Yirmi iki yaşındaki Olivia, güvenlik kameralarında bir çıkmaz sokağa girerken görülür ve ardından iz bırakmadan ortadan kaybolur. Kayıp vakasını soruşturmakla görevlendirilen dedektif Julia Day için her geçen saat önemlidir. Ancak soruşturma ilerledikçe bu vaka, mesleki bir görev olmaktan çıkarak Julia’nın kendi hayatına ve ailesine uzanan çok daha kişisel bir sınava dönüşür.
Julia, Olivia’ya ne olduğunu ortaya çıkarmaya çalışırken geçmişinden taşıdığı bir sırın karşısına çıkarılmasıyla zor bir seçim yapmak zorunda kalır. Bir yanda mesleğine ve gerçeğe karşı sorumluluğu, diğer yanda ailesini koruma isteği vardır. Böylece soruşturmanın merkezinde yalnızca bir kayıp vakası değil, doğru ile yanlış arasındaki sınırları sorgulatan güçlü bir ahlaki ikilem de yer almaya başlar.
Gillian McAllister, Bir Kayıp Daha’da polisiye gerilimi aile bağları, annelik, sadakat ve vicdan temalarıyla bir araya getiriyor. Değişen bakış açıları ve adım adım açığa çıkan bağlantılarla ilerleyen roman, okuru yalnızca “Olivia nerede?” sorusunun değil, insanın sevdikleri için ne kadar ileri gidebileceği sorusunun da peşine düşüren sürükleyici bir hikâye sunuyor.
- Çevirmen
- Şebnem Tansu