Yedi eşkıya, yedi hançer, yedi oluk kan. Aşkın güneşinden ateş yerine kan akmıştır bu defa. Akan kanları ile bir mektup yazmıştır Mevlânâ’sına: “Hamuşum! Ey benim yüreğimin içi! Ah aşkın gözyaşlarını akıtan can dost! Bu mektubumun sana geldi¤inde bilesin ki; Başımı kesip kör kuyuya atsalar. Şah damarımdan oluk oluk kanı akıtsalar, dokuz yurda tenimi lime lime dağıtsalar, yedi çakal sürüsü vücuduma saldırsalar kırmazdı acılar beni, yorardı belki teni. Özümsün, özümle ararım Mevlânâ’m seni. Şems’in kurban olsun sana. Ve yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim. Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş.”
İncelemeler
Okur incelemeleri ve puanlar
Bu kitap için henüz inceleme yok.
Bir atmosfer seçin
Dinlemek istediğiniz atmosfer kartına dokunun.
Düşünüyorum da, Odalarda l960'ta yayınlanan ilk biçimiyle de, bu son biçimiyle de bir serüven romanı değil, hem hiç değil. Roman,...
0 okuma0 beğeni
Bibliosfer; oturum, güvenlik, öneriler ve kullanım kalitesini iyileştirmek için çerezler kullanır.
Ayrıntılar için
Çerez Bilgilendirme Metni’ni inceleyebilirsin.
Bibliosfer'e katıl
Okuma izlerin kaybolmasın.
Alıntılarını, raflarını ve takip ettiğin okurları kendi profilinde biriktirmek için ücretsiz hesabını oluştur.