Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
21 Gösterim

Geçmiş, anlatılmadığında gerçekten geride kalır mı? Yoksa ailelerin içinde, yıllarca söylenmeyen sözlerde ve yeni kuşaklara aktarılan duygularda yaşamaya devam mı eder?

Çağan Irmak, Çemberimde Gül Oya Diyalogları’nda Feriha ile annesi Yurdanur’un hikâyesi üzerinden iki farklı kuşağı bir araya getiriyor. Bir dergide çalışan Feriha’nın 1970’lerin gençliğini konu alan bir yazı dizisi hazırlamak için annesinin geçmişine yönelmesi, onu yalnızca Türkiye’nin yakın tarihine değil, kendi ailesinin bilmediği hikâyelerine de yaklaştırıyor.

Yurdanur’un anlattıklarıyla 1970’lerin siyasi ve toplumsal hareketliliği, gençlik yıllarının umutları, dostlukları ve aşkları yeniden canlanıyor. Çağan Irmak, bireysel hayatlarla toplumsal hafızayı yan yana getirirken anne-kız ilişkisini, kuşaklar arasındaki mesafeyi ve geçmişi anlamanın bugünü nasıl değiştirebildiğini güçlü diyaloglarla anlatıyor.

Çemberimde Gül Oya Diyalogları, bir dönemin ruhunu kişisel hikâyelerle buluşturan; aşk, aile, gençlik ve toplumsal hafıza üzerine samimi, etkileyici ve zamana yayılan bir anlatı.