Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
2 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 24-07-1964
Doğum yeri Tokyo

Banana Yoshimoto, asıl adı Mahoko Yoshimoto olan Japon romancı, öykücü ve denemecidir. 24 Temmuz 1964’te Tokyo’da doğdu. 1980’lerin sonlarından itibaren Japon edebiyatında ortaya çıkan yeni kuşağın en görünür isimlerinden biri oldu; yalın dili, genç karakterleri, gündelik hayatla doğaüstü arasındaki geçirgenliği ve ölümden sonra yaşamaya devam etme temasına gösterdiği sürekli ilgiyle uluslararası bir okur kitlesine ulaştı.

Babası Japon düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden şair, eleştirmen ve düşünür Takaaki Yoshimoto, ablası ise manga sanatçısı Haruno Yoiko’dur. Sanatsal üretimin gündelik yaşamın doğal bir parçası olduğu bir aile ortamında büyüdü.

Yoshimoto küçük yaşlardan itibaren yazmaya ilgi duydu. Ablasının çizim yeteneğinden etkilenerek kendisine ait yaratıcı bir alan aradığını ve yaklaşık beş yaşından itibaren yazmaya başladığını daha sonra kendi anlatılarında dile getirdi.

Nihon Üniversitesi Sanat Fakültesi Edebiyat Bölümünde öğrenim gördü. Üniversite döneminde yazdığı Moonlight Shadow, mezuniyet çalışması olarak fakülte ödülüne değer görüldü ve daha sonra ilk kitabının önemli parçalarından biri hâline geldi.

“Banana” mahlasını muz çiçeklerini sevdiği için seçti. Yazarlık kariyerinin büyük bölümünde 吉本ばなな / Banana Yoshimoto adını kullandı. 2003 ile 2015 arasında adını Japoncada hiragana ile よしもとばなな biçiminde yazdıktan sonra yeniden önceki yazımına döndü.

1987’de Kitchen adlı anlatısıyla 6. Kaien Yeni Yazar Edebiyat Ödülü’nü kazanması profesyonel yazarlık kariyerinin başlangıcı oldu. Eser Ocak 1988’de Kitchen, devam anlatısı Full Moon – Kitchen 2 ve Moonlight Shadow ile birlikte kitap hâlinde yayımlandı.

Kitchen’ın merkezindeki Mikage Sakurai, kendisine kalan son yakınını da kaybettikten sonra yalnızlığın içinde yaşamaya çalışır. Mutfaklar onun için yalnızca yemek hazırlanan yerler değil, hayatın devam ettiğinin hissedilebildiği güvenli alanlardır.

Mikage’nin Yūichi ve Eriko ile kurduğu yeni ilişki, Yoshimoto’nun daha sonra sık sık işleyeceği biyolojik olmayan aile düşüncesinin erken ve önemli örneklerinden biridir.

Kitaptaki Moonlight Shadow da ölüm ve yas çevresinde gelişir. Sevgilisini kaybeden genç bir kadının olağanüstü bir deneyim aracılığıyla vedalaşabilme ihtimali, Yoshimoto’nun gündelik gerçeklik ile açıklanamayan olayları doğal biçimde yan yana getiren anlatı anlayışını erken dönemde ortaya koydu.

Moonlight Shadow 1988’de Izumi Kyōka Edebiyat Ödülünü kazandı. Kitchen ile Utakata / Sanctuary ise 1989’da Sanat Teşvik Ödülü kapsamında Eğitim Bakanı Yeni Sanatçı Ödülü’ne değer görüldü.

1988 tarihli Kanashii Yokan, aile geçmişi, sezgi ve kayıp duygusuna yöneldi. Genç Yayoi’nin çocukluğuna ilişkin açıklayamadığı boşlukları araştırması, Yoshimoto’nun bellek ve sezgi temalarını gündelik aile yaşamıyla birleştirdiği erken romanlardan biri oldu.

1989’da yayımlanan TUGUMI, Yoshimoto’ya 2. Yamamoto Shūgorō Ödülü’nü kazandırdı. Roman, Maria ile çocukluğundan beri tanıdığı, fiziksel olarak kırılgan fakat son derece güçlü kişiliğe sahip Tsugumi arasındaki ilişkiyi anlatır.

Deniz kenarındaki küçük kasaba, yaz mevsimi, aile pansiyonu ve gençlerin birbirleriyle kurdukları bağ TUGUMI’nin dünyasını oluşturur. Hastalık tehdidi sürekli var olsa da roman yalnızca ölüm beklentisi üzerine kurulmaz; gençlik, dostluk, ilk aşk ve artık geri dönmeyecek bir yaz mevsiminin değeri öne çıkar.

TUGUMI Türkiye’de Elveda Tsugumi adıyla 2004’te Parantez Yayınları tarafından yayımlandı. Japoncadan Türkçeye Avi Pardo çevirdi.

1989 tarihli Shirakawa Yofune, daha sonra İngilizcede Asleep adıyla tanındı. Üç ayrı anlatıdan oluşan kitapta uyku, ölüm, aşk ve bilinç arasındaki sınırlar bulanıklaşır.

1990 tarihli N.P., genç yaşta ölen bir Japon yazarın İngilizce yazılmış öykü kitabı ve çevresinde gelişen ölümler üzerinden edebiyat, çeviri, aile sırları, ensest, intihar ve yazarla eser arasındaki ilişkiyi ele aldı.

1993’te yayımlanan Tokage, farklı karakterlerin travma, hastalık, aile geçmişi ve yakınlık deneyimlerini ele alan öyküleri bir araya getirdi.

1994 tarihli Amrita, yazarın daha geniş hacimli ve çok katmanlı romanlarından biridir. Başkarakter Sakumi, kız kardeşinin ölümünün ardından geçirdiği bir kazayla kendi belleğinin bir bölümünü kaybeder.

Aile üyeleri, yolculuklar, küçük kardeşin sezgisel yetenekleri ve açıklanamayan deneyimler Sakumi’nin yeniden yaşama bağlanmasının parçaları hâline gelir. Amrita, 1995’te Murasaki Shikibu Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

1990’ların ikinci yarısında yayımladığı Honeymoon, Hachikō no Saigo no Koibito, Hardboiled / Hard Luck ve başka anlatılarında Yoshimoto ölüm, ayrılık ve iyileşme konularını farklı yaş ve ilişki biçimleri üzerinden sürdürdü.

2000’de yayımlanan Furin to Nanbei, Güney Amerika yolculukları çevresinde gelişen öyküleri bir araya getirdi. Eser aynı yıl 10. Bunkamura Deux Magots Edebiyat Ödülünü kazandı.

2000–2001 döneminde Yoshimoto kendi eserlerini Occult, Love, Death ve Life başlıkları altında dört ciltlik bir seçkide yeniden düzenledi.

2002’de başlayan Ōkoku / Kingdom dizisi, özel sezgisel yeteneklere sahip Shizukuishi’nin yaşamını merkeze aldı. Seri Andromeda Heights, Pain, the Shadow of Lost Things, and Magic, Secret Flower Garden ve Another World olmak üzere dört bölümlük yapıya ulaştı.

2003 tarihli Dead-End Memories, beş anlatıdan oluşur ve ağır kayıp ve hayal kırıklıklarının ardından insanların küçük anlarda yeniden mutluluk hissedebilmesini işler.

2005 tarihli Mizuumi / The Lake, annesini kaybeden Chihiro ile ağır çocukluk travması taşıyan Nakajima arasındaki kırılgan yakınlığı konu edinir.

Yoshimoto 2000’li ve 2010’lu yıllarda Moshi Moshi Shimokitazawa, Sweet Hereafter, Saki-chan-tachi no Yoru, Birds, Circus Night, Funa Funa Funabashi ve başka roman ve öykü kitaplarıyla ölüm, aile, şehir, yemek, yolculuk ve yeniden başlangıç temalarını farklı biçimlerde sürdürdü.

2017’de Fukiage Kitan dizisini başlattı. İlk kitap Mimi to Kodachi, ardından 2019’da Donburi, 2020’de Zashikiwarashi ve 2022’de Mimosa yayımlandı. Dört kitaplık seri Mimosa ile tamamlandı.

2021’de yayımlanan Mitten to Fubin, Helsinki, Roma, Taipei ve farklı coğrafyalara uzanan altı öyküyü bir araya getirdi. Kitap 2022’de 58. Tanizaki Jun'ichirō Ödülünü kazandı.

2023 tarihli Harbor Light, deniz kıyısındaki bir kasabada yaşayan Tsubasa’nın, kapalı bir inanç topluluğuna katılmış çocukluk arkadaşı Hibari’den yardım isteyen bir mektup almasıyla başlar. Roman inanç, özgürlük, dostluk ve şiddeti ele alır.

2025’te yayımlanan Yoshimoto Ono, Yanagita Kunio’nun Tōno Monogatarisinden esinlenen on üç kısa anlatıdan oluşur. Gündelik hayat, hayaletler, açıklanamayan karşılaşmalar ve ölümle yaşam arasındaki sınır yeniden Yoshimoto’nun kurmacasının merkezine gelir.

2026’da yayımlanan Mijikai Kono Jinsei de Ichiban Daiji na Mono / What Matters Most in This Short Life, dört uzun öyküyü bir araya getirdi. Yaşamın dönüm noktalarında ortaya çıkan küçük olağanüstülükleri, kaybedilmiş insanları ve insan ömrünün sınırlılığını ele alır.

Yoshimoto kurmacanın yanında uzun yıllar günlük, deneme ve yaşam yazıları da yayımladı. 2022 tarihli Watashi to Machitachi (Hobo Jiden), kentler üzerinden kurulmuş yarı otobiyografik bir çalışma olarak kendi yaşamıyla mekânlar arasındaki ilişkiye yöneldi.

Eserleri otuzdan fazla ülkede yayımlandı. Özellikle İtalya’da geniş bir okur kitlesine ulaştı ve Scanno, Fendissime Under 35, Maschera d’Argento ve Capri gibi çeşitli uluslararası ödüllere değer görüldü.

Banana Yoshimoto’nun yaklaşık kırk yıla yayılan yazarlığında ölüm sürekli bulunur; ancak eserlerinin amacı ölümü büyütmekten çok ölümden sonra kalanların nasıl yaşamaya devam ettiğini anlamaktır. Yas, yemek, arkadaşlık, yeni aileler, doğaüstü karşılaşmalar ve gündelik alışkanlıklar bu devam edebilme sürecinin farklı biçimleridir.

#BananaYoshimoto #JaponEdebiyatı #Kitchen #TUGUMI #Amrita #NP #DeadEndMemories #TheLake #FukiageKitan #MittenToFubin #Yas #Bellek