İyi nedir?
Kötü nedir?
Ve bu iki kavramın sınırlarını kim çizmiştir?
İnsan, yüzyıllardır kendisine öğretilen ahlaki değerlerin gerçekten evrensel olduğundan nasıl emin olabilir?
Friedrich Nietzsche, **İyinin ve Kötünün Ötesinde: Gelecekteki Bir Felsefeye Giriş**’te felsefenin en dokunulmaz kabullerinden başlayarak Batı düşüncesinin temellerini sorgulamaya girişiyor.
Önce filozofların karşısına çıkıyor.
Onların tarafsız hakikat arayıcıları oldukları düşüncesine kuşkuyla yaklaşıyor. Bir filozofun kurduğu sistemin ardında yalnızca akıl değil; kişiliği, arzuları, korkuları ve değer yargıları da bulunabilir. Nietzsche böylece daha ilk adımda rahatsız edici bir soru soruyor:
İnsan gerçekten hakikati mi arar?
Yoksa kendi hakikatini mi yaratır?
İyi ile kötü, doğru ile yanlış, özgecilik ile bencillik gibi karşıtlıkları yeniden değerlendiren Nietzsche; ahlakın değişmez ve zamandan bağımsız kurallardan oluştuğu düşüncesine karşı çıkar. Bir değerin nereden geldiğini, kim tarafından oluşturulduğunu ve hangi yaşam biçimine hizmet ettiğini sorgulamadan onun doğru kabul edilemeyeceğini savunur.
Din, vicdan, özgür irade, bilim ve bilgi de bu sorgulamadan payını alır. Nietzsche, insanın düşüncelerinin ardında işleyen güçleri görünür kılmaya çalışırken yaşamı bastıran değerlerle onu güçlendiren değerler arasındaki farkın peşine düşer.
Ancak Nietzsche yalnızca eski düşünceleri yıkmak istemez.
Onun asıl sorusu, bunların ardından neyin kurulacağıdır.
“Geleceğin filozofları” hazır doğruların koruyucuları olmayacaktır. Kendilerine miras kalan değerleri sınayacak, kolay kesinliklerden kuşku duyacak ve gerektiğinde yeni değerler yaratma sorumluluğunu üstleneceklerdir. Çünkü düşünmek, Nietzsche için yalnızca hakikati bulmak değil; insanın kendi yaşamı karşısında nasıl bir tavır alacağını belirlemektir.
Keskin aforizmaları, beklenmedik soruları ve meydan okuyan diliyle **İyinin ve Kötünün Ötesinde**, okura rahat bir felsefe sunmaz. Tam tersine, en güvenli görünen düşüncelerin altındaki zemini çekerek insanı kendi değerlerinin karşısında yalnız bırakır.
İyi dediğimiz şey gerçekten iyi mi?
Kötü dediğimiz şey neden kötü?
Ve bütün bu değerleri biz seçmediysek, hayatımızı kimin doğrularına göre yaşıyoruz?
Nietzsche için felsefenin başladığı yer tam da burasıdır:
İyinin ve kötünün ötesinde.
- Çevirmen
- Ahmet İnam
- Çevirmen
- Mustafa Tüzel