Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
6 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1970
Doğum yeri Kayseri

Menekşe Toprak, 1970'te Kayseri'de doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının bir bölümü Almanya'da geçti; ilk ve ortaöğrenimini Köln ile Ankara'da tamamladı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Üniversite eğitiminin ardından Ankara ve Berlin'de bir bankada toplam dört yıl çalıştı.

Daha sonra bir süre Varşova'da bir kitap kulübünde görev yaptı. Farklı ülkelerde yaşaması ve çalışma hayatının Türkiye ile Avrupa arasında şekillenmesi, daha sonraki edebî üretimindeki göç, aidiyet, dil, yer değiştirme ve arada kalmışlık meselelerinin yaşam deneyimiyle kesişen arka planını oluşturdu.

2002'den itibaren radyo gazeteciliği yaptı. Mesleki ve edebî yaşamını uzun yıllar Berlin ile İstanbul arasında sürdürdü; iki kent daha sonra romanlarının ve öykülerinin önemli mekânlarından biri hâline geldi.

Toprak edebiyata öyküyle başladı. Öyküleri Kitap-lık, Notos ve Özgür Edebiyat gibi dergilerde; kadınların İstanbul, Ankara ve Avrupa deneyimlerine odaklanan çeşitli antolojilerde yayımlandı.

İlk kitabı Valizdeki Mektup 2007'de Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Dokuz öyküden oluşan kitapta yalnızlık, aşk, cinsellik, kimlik, yolculuk ve insanın kendisine ait bir yer araması öne çıktı.

İkinci öykü kitabı Hangi Dildedir Aşk 2009'da yayımlandı. Sekiz öyküden oluşan kitap, farklı ülkeler ve kültürler arasında hareket eden karakterleri aşk, yalnızlık, içe kapanma, pişmanlık ve kimlik arayışı çevresinde bir araya getirdi.

Bu ilk iki kitapta Almanya ile Türkiye arasındaki yaşamlar ve göç deneyimi yalnızca coğrafi yer değiştirme olarak ele alınmadı. Karakterlerin hangi topluma ait oldukları, hangi dilde kendilerini ifade ettikleri ve farklı kültürlerin beklentileri arasında nasıl bir yaşam kurdukları da anlatının parçası oldu.

Toprak'ın ilk romanı Temmuz Çocukları 2011'de Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Eser daha sonra İletişim Yayınları tarafından 2015'te yeniden basıldı; dolayısıyla 2015 tarihi romanın ilk yayın yılı değil, yeni yayınevindeki ilk baskı tarihidir.

Temmuz Çocukları, Almanya'ya göç etmiş ailelerin çocuklarına ve özellikle ikinci kuşağın deneyimine yönelir. Ankara ile Almanya arasında ilerleyen roman; aile, göç, aşk, geri dönüş, yabancılık ve iki ülke arasında yetişmenin yarattığı aidiyet sorunlarını işler.

İkinci romanı Ağıtın Sonu Ocak 2014'te yayımlandı. Romanın merkezindeki Fatma'nın yıllar sonra Türkiye'ye ve çocukluğunun İstanbul'una dönüşü; kayıp parçaları, geçmişte yarım kalmış ilişkileri ve başka şehirlerde birikmiş hayat deneyimlerini yeniden anlamlandırma arayışına dönüşür.

Ağıtın Sonu, 2015 Duygu Asena Roman Ödülü'ne değer görüldü. Böylece Toprak'ın göç ve aidiyet çevresinde gelişen romancılığı, kadınların kişisel geçmişi ve kentle kurdukları ilişkiyi merkeze alan ödüllü bir eserle devam etti.

İlk öykü kitabı Valizdeki Mektup, 2016'da İletişim Yayınları tarafından yeni baskısıyla tekrar yayımlandı. Bu nedenle yazar bibliyografisinde 2007 ilk yayın yılı ile 2016 İletişim baskısının birbirinden ayrılması gerekir.

Üçüncü romanı Arı Fısıltıları Haziran 2018'de yayımlandı. Roman, ailelerin gençler üzerindeki tahakkümü, aşk, siyasal gerilimler, ölüm, isyan ve güncel Türkiye'nin toplumsal atmosferini karakterlerin gündelik yaşamıyla bir araya getirdi.

Arı Fısıltıları 2019 Ankara Üniversitesi Roman Ödülü'nü kazandı. Eser, Toprak'ın kişisel yaşamlarla toplumsal ve siyasal atmosfer arasındaki bağı daha doğrudan kurduğu romanlarından biri oldu.

Toprak'ın dördüncü romanı Dejavu Eylül 2022'de Doğan Kitap tarafından yayımlandı. Romanın oluşum sürecindeki proje, Berlin Senatosu'nun 2021 yılında Almanca dışındaki dillerde eser veren Berlinli yazarlara sağladığı bir yıllık edebiyat çalışma bursuna seçildi.

Dejavu'da günümüzde Berlin'de yaşayan ve akademik görevini kaybetmiş bir kadın, gazeteci ve romancı Suat Derviş'in yaklaşık yüz yıl önce aynı şehirde bıraktığı izleri araştırır. İki kadının farklı zamanlardaki yaşamları İstanbul ile Berlin arasında birbirine yaklaşır.

Roman, edebiyat tarihinin unutulmuş veya geri plana itilmiş kadın yazarlarından Suat Derviş'i yalnızca biyografik bir kişilik olarak ele almaz. Kadınların kamusal alanda görünürlüğü, yazıyla geçinme mücadelesi, siyasal baskı, sürgün, sınıf, yoksulluk ve Batı'nın Doğu'dan gelen yazara yönelik beklentileri gibi meseleleri geçmiş ile bugün arasında karşılaştırır.

Dejavu'nun anlatı yapısında tarihsel belge ile kurmaca yan yana bulunur. Suat Derviş'in gerçek yazılarından ve yaşamından yararlanılırken onun izini süren günümüz karakteri kurmaca bir yapı içinde hareket eder; böylece eser biyografi veya akademik edebiyat tarihi çalışması olmaktan ziyade tarihsel ve metinler arası bir roman niteliği taşır.

Toprak, Dejavu için İstanbul ve Berlin'in dönemsel şehir hayatını, gazete arşivlerini, gündelik yaşam nesnelerini, sokakları ve tarihsel mekânları araştırdı. İki kent, yalnızca olayların gerçekleştiği yerler değil, farklı zamanların kadın deneyimlerini birbirine bağlayan hafıza alanlarına dönüştü.

Ocak 2026'da yayımlanan Peri, Toprak'ın beşinci romanıdır. Roman, Kaan'ın uzun süredir görmediği babasının ölümüyle başlayan bir yas sürecini Peri'nin çocukluğundan taşınan ve aile tarafından yıllarca sessizlikle örtülmüş bir istismar hikâyesiyle bir araya getirir.

Peri'de çocuklukta cinsel istismar, sınıfsal eşitsizlik, güç ilişkileri, utanç, öfke, hatırlama ve aile içindeki suskunluk anlatının temel meseleleridir. Roman bu konuları failin bakışını merkeze almaktan çok mağdurun deneyimine ve yıllar sonra kendi hikâyesini dile getirme çabasına yönelerek ele alır.

Yazarın açıklamasına göre Peri'nin ilk düşünsel kıvılcımı, Dejavu için Suat Derviş'in ailesini araştırdığı sırada Osmanlı'nın son dönemindeki cariyelik kurumuyla karşılaşmasından doğdu. Bu araştırma, çocukların ve genç kadınların bedenleri üzerinde kurulan tarihsel güç ilişkileriyle günümüzdeki istismar biçimleri arasında düşünsel bir bağ kurmasına yol açtı.

Valizdeki Mektup'tan Peri'ye uzanan üretiminde göç, kadınlık, kent, sınıf, geçmiş, toplumsal baskı ve görünmez bırakılan insanların deneyimleri sürekli olarak yeniden biçimlenir. İlk dönem öykülerindeki iki ülke arasında yaşayan karakterlerden Dejavu'daki unutulmuş kadın yazara ve Peri'deki susturulmuş çocuğa kadar Toprak'ın edebiyatında kimin konuşabildiği ve kimin hikâyesinin görünmez kaldığı temel sorulardan biri olmayı sürdürür.

Eserleri Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Sırpçaya çevrilen Menekşe Toprak, radyo gazeteciliğini ve edebî çalışmalarını Berlin ile İstanbul arasında sürdürmektedir.

#MenekşeToprak #Peri #Dejavu #ValizdekiMektup #HangiDildedirAşk #TemmuzÇocukları #AğıtınSonu #ArıFısıltıları #Roman #Öykü #Göç #KadınEdebiyatı