Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 11-03-1927
Doğum yeri İstanbul
Ölüm tarihi 11-10-1985

Metin Eloğlu, tam adıyla Mehmet Metin Eloğlu, 11 Mart 1927’de İstanbul’un Çamlıca semtinde doğdu. Babası Hasan Efendi, annesi Nahide Hanım’dı. Çocukluk yıllarını İstanbul’un Anadolu yakasında geçirdi.

Okuma ve yazmayı okula başlamadan önce annesinden öğrendi. Annesinden dinlediği masallar, tekerlemeler ve gündelik Türkçenin canlı söyleyişleri, ilerleyen yıllarda şiirlerinde geliştireceği dil duyarlılığının ilk kaynakları oldu.

İlköğrenimini Bulgurlu ve Kısıklı’daki okullarda tamamladı. Üsküdar’daki Sultantepe Ortaokulunda öğrenim gördü. Burada klasik edebiyat bilgisini İsmail Hilmi Soykut’tan, modern şiire ilişkin ilk yönlendirmelerini ise şair ve öğretmen Sabahattin Kudret Aksal’dan aldı.

Başlangıçta oyuncu olmak ve Ankara’daki konservatuvara girmek istedi. Ailesinin bu isteğini kabul etmemesi üzerine 1943’te İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi.

Akademideki eğitimi sırasında siyasi nitelikli bir soruşturma nedeniyle iki ay tutuklu kaldı. Suçsuzluğu anlaşılmasına rağmen okul kaydı silindi; öğrenimini bir süre misafir öğrenci olarak sürdürdü ancak akademiden diploma alamadı.

1947’de askere alındı. Aldığı disiplin cezaları nedeniyle askerlik hizmeti yaklaşık beş yıl sürdü. Askerlikten döndükten sonra kısa süre Yıldız Bahçeler Müdürlüğünde yazıcı olarak çalıştı.

Memuriyet görevinden ayrıldıktan sonra geçimini büyük ölçüde resim, desen ve dekorasyon çalışmalarıyla sağladı. İstanbul başta olmak üzere farklı şehirlerde sergiler açtı ve resim yarışmalarına katıldı.

İlk şiiri “Sabah Şarkısı”, 1943’te İzmir’de yayımlanan Kovan dergisinde Mehmet Metin imzasıyla çıktı. İlk öyküsü “Balıkçı Çocukları Şehri” ise 1944’te Servetifünun-Uyanış dergisinde yayımlandı.

Yazılarında Mehmet Metin, Mehmet Emin, Ali Haziranlı, Etem Olgunil, Nil Meteoğlu ve Şekispir gibi farklı imzalar kullandı. Şiir, öykü, eleştiri ve sanat yazıları Varlık, Yaprak, Yeditepe, Pazar Postası, Dost, Türk Dili, Papirüs, Soyut ve Yeni Dergi gibi süreli yayınlarda yer aldı.

İlk şiir kitabı Düdüklü Tencere 1951’de yayımlandı. Eloğlu, kitaba toplumsal içeriği ve mizahi niteliği belirgin şiirlerini alarak daha romantik ve doğa merkezli ilk dönem çalışmalarını seçkinin dışında bıraktı.

Düdüklü Tencere’de yoksulluk, eşitsizlik, özgürlük, geçim sıkıntısı, gündelik hayat ve sıradan insanların yaşama mücadelesi işlendi. Şairane kabul edilen süslü söyleyişin yerine konuşma dilini, argoyu, deyimleri ve sokaktaki insanın söz varlığını kullandı.

Sultan Palamut ve Odun, ilk kitaptaki toplumcu, öyküleyici ve mizahi şiir çizgisini sürdürdü. Bu dönemde kişilerin küçük zaafları, maddi sıkıntıları ve toplumsal çelişkileri alaycı fakat insani bir bakışla anlatıldı.

Eloğlu’nun ilk dönem şiirleri Garip hareketiyle ilişkilendirildi. Ölçü ve düzenli uyağın reddedilmesi, sıradan insanın şiire alınması, konuşma dili ve mizah kullanımı bu yakınlığın başlıca nedenlerini oluşturdu.

Şair kendisini Garip hareketinin doğrudan takipçisi olarak görmedi. Garip şiirinden yararlanmakla birlikte toplumsal eleştiriyi, argo söyleyişi ve İstanbul’un kenar mahalle insanlarını daha sert ve kişisel bir dil içinde işledi.

Horozdan Korkan Oğlan ile şiirinde belirgin bir değişim başladı. Açık, öyküleyici ve kolay izlenen anlatımın yerini giderek çağrışımlara, alışılmamış sözcük birleşimlerine ve yoğun imgelere dayanan bir şiir aldı.

Türkiye’nin Adresi ve Ayşemayşe’de bu dil arayışı gelişti. Eloğlu günlük Türkçeyi olduğu gibi kullanmakla yetinmedi; sözcüklerin yapılarını değiştirdi, yeni kelimeler türetti ve bilinen ifadeleri beklenmedik bağlamlarda birleştirdi.

Bu dönem şiirleri İkinci Yeni’nin imgeci ve soyut anlatımıyla yakınlık gösterdi. Bununla birlikte Eloğlu, kendine özgü mizahını, toplumsal gözlemini ve konuşma dilinden gelen ses özelliklerini korudu.

Oğuz Tansel’le birlikte hazırladığı Bektaşi Dedikleri 1970’te yayımlandı. Kitapta Bektaşi fıkraları şiirleştirilerek halk mizahı, eleştirel düşünce ve geleneksel sözlü kültür çağdaş şiir diliyle buluşturuldu.

Dizin 1971’de yayımlandı ve 1972 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü’nü kazandı. Kitap, Eloğlu’nun gündelik dil ile kişisel şiir sözlüğü arasında kurduğu ilişkinin olgun örneklerinden biri oldu.

Yumuşak G ve Rüzgâr Ekmek’te dilsel deney, bireysellik ve imgesel yoğunluk sürdü. Aşk, kadın, yalnızlık, kent, ölüm, doğa ve yaşama isteği toplumsal gözlemlerle birlikte ele alındı.

Hep, Ay Parçası ve Önce Kadınlar, şairin son dönem eserleri arasında yer aldı. Bu şiirlerde daha kısa, yoğun ve çarpıcı bir söyleyiş öne çıktı; dil önceki kitaplara göre gündelik kullanıma yaklaşırken imgelerin çok anlamlı yapısı korundu.

İlk altı şiir kitabı 1982’de Yine, sonraki üç kitabı ise aynı yıl Şiirce adıyla toplu olarak yayımlandı. Şiirlerinin büyük bölümü ölümünden sonra Bu Yalnızlık Benim: Toplu Şiirler 1951-1984 başlığı altında bir araya getirildi.

Kitaplarına girmemiş şiirleri İbresiz Bir Pusula’da, öyküleri İstanbullu’da, sanat ve edebiyat üzerine yazı ve söyleşileri İçli Dışlı’da, Oğuz Tansel’e yazdığı mektuplar ise Canım Oğuzcuğum’da kitaplaştırıldı.

Eloğlu, şiirin yanı sıra özgün bir ressam olarak da tanındı. 1967’de düzenlenen Birinci DYO Sergisi’nde ve 1976’daki Yarımca Sanat Şenliği’nde resim dalında birincilik ödülü kazandı.

Resimlerinde ve şiirlerinde benzer bir yaklaşım geliştirdi. İnsan bedenini, gündelik eşyaları ve kent hayatını birkaç belirgin çizgi veya sözcükle kurarken ayrıntıları bozarak yeni ve ironik anlamlara ulaştı.

1960’lı yıllarda Türkiye İşçi Partisine üye oldu. Bazı yazı ve eserleri nedeniyle soruşturmalara uğradı; toplumsal değerleri ve yerleşik ahlak anlayışını eleştiren çalışmalarından dolayı yargılandı.

Metin Eloğlu, kanser tedavisi gördüğü İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde 11 Ekim 1985’te hayatını kaybetti.

Garip şiirinin gündelik dil ve sıradan insan anlayışından hareket ederek kendine özgü bir söyleyiş kuran Eloğlu, sonraki dönemlerinde imgeci ve deneysel şiire yöneldi. Argo, mizah, toplumsal eleştiri, dilsel sapma ve resimsel imgeyi birleştiren şiirleriyle modern Türk şiirinin özgün isimlerinden biri oldu.

#MetinEloğlu #DüdüklüTencere #TürkŞiiri #GaripŞiiri #İkinciYeni #ToplumcuŞiir #Mizah #İroni #Dizin #ŞiirVeResim #İstanbul #ModernŞiir