Ölüm kaçınılmazsa, onu kabullenmek zorunda mıyız?
İnsanlık binlerce yıldır ölümü hayatın doğal sonu olarak gördü. Dinler ona anlam verdi, filozoflar onunla uzlaşmaya çalıştı, edebiyat onu anlattı.
Elias Canetti ise uzlaşmayı reddediyor.
Onun için ölüm açıklanması, yüceltilmesi ya da kabullenilmesi gereken bir gerçek değil; insanın karşısında duran en büyük düşmandır.
Ölüm Can Düşmanım, Canetti’nin onlarca yıl boyunca ölüm üzerine tuttuğu düşüncelerin, gözlemlerin ve itirazların bir araya geldiği sıra dışı bir eser.
Canetti ölümün karşısına yalnızca kendi korkusunu koymaz.
Savaşlara bakar.
Diktatörlere…
Cinayetlere…
İnsanlık tarihine…
Mitlere, dinlere, edebiyata ve filozofların ölüm üzerine söylediklerine…
Ve bütün bunların içinde aynı sorunun peşinden gider:
İnsan neden ölüme bu kadar kolay boyun eğiyor?
Canetti için ölümün kabul edilmesi yalnızca bireysel bir teslimiyet değildir. İnsanların başkalarının ölümünü sıradanlaştırabilmesinin, savaşları ve öldürmeyi kabullenebilmesinin ardında da ölüm karşısındaki bu alışkanlığın izlerini arar.
Bu nedenle onun mücadelesi ölümsüzlüğün mümkün olup olmadığı tartışmasından daha büyüktür.
Asıl mesele, insanın ölüme karşı itirazını kaybetmemesidir.
Bir insan öldüğünde yalnızca bir beden ortadan kalkmaz.
Bir hafıza yok olur.
Bir ses susar.
Dünyaya yalnızca o insanın baktığı bir pencere kapanır.
Canetti tam da bu nedenle hiçbir ölümü sıradan görmeye razı değildir.
Ölüm Can Düşmanım, ölüm korkusunu yenmenin yollarını gösteren bir teselli kitabı değildir. Tam tersine, teselliyi reddeden; okurdan ölümle barışmasını değil, ona karşı öfkesini ve yaşamdan yana taraf oluşunu korumasını isteyen uzun soluklu bir başkaldırıdır.
Kısa notlar, düşünceler, anılar ve keskin gözlemler arasında Canetti’nin yıllar boyunca değişmeyen bir tutkusu belirginleşir:
Yaşamın yanında durmak.
Çünkü ölümün kaçınılmaz olması, onun haklı olduğu anlamına gelmez.
Ve belki insan onu yenemese bile karşısında sessiz kalmayı reddedebilir.
Ölüm Can Düşmanım, yaşamın değerini ölüm üzerinden sorgulayan; ölüme alışmayı, onu yüceltmeyi ve karşısında teslim olmayı reddeden güçlü, huzursuz edici ve sıra dışı bir düşünce kitabı.
Canetti’nin kavgası basittir:
Ölüm son söz olabilir.
Ama insan yaşadığı sürece ona evet demek zorunda değildir.
- Çevirmen
- Ahmet Arpad