Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
14 Gösterim

Filiz henüz on altı yaşındadır. Güzel giysiler giymek, yarım kalan eğitimini sürdürmek, sevdiği ve kendisini seven biriyle mutlu olmak ister. Fakat yoksul bir mahallede, geçim sıkıntısı içindeki ailesiyle yaşayan genç bir kız için en sıradan hayaller bile ulaşılması güç bir geleceğe dönüşebilir.

Ailesine yardım edebilmek ve kendi ayakları üzerinde durabilmek için çalışma hayatına atılan Filiz, kısa sürede çevresindeki insanların gerçek yüzleriyle karşılaşır. Onu emeği ve düşünceleriyle değil, güzelliği üzerinden değerlendiren erkekler; kızlarının geleceğini zengin bir evlilikte arayan anne ve babası; yoksulluğu kabullenmesini bekleyen bir çevre, Filiz’in hayatını kendi çıkarlarına göre biçimlendirmeye çalışır.

Bir yanda gösterişli bir hayatın kolay mutluluk vaatleri, diğer yanda çalışarak ve öğrenerek kurulabilecek bağımsız bir gelecek vardır. Filiz, başlangıçta karşılaştığı insanları ve olayları hayallerinin içinden değerlendirirken zamanla emeğin, eğitimin ve kendi kararlarını verebilmenin önemini anlamaya başlar. Yaşadığı her deneyim, onu başkalarının kendisi için çizdiği hayattan biraz daha uzaklaştırır.

Orhan Kemal, **Bir Filiz Vardı**’da yoksulluğun genç bir kadının hayatına nasıl yön verdiğini; aile, iş ve toplum baskısının onun umutlarını nasıl kuşattığını yalın ve güçlü bir anlatımla ortaya koyar. Filiz’i yalnızca yaşadıklarının mağduru olarak değil, kendisine dayatılan hayatı sorgulamaya başlayan, düşen ve yeniden ayağa kalkmaya çalışan genç bir kadın olarak anlatır.

**Bir Filiz Vardı**, küçük dünyaların içine sıkıştırılan insanların umutlarını, hayal kırıklıklarını ve değişme çabalarını anlatan etkileyici bir romandır. Çünkü bir filizin büyüyebilmesi için yalnızca toprağa değil; ışığa, özgürlüğe ve kendi yönünü bulabileceği bir hayata da ihtiyacı vardır.