Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
25 Gösterim

İnsan bedeni binlerce yıllık bir geçmişin ürünü.

Yaşadığımız dünya ise birkaç kuşak içinde bambaşka bir yere dönüştü.

Artık daha az hareket ediyor, istediğimiz anda yemek bulabiliyor, saatlerce ekran karşısında kalıyor ve kalabalıkların içinde bile yalnız yaşayabiliyoruz. Hayatımız kolaylaştıkça neden daha huzursuz, daha stresli ve bedenimizle daha kavgalı hâle geliyoruz?

Sinan Canan, **İFA – İnsanın Fabrika Ayarları**’nda bu sorunun cevabını insanın biyolojik ve zihinsel yapısında arıyor.

İnsan neden hareket etmek zorunda?

Sürekli ve fazla yemek neden bedenimizin alışık olduğu bir düzen değil?

Sosyal ilişkiler sağlığımızı gerçekten etkiliyor mu?

Hayatta kalmamızı sağlayan stres sistemi nasıl olup da modern insanı hasta edebiliyor?

Ve neden insan yalnızca güvende olmakla yetinmeyip sınırlarını aşmaya ihtiyaç duyuyor?

Canan, sinirbilimden fizyolojiye, evrimsel biyolojiden gündelik yaşam alışkanlıklarına uzanan bilgilerle insanın nasıl bir canlı olduğunu yeniden düşünmeye çağırıyor. Modern dünyanın sunduğu konforun her zaman biyolojik ihtiyaçlarımızla örtüşmediğini; bedenimizin ve zihnimizin hâlâ hareket etmeye, gerçek insan ilişkileri kurmaya, belirsizlikle karşılaşmaya ve zaman zaman zorlanmaya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

**Beden, İlişkiler ve Stres** ile **Sınırları Aşmak** başlıkları boyunca mesele yalnızca daha sağlıklı yaşamak değildir. Asıl soru, insanın kendisini nasıl bir canlı olduğunu unutmadan yaşayabileceğidir.

**İFA – İnsanın Fabrika Ayarları**, hazır bir yaşam reçetesi sunmaktan çok, modern hayatın alışkanlıklarını insan doğasının gerekleriyle yeniden karşılaştıran kapsamlı bir popüler bilim çalışması.

Çünkü bazen sorun bedenimizin yanlış çalışması değildir.

Sorun, ondan hiç tasarlanmadığı bir hayatı yaşamasını istememizdir.

Belki de daha iyi yaşamanın ilk adımı, kendimizi değiştirmeye çalışmadan önce nasıl bir canlı olduğumuzu yeniden hatırlamaktır.