metinler, Koçu’nun 1968 yılında Tercüman gazetesinde aynı başlık altında yayımladığı meddah hikâyeleri ve anlatılardan oluşuyor.
Tutkularının peşinden giden, toplumun çizdiği sınırları zorlayan ve kimi zaman bunun ağır sonuçlarıyla karşılaşan kadınların hikâyeleri; konaklardan yalılara, İstanbul’un arka sokaklarından şehrin renkli insanlarına kadar uzanıyor. Koçu, tarihsel malzemeyi yalnızca aktarmakla yetinmeyerek onu gündelik hayatın ayrıntıları, söylenceler ve güçlü karakterlerle canlı bir anlatıya dönüştürüyor.
Kafes Arkası Günahkârları, Osmanlı İstanbul’unun mahrem dünyasına, tutkularına ve sıra dışı insanlarına merakla yaklaşan; tarihin resmi kayıtlarının gerisinde kalan hayatları Reşad Ekrem Koçu’nun kendine özgü üslubuyla gün yüzüne çıkaran renkli bir eser.