Herkes çok mutlu.
En azından fotoğraflarda öyle görünüyor.
Güzel ilişkiler, kusursuz bedenler, romantik sözler, pahalı tatiller, filtrelenmiş yüzler ve hayatından son derece memnun insanlar…
Sosyal medyaya baktığınızda dünya sanki mutluluğun hiç bitmediği büyük bir gösteri alanı.
Peki ekranı kapattığımızda?
Arkadaşlar Ev Halim, insanların başkalarına gösterdiği hayatla gerçekten yaşadığı hayat arasındaki mesafeye mizahla bakıyor. Aşk, ilişkiler, güzellik, sadakat ve mutluluk üzerine söylediğimiz büyük sözlerle gündelik hayatın küçük gerçekleri karşı karşıya geldikçe ortaya hem eğlenceli hem de tanıdık bir tablo çıkıyor.
Bir yanda doğallığın ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz.
Öte yanda kusursuzlaştırılmış görüntülerin peşinden gidiyoruz.
Sevginin parayla ölçülemeyeceğini söylüyor, sonra insanların sahip olduklarıyla değer kazandığı bir dünyanın içinde yaşamaya devam ediyoruz.
Başkalarının mutluluğunu izledikçe kendi hayatımızı eksik buluyor; daha fazla insanla bağlantı kurdukça bazen kendimizi daha yalnız hissediyoruz. Kitabın eleştirisinin merkezinde de bu çelişki bulunuyor: teknolojinin dünyayı küçültmesi, insanların birbirlerine gerçekten yaklaşmasını garanti etmiyor.
Tuğba Sarıünal, bütün bunları ağır bir toplumsal eleştiriye dönüştürmek yerine gündelik hayatın içinden, zaman zaman absürtleşen durumlarla anlatıyor. Romanın mizahının altında ise daha ciddi bir soru var:
Kendimize ait bir hayat mı yaşıyoruz, yoksa başkalarının görmesini istediğimiz hayatı mı kuruyoruz?
Çünkü insan sürekli başkalarının hayatına baktığında, kendi mutluluğunun ölçüsünü de farkında olmadan değiştirebilir.
Daha güzel olmak…
Daha çok sevilmek…
Daha başarılı görünmek…
Daha mutlu olduğunu göstermek…
Derken hayat yaşanacak bir şey olmaktan çıkıp sergilenecek bir şeye dönüşebilir.
Arkadaşlar Ev Halim, modern ilişkileri, sosyal medya kültürünü ve giderek büyüyen yalnızlığı hafif, akıcı ve mizahi bir anlatımla ele alan; “farkındalık” kavramına gündelik hayatın içinden bakmayı deneyen bir roman.
Çünkü herkesin hayatı ekranda kusursuz görünebilir.
Ama gerçek hayat filtre kabul etmez.
Ve bazen insanın kim olduğunu anlamak için paylaştığı fotoğraflara değil,
kimse bakmıyorken nasıl yaşadığına bakmak gerekir.