Alev Alatlı, 1944’te İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. Babasının görevi nedeniyle çocukluk ve gençlik yılları farklı şehirlerde geçti. İlköğrenimine Ankara’da başladı, Erzurum’da sürdürdü; ortaöğreniminin ardından ailesiyle Japonya’ya gitti ve lise eğitimini Tokyo’daki American School in Japan’da tamamladı. Bu yıllarda İngilizcenin yanında Japonca da öğrendi.
Lisans eğitimini Ortadoğu Teknik Üniversitesi Ekonomi ve İstatistik Bölümü’nde tamamladı. Fulbright bursuyla Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Vanderbilt Üniversitesi’nde kalkınma iktisadı ve ekonometri alanında yüksek lisans yaptı. Daha sonra Dartmouth College’da felsefe, düşünce tarihi ve ilahiyat alanlarında çalışmalar yürüttü. Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde ders verdi, Devlet Planlama Teşkilatı’nda ekonomi uzmanı olarak çalıştı. California Üniversitesi Berkeley ile bağlantılı psiko-dilbilim araştırmalarının Türkiye ayağında görev aldı; Türkçe temelli İngilizce öğretimine yönelik Bizim English dergisini yayımladı.
Alev Alatlı, 1980’lerden itibaren yazarlığa yoğunlaştı. İlk romanı Yaseminler Tüter mi Hâlâ?, Kıbrıs meselesi, kimlik, aidiyet ve tarihsel kırılmalar çevresinde kurulan bir anlatı olarak dikkat çekti. İşkenceci, şiddet, insan onuru ve siyasal dönemlerin karanlık yönleri üzerine yoğunlaşan kısa fakat etkili bir romandır. Or’da Kimse Var mı? dizisi; Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!, Nuke Türkiye, Valla Kurda Yedirdin Beni! ve O.K. Musti Türkiye Tamamdır kitaplarıyla Türkiye’nin yakın dönem toplumsal, siyasal ve zihinsel dönüşümlerini roman formu içinde ele aldı.
Schrödinger’in Kedisi dizisinde Kâbus ve Rüya adlı romanlarla distopya, ütopya, küresel düzen, dil, zihin ve toplumsal çözülme temalarını işledi. Gogol’ün İzinde dizisinde Aydınlanma Değil Merhamet!, Dünya Nöbeti ve Eyy Uhnem! Eyy Uhnem! kitaplarıyla Rusya, modernleşme, inanç, kültür ve tarih ilişkisini romanlaştırdı. Hollywood’u Kapattığım Gün, Beyaz Türkler Küstüler, Aklın Yolu da Bir Değildir, Safsata Kılavuzu, Şimdi Değilse Ne Zaman? ve Hayır! Diyebilmeli İnsan onun roman, düşünce yazısı, deneme ve eleştirel metin alanlarındaki üretimini gösteren eserleri arasındadır.
Alatlı, Edward Said’den yaptığı çevirilerle de tanındı. Haberlerin Ağında İslam ve Filistin’in Sorunu, onun çeviri alanındaki başlıca çalışmalarındandır. Yazarlığında ekonomi, tarih, felsefe, sosyoloji, dil, din, modernleşme, Doğu-Batı ilişkisi, aydın sorunu, toplumsal hafıza, değer erozyonu ve kavram kargaşası gibi temalar öne çıkar. Romanlarında olay örgüsünden çok düşünce, tartışma, kavram ve tarihsel bağlam belirleyici olur; bu nedenle metinleri roman, deneme, düşünce yazısı ve belgesel anlatı arasında geniş bir alanda okunur.
Alev Alatlı, İşkenceci ile Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’nü aldı. Gogol’ün İzinde dizisinin ilk iki kitabıyla Mikhail A. Şolohov 100. Yıl Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. 2014’te edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü aldı. Kapadokya Meslek Yüksekokulu ve Kapadokya Üniversitesi’nin kuruluş ve gelişim süreçlerinde mütevelli heyet başkanı olarak görev yaptı. 2 Şubat 2024’te İstanbul’da öldü.
#TürkYazar #Roman #DüşünceYazısı #Deneme #Çeviri #Ekonomi #Felsefe #Sosyoloji #Distopya #YaseminlerTüterMiHala #SchrodingerinKedisi #OrdaKimseVarMi
Alev Alatlı, Bibliosfer’de roman, düşünce yazısı, deneme, çeviri, ekonomi, felsefe, sosyoloji, tarihsel kurgu, distopya ve kültür eleştirisi eksenlerinde değerlendirilebilecek çok yönlü bir yazardır. Kurmaca üretiminin merkezinde klasik olay örgüsünden çok fikir, kavram, tarihsel bağlam ve toplumsal çözümleme bulunur. Bu nedenle romanları yalnızca edebî anlatı olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem siyasal, kültürel ve zihinsel dönüşümlerini tartışan düşünsel metinler olarak da okunur.
Yaseminler Tüter mi Hâlâ?, Alatlı’nın kimlik, aidiyet, Kıbrıs, kadınlık ve tarihsel kırılma temalarını edebî düzlemde işlediği erken dönem romanıdır. İşkenceci, şiddet, iktidar ve insan onuru çevresinde yoğunlaşan kısa fakat sert bir anlatı yapısı taşır. Or’da Kimse Var mı? dizisi, Türkiye’nin 1950’lerden 1980’lere uzanan toplumsal, siyasal ve ideolojik çatışmalarını geniş hacimli bir roman dizisi içinde tartışır.
Schrödinger’in Kedisi dizisi, Alatlı’nın distopya ve ütopya alanındaki üretimini temsil eder. Bu dizide küresel düzen, dil kaybı, zihinsel çözülme, teknoloji, iktidar ve gelecek tasavvurları roman formu içinde ele alınır. Gogol’ün İzinde dizisi ise Rusya, Ortodoks kültürü, modernleşme, inanç ve tarihsel süreklilik gibi başlıklarla yazarın Türkiye dışındaki kültür alanlarına yönelen geniş okuma alanını gösterir.
Alev Alatlı’nın yazarlığında ekonomi, felsefe, sosyoloji ve tarih bilgisi belirgin biçimde hissedilir. Romanlarında metinlerarası yapı, belge kullanımı, kavramsal tartışma ve uzun düşünce pasajları önemli yer tutar. Bu yönüyle popüler roman kalıplarından çok düşünce romanı, belgesel roman, kültür eleştirisi ve distopik kurguya yakın bir üretim alanı oluşturur. Çeviri çalışmaları, özellikle Edward Said metinleri üzerinden, onun Doğu-Batı, medya, İslam, sömürgecilik ve temsil meselelerine olan ilgisini tamamlayan yan alanlardan biridir.
‘Hayır!' Diyebilmeli İnsan!
Vasiyetim Nasihatimdir
Geçme Namert Köprüsünden
Dünya Nöbeti - Gogol' un İzinde II. Kitap
Eyy Uhnem! Eyy Uhnem! Gogol'ün İzinde III. Kitap
Yaseminler Tüter Mi, Hala?
Ben Böyle Düşünüyorum! Demekle Olmuyor
Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur
İşkenceci
Kabus / Schrödinger'in Kedisi 1
Aydın Despotizmi
‘Hatırla!' Geçmişin Geleceğindir
Şimdi Değilse Ne Zaman?
Beyaz Türkler Küstüler
Kadere Karşı Koy A. Ş.
Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!
Nuke Türkiye