Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
8 Gösterim

İnsan, kendisini güvende hissetmediği bir evden çıktığında nereye gider? Gidecek başka bir yeri yoksa, hayatta kalmak için nasıl bir yol bulur?

Seray Şahiner, Ülker Abla’da okuru şiddet gördüğü evden kaçan ve kendine yeni bir yaşam kurmaya çalışan Ülker’in dünyasına götürüyor. Sığınacak bir yeri olmadığı için yolu hastane koridorlarına düşen Ülker, kimsesiz hastalara refakat ederek hem barınmanın hem de ayakta kalmanın bir yolunu bulmaya çalışıyor. Roman böylece yalnızca bir kadının hikâyesini değil, barınma hakkından ekonomik bağımsızlığa kadar hayatın en temel ihtiyaçlarının ne kadar kırılgan olabileceğini de görünür kılıyor.

Ülker’in anlattıkları ağır bir geçmişin izlerini taşısa da Seray Şahiner, karakterini yalnızca yaşadıklarıyla tanımlamıyor. Mizah, öfke, direnç ve yaşama tutunma isteği roman boyunca yan yana ilerliyor. Ülker’in kendine özgü sesi, en zor anlarda bile hayattan bütünüyle vazgeçmeyen bir kadının dünyasını ortaya çıkarıyor.

Ülker Abla, kadına yönelik şiddetin görünmeyen taraflarına, bir insanın kendine ait güvenli bir yer bulma mücadelesine ve bütün zorluklara rağmen yaşamaya devam etmenin gücüne odaklanan çarpıcı bir roman.