Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
13 Gösterim

Dışarıda ölüm var.

En azından Siloda yaşayan herkesin bildiği gerçek bu.

İnsanlığın geriye kalanları, dünyanın altında yüzlerce metreye uzanan devasa bir yapının içinde yaşamaktadır. Katlar arasında evler, tarlalar, atölyeler ve makineler vardır. Kuşaklar burada doğmuş, burada büyümüş ve dış dünyanın neden yaşanamaz hâle geldiğini neredeyse unutmuştur.

Siloda hayatı sürdüren kurallar basittir.

Kurallara uy.

Sorularını dikkatli sor.

Ve ne olursa olsun, dışarı çıkmak istediğini söyleme.

Çünkü bunu söyleyenlerin dileği yerine getirilir.

Kapılar açılır.

Dışarı gönderilirler.

Ve geri dönmezler.

Şerif Holston, yıllardır Silonun düzenini koruyan adamlardan biridir. Fakat geçmişinde yaşanan bir olay, bildiği her şey hakkında kuşku duymasına neden olur. Onun verdiği beklenmedik kararın ardından Silonun yeni bir şerife ihtiyacı vardır.

Seçilen kişi ise düzenin merkezinden değil, derinliklerinden gelir.

Juliette Nichols.

Makinelerin arasında yaşayan, bozulan şeyleri tamir etmeye alışkın, inatçı ve sorgulayıcı bir kadın.

Juliette yeni görevine başladığında önünde yalnızca insanların suçlarını çözmek yoktur. Silonun içinde uzun zamandır kapalı tutulan sorular da birer birer karşısına çıkmaya başlar.

Dışarıda gerçekten ne vardır?

İnsanlar neden Siloda yaşamaktadır?

Geçmişe ait bilgiler neden bu kadar sınırlıdır?

Ve bazı insanlar gerçeğin ortaya çıkmasından neden bu kadar korkmaktadır?

Juliette cevaplara yaklaştıkça Silonun yalnızca insanları dışarıdaki ölümden koruyan bir sığınak olmadığı anlaşılır.

Burada bilgi güçtür.

Geçmiş tehlikelidir.

Merak ise bazen suçtan daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Hugh Howey, Silo’da kapalı bir toplumun düzenini yalnızca büyük bir felaket üzerinden değil; insanların gerçeği bilme hakkı, otorite, korku, hafıza ve özgürlük arasındaki ilişkisi üzerinden kuruyor. Silonun katlarında yükselip alçaldıkça yalnızca fiziksel bir yapının değil, yıllardır sorgulanmadan kabul edilen bir düzenin içine doğru ilerliyoruz. Serinin temel gizemi de Silonun kendisi ve içinde saklanan sırlar etrafında şekilleniyor.

Çünkü bazen insanları hapsetmek için duvarlar yeterli değildir.

Onlara dışarıda korkacakları bir şey olduğunu söylemek gerekir.

Ama bir kişi kapının ardında gerçekten ne olduğunu merak etmeye başladığında bütün düzen değişebilir.

Silo, hayatta kalmakla özgür olmak arasındaki sınırı sorgulayan; gizemi katman katman açılan, karanlık ve sürükleyici bir distopya.

Silonun en tehlikeli yeri dışarısı olmayabilir.

Belki de asıl tehlike, içeride kimsenin sormaması gereken sorulardır.