Christopher Isherwood’un Hoşça Kal Berlin adlı eseri, 1930’ların başındaki Berlin’i; gece hayatı, siyasal gerilimler ve farklı toplumsal çevrelerden insanların yaşamları üzerinden anlatan modern bir klasik. Nazi iktidarının yükselişinden hemen önceki dönemi konu alan roman, renkli ve kozmopolit bir şehrin giderek değişen atmosferini gözlemci bir anlatımla yansıtıyor. Isherwood, tarihsel dönüşümü büyük politik açıklamalardan çok insanların gündelik hayatlarında meydana gelen küçük değişimler üzerinden görünür hâle getiriyor.
Eserin anlatıcısı, yazarla aynı adı taşıyan Christopher Isherwood. Olayların merkezinde yer almaktan çok çevresindeki insanları dikkatle gözlemleyen anlatıcı; pansiyon sahiplerinden oyuncu olma hayali kuran gençlere, göçmenlerden Yahudi ailelere, komünistlerden Nazi sempatizanlarına kadar çok farklı karakterlerle karşılaşıyor. Hoşça Kal Berlin, bu karakterlerin hikâyeleri aracılığıyla bir şehrin toplumsal dokusunu ve yaklaşmakta olan büyük kırılmayı parça parça ortaya çıkarıyor.
Christopher Isherwood – Hoşça Kal Berlin, kurmaca ile otobiyografik gözlem arasındaki sınırları bulanıklaştıran yapısıyla da dikkat çekiyor. Isherwood’un 1929-1933 yılları arasında Berlin’de yaşadığı deneyimlerden beslenen eser, kısa sahneler ve canlı karakter portreleriyle ilerliyor. Eğlence hayatının hareketliliği ile giderek ağırlaşan politik atmosferin yan yana verilmesi, romanın hem canlı hem de hüzünlü tonunu belirliyor.
20. yüzyıl Avrupa edebiyatı, Berlin romanları ve tarihsel arka planı güçlü karakter anlatılarından hoşlanan okurlar için Hoşça Kal Berlin, Christopher Isherwood’un en önemli eserlerinden biri. Daha sonra I Am a Camera ve Cabaret gibi ünlü uyarlamalara da kaynaklık eden kitap, Weimar dönemi Berlin’inin son yıllarını bireysel hayatlar üzerinden anlatan, gözlem gücü yüksek ve etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor.
- Çevirmen
- Zehra Gençosman