Fransız Rivierası’nda güneş hiç eksik değildir.
Deniz kıyısındaki oteller, görkemli villalar, uzun yemekler ve gece yarısına kadar süren davetler; zengin Amerikalıların Avrupa’daki hayatını kusursuz bir yaz tatiline dönüştürür.
Bu dünyanın merkezinde Dick ve Nicole Diver vardır.
Yakışıklı ve başarılı bir psikiyatrist olan Dick, insanları kendisine çekmekte olağanüstü bir yeteneğe sahiptir. Nicole ise güzelliği, zarafeti ve servetiyle onun yanında aynı parlak dünyanın parçası gibi görünür.
Onlarla tanışan herkes bu çiftin hayatına hayran kalır.
Genç sinema oyuncusu Rosemary Hoyt da öyle.
Annesiyle birlikte Riviera’ya gelen Rosemary, Diverların çevresine girdiği anda onların büyüsüne kapılır. Özellikle Dick’e duyduğu hayranlık kısa sürede daha güçlü bir duyguya dönüşür.
Fakat uzaktan kusursuz görünen hayatlara biraz fazla yaklaşıldığında başka şeyler görünmeye başlar.
Nicole’ün açıklanamayan kırılganlığı…
Dick’in ardına saklandığı rahat tavır…
Ve ikisinin arasında geçmişten gelen, kimsenin açıkça konuşmadığı bir bağ…
Riviera’nın parlak yaz günlerinden Paris’in otellerine ve İsviçre’nin kliniklerine uzanan hikâyede, Diverların hayatındaki ihtişam giderek yerini daha karanlık bir tabloya bırakır. Sevgi ile sorumluluk, şefkat ile bağımlılık, başarı ile tükeniş arasındaki sınırlar yavaş yavaş belirsizleşir.
F. Scott Fitzgerald, Müşfikti Gece’de zenginliğin ve zarafetin ardında saklanan kırılganlığı anlatıyor. Bir evliliğin içinden aşkı, ruhsal çöküşü, kıskançlığı, bağımlılığı ve insanın bir başkasını kurtarmaya çalışırken kendisini ne ölçüde kaybedebileceğini sorguluyor.
Muhteşem Gatsby’de parıltılı dünyanın ardındaki boşluğa bakan Fitzgerald, bu kez daha içeriye, insanların en yakın ilişkilerinde sakladıkları yaralara yöneliyor.
Çünkü bazı hayatlar uzaktan bakıldığında kusursuz görünür.
Güneş parlar.
Şampanya kadehleri dolar.
İnsanlar güler.
Ama gece çöktüğünde, bütün o ihtişamın ardında kimin kimi ayakta tuttuğu ve kimin yavaş yavaş çöktüğü artık o kadar kolay anlaşılamaz.
Müşfikti Gece, aşkın bir insanı kurtarıp kurtaramayacağını ve başkasının hayatını taşımaya çalışan birinin kendi hayatından ne kadar vazgeçebileceğini sorgulayan hüzünlü ve güçlü bir Fitzgerald romanı.
- Çevirmen
- Gülden Özbilun