Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
13 Gösterim

Bazı olaylara tesadüf deriz.
Çünkü aralarındaki bağı göremeyiz.

Bir insan bir karar verir.
Başka bir insan kilometrelerce ötede hayatına devam eder.
Bir yerde küçük bir hata yapılır.
Başka bir yerde hiç beklenmeyen bir felaket yaşanır.

Ve birbirinden habersiz insanların yolları, nedenini henüz kimsenin bilmediği bir noktada kesişir.

Akıl Tutulması, başlangıçta birbirleriyle ilgisiz görünen hayatların giderek aynı büyük hikâyenin parçalarına dönüşmesini anlatıyor. Yayıncı tanıtımında da roman özellikle bağımsız karakterlerin kesişen yolları ve gerçeğin parçalarını birleştirmeye dayanan yapısıyla öne çıkarılıyor.

Ali için mesele başlangıçta son derece basittir.

Maddi sıkıntılarından kurtulmak için Yaşar’la birlikte çalıştığı mağazanın sahibinin oğlu Tufan’ı kaçıracak, fidyeyi alacak ve hayatına devam edecektir.

Plan yapılır.
Tufan kaçırılır.
Fakat aynı gece Tufan’ın sevgilisi Berrin’in evinde çıkan yangında ölmesi, basit olduğu düşünülen suçun çevresinde çok daha karmaşık bir olaylar zinciri başlatır.

Artık ortada yalnızca bir kaçırılma vakası yoktur.
Sorular vardır.
Tesadüfler vardır.
Birbirinden habersiz insanların geçmişleri vardır.
Ve her yeni bağlantı, gerçeğin biraz daha farklı görünmesine neden olur.

Romanın dünyasında Derin de bu parçaların arasındaki önemli isimlerden biridir. Yetiştirme yurdunda büyümüş ve psikolog olmuş genç kadın, kendi geçmişinin yükünü taşırken başka insanların zihinlerine ve davranışlarına bakmayı öğrenmiştir. Ancak bazen insan başkalarını çözmekte ne kadar başarılı olursa olsun, kendi hayatının bütün bağlantılarını göremeyebilir.

Tuğba Sarıünal, Akıl Tutulması’nda suç ve gerilim hikâyesini yalnızca “Bunu kim yaptı?” sorusunun çevresinde kurmuyor.

Adalet…
İyilik ve kötülük…
Niyet ve sonuç…
Tesadüf sandığımız karşılaşmalar…

Ve insanların verdikleri kararların hiç tanımadıkları kişilerin hayatlarında yaratabileceği sonuçlar romanın düşünsel arka planını oluşturuyor. Yayıncı da eseri özellikle adalet kavramı ve insanların içinde yaşadığı yanılsama üzerine kurulu bir roman olarak tanımlıyor.

Her karakter yalnızca kendi hikâyesini yaşadığını sanıyor.
Fakat parçalar birleşmeye başladığında başka bir ihtimal ortaya çıkıyor:
Belki de hiçbir hikâye gerçekten tek başına değildir.

Akıl Tutulması: Jamais Vu, birbirinden uzak görünen hayatları suç, psikoloji ve tesadüfler üzerinden aynı noktada buluşturan; okuru bağlantıları çözmeye çağıran sürükleyici bir polisiye roman.

Bazen gerçeği göremememizin nedeni onun saklanmış olması değildir.
Bütün parçaları aynı anda görebilecek kadar uzakta duramamamızdır.