Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
18 Gösterim

Bir çocuğun gözünden dünya nasıl görünür?
İyilik ne zaman öğrenilir?
Bir arkadaşın acısını anlamak, bir anne babanın emeğini fark etmek ya da kendimizden farklı birine saygı duymak bize kim tarafından öğretilir?

Enrico Bottini, Torino’da okula giden on bir yaşında bir çocuktur.
Yeni bir okul yılı başladığında sınıfında birbirinden çok farklı çocuklarla karşılaşır.
Kimi varlıklı bir aileden gelir.
Kiminin babası işçidir.
Kimi çalışkandır, kimi yaramaz.
Kimi arkadaşlarının sevgisini kolayca kazanırken kimi dışlanır.

Enrico bütün bu insanları tanıdıkça, okulun yalnızca okuma yazma öğrenilen bir yer olmadığını fark etmeye başlar.
Çünkü aynı sıralarda hayat da öğrenilmektedir.
Bir arkadaşının ailesindeki yoksulluğu görür.
Başka birinin cesaretine tanık olur.
Kibirle karşılaşır.
Fedakârlığı öğrenir.
Hata yapar.
Utanır.
Sevinir.

Ve bazen küçücük bir olayın bir insanın karakteri hakkında ne kadar çok şey söyleyebildiğini keşfeder.

Enrico’nun tuttuğu günlüğün arasına annesinin ve babasının ona yazdığı mektuplar da girer. Bu mektuplarda ona yalnızca nasıl davranması gerektiği söylenmez; emeğe saygı duymak, insanları küçümsememek, ailesinin değerini bilmek ve başkalarının acısına kayıtsız kalmamak gibi hayatın daha büyük dersleri anlatılır.

Bir de öğretmenin sınıfta okuduğu “aylık hikâyeler” vardır.

İtalya’nın farklı bölgelerinden çocukların cesaretini, fedakârlığını ve ailelerine bağlılığını anlatan bu öyküler, Enrico’nun küçük dünyasını ülkenin başka insanlarına ve başka hayatlara açar. Roman böylece tek bir öğrencinin günlüğünden çıkarak farklı toplumsal kesimlerden çocukların ortak hikâyesine dönüşür.

Edmondo De Amicis, Çocuk Kalbi’nde çocukluğu yalnızca masumiyetle anlatmaz.

Çocukların dünyasında da kıskançlık vardır.
Kibir vardır.
Yoksulluk ve eşitsizlik vardır.
Ama dostluk, merhamet ve dayanışma da vardır.
Ve belki en önemlisi, insanın karakterinin küçük yaşlarda yaptığı küçük seçimlerle biçimlenmeye başladığını gösterir.

Bugünün okuruna bazı değerleri ve öğretici tonu dönemine özgü gelebilir. Ancak romanın merkezindeki temel duygular hâlâ tanıdıktır:

Bir çocuğun kabul edilme isteği.
Bir arkadaşın yanında durmak.
Anne babanın değerini geç fark etmek.
Başka insanların hayatlarının bizimkinden çok farklı olabileceğini öğrenmek.
Ve büyürken nasıl bir insan olmak istediğimize karar vermek.
Çocuk Kalbi, bir okul yılının içinden çocukluk, aile, arkadaşlık, eğitim ve insan sevgisi üzerine kurulmuş; kuşaklar boyunca okunmuş bir klasik.

Çünkü okulda öğrenilen her şeyin sınavı yapılmaz.
Bazı derslerin notu yoktur.
Ama insan,
hayatı boyunca onları yanında taşır.