Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
17 Gösterim

İnsan, sevdiği birini kaybetme ihtimaliyle karşılaştığında ne kadar ileri gidebilir? Ölümün değiştirilemez bir gerçek olduğunu kabul etmek mi daha zordur, yoksa onu değiştirmeye çalışmanın sonuçlarıyla yüzleşmek mi?

Stephen King, Hayvan Mezarlığı’nda doktor Louis Creed’in eşi Rachel ve çocuklarıyla birlikte Maine’in küçük kasabalarından Ludlow’a taşınmasıyla başlayan hikâyeyi anlatıyor. Yeni evlerinin yakınından geçen tehlikeli yol ve ormanın içinde bulunan eski bir hayvan mezarlığı, başlangıçta ailenin hayatındaki sıradan ayrıntılar gibi görünür. Komşuları Jud Crandall’ın anlattığı bölgenin geçmişine dair hikâyeler ise ormanın daha derinlerinde çok daha eski ve gizemli bir yerin bulunduğunu ortaya çıkarıyor.

King, Creed ailesinin yaşamı üzerinden ölüm, kayıp, aile bağları ve insanın sevdiklerini koruma arzusunu doğaüstü unsurlarla bir araya getiriyor. Gündelik aile hayatının sıcaklığıyla bilinmeyenin gizemini yan yana getiren roman, insanın kaybetme korkusu karşısında verebileceği kararları ve bu kararların ardındaki duyguları güçlü bir anlatımla ele alıyor.

Hayvan Mezarlığı, aile sevgisini, kayıp duygusunu ve insanın ölüm karşısındaki çaresizliğini unutulmaz bir hikâyede buluşturan; atmosferi, karakterleri ve merak duygusunu sürekli canlı tutan kurgusuyla Stephen King’in en tanınmış romanlarından biri.