Julio Cortázar’ın başyapıtı kabul edilen Seksek, modern edebiyatın en yenilikçi ve deneysel romanlarından biri. Geleneksel roman yapısını bilinçli biçimde bozan Cortázar, okura kitabı farklı sıralamalarla okuyabilme imkânı sunarak onu hikâyenin yalnızca izleyicisi olmaktan çıkarıp metnin aktif bir parçası hâline getiriyor. Paris ve Buenos Aires arasında şekillenen eser; aşk, yalnızlık, yabancılaşma, sanat ve insanın yaşamda anlam arayışı gibi temaları kendine özgü bir anlatımla ele alıyor.
Romanın merkezinde Arjantinli Horacio Oliveira ve onun Paris’te tanıştığı La Maga bulunuyor. Oliveira’nın arkadaşlarıyla oluşturduğu entelektüel çevre, edebiyat, müzik, felsefe ve hayat üzerine yapılan uzun tartışmaların yanı sıra karakterler arasındaki karmaşık ilişkilerin de sahnesine dönüşüyor. Seksek, olayların kendisinden çok insanların düşüncelerine, birbirleriyle kurdukları bağlara ve dünyayı anlamlandırma çabalarına odaklanan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.
Julio Cortázar – Seksek, en çok sıra dışı okuma düzeniyle dikkat çekiyor. Roman baştan sona geleneksel biçimde okunabileceği gibi, yazarın önerdiği bölüm sıralaması takip edilerek farklı bir deneyime de dönüştürülebiliyor. Cortázar; iç monologlar, dil oyunları, felsefi sorgulamalar ve cazın ritmini hatırlatan anlatımıyla romanın biçimini de hikâyenin bir parçası hâline getiriyor. Böylece her okuma, metnin farklı ayrıntılarını ve bağlantılarını ortaya çıkarabilecek açık uçlu bir yapıya kavuşuyor.
Latin Amerika edebiyatı, deneysel romanlar ve alışılmış anlatı biçimlerinin dışına çıkan eserlerden hoşlanan okurlar için Seksek, Julio Cortázar’ın en önemli eserlerinden biri. Aşk ve aidiyet arayışından varoluşsal sorgulamalara uzanan roman, okurun metinle kurduğu ilişkiyi değiştiren yapısıyla yalnızca anlatılan hikâye değil, kitabın nasıl okunabileceği üzerine de düşündüren özgün ve unutulmaz bir edebiyat deneyimi sunuyor.
- Çevirmen
- Necla Işık