Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
16 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 12-09-1962
Doğum yeri Trabzon

Şükrü Sunay Akın, 12 Eylül 1962’de Trabzon’un Maçka ilçesinde doğdu. Terzilikle uğraşan bir ailenin ikinci oğlu olarak büyüdü. Trabzon’daki çocukluğu; deniz, liman, oyuncaklar, haritalar, aile hikâyeleri ve gündelik hayatın küçük nesneleriyle kurduğu ilişkinin ilk kaynaklarını oluşturdu.

İlköğrenimine 1969 yılında Trabzon Yavuz Selim İlkokulunda başladı. Ailesinin 1972’de İstanbul’a taşınmasının ardından eğitimine Selimiye İlkokulu ve Haydarpaşa Ortaokulunda devam etti. Lise öğrenimini Haydarpaşa Lisesi ile Koşuyolu Kazım İşmen Lisesinde sürdürdü.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fiziki Coğrafya Bölümünden 1985 yılında mezun oldu. Coğrafya eğitimi, eserlerinde görülen şehir, deniz, yolculuk, harita, sınır, ada ve farklı kültürler arasındaki bağlantılara düşünsel bir zemin sağladı.

İlk şiirleri 1984’ten itibaren Milliyet Sanat ve Yeni Olgu gibi dergilerde yayımlandı. Daha sonraki yıllarda Adam Sanat, Varlık, Cumhuriyet Kitap ve Öküz başta olmak üzere çeşitli edebiyat ve kültür yayınlarında şiirleriyle düzyazıları yer aldı.

1987 yılında Noktalı Virgül adlı şiir dosyasıyla Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü kazandı. İlk şiir kitabı Makiler 1989 yılında yayımlandı ve eser 1990 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’ne değer görüldü.

Akın, 1989’da Yeni Yaprak, 1990’da Olmaz adlı şiir dergilerinin yayımlanmasına öncülük etti. Bu çalışmalarla şiir üretiminin yanında dergi çevresi oluşturma, genç şairlere alan açma ve çağdaş şiir tartışmalarına katılma yönünde etkinlik gösterdi.

Antik Acılar 1991’de, Kaza Süsü ise 1993’te yayımlandı. Bu kitaplarda kısa şiir, ironi, sözcük oyunu, tarihsel gönderme ve gündelik nesneler üzerinden gelişen şaşırtıcı çağrışımlar belirginleşti.

Şiir Cumhuriyeti ve Şairler Matinesi gibi derleme çalışmalarıyla şiir geleneğinin farklı dönemlerinden metinleri bir araya getirdi. Küçük Asker… Küçük Asker adlı çalışmada militarizm, çocukluk ve savaş karşıtlığı çevresinde şiirleri derledi.

62 Tavşanı 1998 yılında yayımlandı. Çorap Kaçığı ise 2010’da okurla buluştu. Bu kitaplarda çocukluk, kent, aşk, yalnızlık, savaş, ölüm, eşya ve toplumsal hafıza kısa ve yoğun şiirsel görüntülerle işlendi.

Şiirlerinde Garip hareketinin gündelik dile ve sıradan insana yönelen yaklaşımından yararlandı. Cemal Süreya ile Nâzım Hikmet’in şiir dünyaları da beslendiği kaynaklar arasında yer aldı. Bununla birlikte tarihsel belgeleri, çocukluk imgelerini ve sözcük oyunlarını birleştiren kendine özgü bir söyleyiş geliştirdi.

Düzyazı alanındaki ilk çalışmalarında şiir, şairler, İstanbul, savaş, kültür tarihi ve gündelik hayat üzerinde durdu. Ve Şaire… Ve Şaire, İstanbul’un Nâzım Planı ve Kırılan Canlar, araştırma ile şiirsel anlatımın birleştiği kitapları arasında yer aldı.

Kız Kulesi’ndeki Kızılderili 1997 yılında yayımlandı. Denemelerden oluşan kitapta Amerika yerlilerinin tarihsel temsilleri, sömürgecilik, ırkçılık, popüler kültür, sinema, edebiyat ve Türkiye tarihindeki beklenmedik bağlantılar ele alındı.

Eserde Kız Kulesi, İstanbul’a ait bir tarihsel yapı olmanın yanında farklı coğrafyalardan hikâyelerin buluştuğu simgesel bir merkez hâline gelir. Akın, çocukluk hatıralarından edebî eserlere ve tarihsel belgelere uzanan parçaları bir araya getirerek resmî anlatıların dışında kalan insanların izini sürer.

Ayçöreği ve Denizyıldızı, Önce Çocuklar ve Kadınlar, İstanbul’da Bir Zürafa, Onlar Hep Oradaydı ve Kırdığımız Oyuncaklar 1998-2003 yılları arasında yayımlandı. Bu kitaplarda İstanbul tarihi, savaşlar, sanatçılar, çocuklar, kadınlar, oyuncaklar ve gündelik nesneler arasında bağlantılar kurdu.

Kule Canbazı 2004 yılında yayımlandı. Kitapta edebiyat, sanat ve yakın tarih içinde unutulmuş veya birbirinden bağımsız görünen olayları ortak bir anlatı çizgisinde buluşturdu. Nâzım Hikmet ile Pablo Neruda arasındaki ilişkiyi aktaran anlatı, tarihsel bilginin kişisel eşya ve küçük ayrıntılar aracılığıyla nasıl görünür hâle getirildiğini gösteren örneklerden biri oldu.

Kule Canbazı adı, tarih ve hafıza arasında denge kuran anlatıcının konumunu çağrıştırır. Akın’ın düzyazısı, arşiv bilgisiyle masalsı söyleyişi; belgeyle çağrışımı; trajik tarihsel olaylarla ince mizahı birlikte taşır.

Tuncay Terzihanesi 2007’de, Ay Hırsızı 2009’da, Bir Çift Ayakkabı 2011’de, Geyikli Park 2013’te ve Hayal Kahramanları 2015’te yayımlandı. Bu eserlerde belirli bir eşya, kişi veya mekândan hareket ederek bilim, sanat, savaş, sinema ve toplumsal tarih arasında anlatı köprüleri kurdu.

Kalede 1 Başına, futbol tarihini yalnızca maçlar ve sporcular üzerinden değil, siyaset, kültür, sınıf, dayanışma ve insan hikâyeleriyle birlikte ele aldı. Aslanlı Yol, Cumhuriyet tarihi ile Kurtuluş Mücadelesinin az bilinen kişilerini çizgilerle desteklenen bir anlatı içinde görünür kıldı.

Şiirli Yastık’ta şiir, bilim, sanat, spor ve yakın tarihten insan hikâyelerini bir araya getirdi. 2025 yılında yayımlanan Koyu Mavi Memleket Kumaşı’nda Cumhuriyet’in kültür, sanat ve aydınlanma birikimini adı geri planda kalmış kişilerin yaşamları üzerinden anlattı.

1999-2002 yılları arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde ders verdi. Müjdat Gezen Sanat Merkezinde eğitim aldı ve öğretmenlik yaptı. Edebiyat, tiyatro ve sözlü anlatı arasındaki ilişkiler üzerine çalıştı.

Televizyon kanallarında Gezgin Korkuluk, Mahya Işıkları, Yaşamdan Dakikalar ve Hayat Deyince gibi kültür-sanat programları hazırlayıp sundu. Tek kişilik sahne gösterilerinde tarihsel araştırmaları, şiirleri, nesneleri ve insan hikâyelerini meddah geleneğini çağrıştıran bir anlatımla birleştirdi.

Dünyanın farklı ülkelerinden topladığı oyuncaklarla İstanbul Oyuncak Müzesini 23 Nisan 2005’te İstanbul’un Göztepe semtinde açtı. Müze, oyuncakları yalnızca çocukların eğlence araçları olarak değil, bilim, teknoloji, sanat, savaş, sanayileşme ve toplumsal yaşam tarihinin belgeleri olarak sergiledi.

İstanbul Oyuncak Müzesi, farklı kuşakların çocukluk hatıralarını ortak bir kültürel alanda buluşturan bir kurum hâline geldi. Akın daha sonra Antalya, Gaziantep, Ataşehir, Kartal ve Samsun’da kurulan oyuncak ve çocuk müzelerine danışmanlık ve küratörlük katkısı sundu.

Sunay Akın; şiir, deneme, kültür tarihi, televizyon, sahne anlatıcılığı ve müzecilik alanlarını bir araya getiren çağdaş Türk edebiyatı temsilcilerindendir. Edebî konumu, tarihin büyük anlatıları yerine küçük nesnelerin, unutulmuş insanların ve gündelik hayatın taşıdığı bilgiyi şiirsel bir dille görünür kılmasıyla belirginleşir.

#TürkŞair #ÇağdaşTürkEdebiyatı #Deneme #KültürTarihi #İstanbul #Çocukluk #Oyuncak #ToplumsalHafıza #SavaşKarşıtlığı #Müzecilik #SözlüAnlatı #İroni