Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
45 Gösterim

İnsan, daha özgür, daha bilinçli ve daha mutlu bir toplum kurabilir mi? Bilimin imkânlarıyla insanın iç dünyasına dair kadim bilgeliği bir araya getiren başka bir yaşam biçimi mümkün müdür?

Aldous Huxley, Ada’da okuru Pala adlı düşsel bir adaya götürüyor. Gazeteci Will Farnaby’nin adaya gelişiyle birlikte, dış dünyanın alışılmış değerlerinden oldukça farklı bir toplum düzeniyle tanışıyoruz. Pala’da Batı’nın bilimsel birikimi Doğu felsefesiyle buluşuyor; eğitimden sağlığa, aileden toplumsal yaşama kadar pek çok alan insanın özgürlüğünü ve gelişimini merkeze alan farklı bir anlayışla şekilleniyor.

Will, adadaki yaşamı tanıdıkça yalnızca Pala’nın düzenini değil, kendi düşüncelerini ve dünyaya bakışını da yeniden değerlendirmeye başlıyor. Huxley bu yolculuk üzerinden mutluluk, özgürlük, bilinç, eğitim, bilim, maneviyat ve toplumun nasıl örgütlenebileceği üzerine kapsamlı sorular ortaya koyuyor.

1962’de yayımlanan Ada, Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’da çizdiği distopik dünyanın karşısına daha umutlu bir ihtimal koyan; insanın ve toplumun başka türlü yaşayabilme olasılığını hayal gücüyle buluşturan, düşünsel zenginliği yüksek ve ufuk açıcı bir roman.