Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
12 Gösterim

Bazı şeyler bittiğinde gerçekten bitmez.
Bir ilişki sona erer ama cümleleri kalır.
Bir evden taşınırsınız ama bazı odalar sizinle gelir.

Bir insan hayatınızdan çıkar; yıllar sonra bir koku, bir telefon kulübesi, bir ağaç ya da küçücük bir eşya onu yeniden karşınıza çıkarır.
Bazen Bahar, hayatın tam da böyle anlarına bakıyor.

Büyük felaketlerin değil, insanın içinde sessizce büyüyen küçük kırılmaların öykülerine…
Aşklar biter.
Dostluklar değişir.
Aileler kendi yaralarını çocuklarına bırakır.
İnsanlar gider.
Geride kalanlar ise hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeye çalışır.
Ama hayat hiçbir zaman gerçekten kaldığı yerden devam etmez.
Çünkü kaybettiğimiz her şey bizi biraz değiştirir.

Melisa Kesmez’in öykülerinde bir domates tohumu, eski bir telefon kulübesi, açık pencereden içeri giren kelebekler, bir yılbaşı ağacı ya da beklenen bir bahçe, sıradan birer ayrıntı olmaktan çıkar; geçmişle bugün arasında küçük geçitlere dönüşür. Kitabın dünyası da bu gündelik nesneler ve anlar üzerinden kuruludur.

İnsan bazen unutmak ister.
Bir ilişkiyi.
Bir kaybı.
Bir çocukluk anısını.
Söylenmiş bir sözü.
Söylenememiş olanı…
Ama hayatın hafızası insandan daha güçlü olabilir.

Yıllarca kapalı tuttuğumuzu sandığımız bir kapı, hiç beklemediğimiz bir anda yeniden açılır.
Ve insan dönüp bakmak zorunda kalır.
Fakat Bazen Bahar yalnızca kaybetmenin kitabı değildir.
Toparlanmanın da kitabıdır.
Bir şeyler kırıldıktan sonra insanın parçalarını nasıl yeniden bir araya getirdiğinin…
Bir ilişkinin ardından yeniden kendine dönmenin…

Büyükşehrin kalabalığında yalnız kalmanın ama yine de hayata tutunacak küçücük bir şey bulmanın…

Çünkü bazen iyileşmek büyük bir değişimle başlamaz.
Bir tohum ekersiniz.
Bir pencereyi açarsınız.
Uzun zamandır gitmediğiniz bir yere dönersiniz.
Birinden vazgeçersiniz.
Ya da ilk kez kendinizden vazgeçmemeye karar verirsiniz.

Melisa Kesmez, Bazen Bahar’da hayatın yaralarını saklamıyor; fakat onları umutsuzluğun içine de bırakmıyor. Yayıncının da özetlediği gibi bu öyküler, kırılmışlıklarla birlikte toparlanmayı ve hayata yeniden sarılmayı da anlatıyor.

Bazen Bahar, aşkın, ayrılığın, ailenin, yalnızlığın ve yeniden başlamanın gündelik hayatın küçücük ayrıntılarında saklanan hâllerini anlatan sade ve içten bir öyküler kitabı.

Çünkü hayat her zaman bahar değildir.
Bazen uzun bir kış olur.
Bazen yağmur dinmez.
Ama insan, bütün bunların arasında küçücük bir yeşilliğe rastlar.

Ve bazen…
Bahar gelir.