Nilgün Bodur’un Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim adlı kitabı, bir ilişkinin bitişinden sonra insanın kendisiyle yeniden karşılaşmasını anlatıyor. Ayrılığın ardından geriye kalan kırgınlıklar, eksik hisler ve cevapsız sorular, zamanla kişinin kendi değerini yeniden fark ettiği bir dönüşüm sürecine evriliyor. Kitap, kaybetmenin her zaman yalnızca bir son olmadığını, bazen yeni bir başlangıcın da kapısını aralayabildiğini gösteriyor.
Eserde aşk, ayrılık, özlem, hayal kırıklığı ve kendini yeniden kurma isteği öne çıkıyor. Nilgün Bodur, geçmişte kalmış ilişkilerin insanın bugünkü hayatını nasıl etkilediğini sorgularken, başkalarının sevgisine duyulan ihtiyaç ile insanın kendi kendine yetebilmesi arasındaki dengeye de odaklanıyor. Duygusal kırılmalar, zaman zaman mizahla hafifleyen samimi bir anlatımla ele alınıyor.
Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim, ayrılığın ardından toparlanmayı yalnızca unutmakla ilişkilendirmiyor. Bunun yerine insanın kendi sınırlarını yeniden çizmesini, neyi hak ettiğini fark etmesini ve hayatının merkezine yeniden kendisini koymasını anlatıyor. Geçmişte yapılan hatalar ve yanlış seçimler, kişinin kendisini daha iyi tanımasına yardımcı olan deneyimlere dönüşüyor.
Nilgün Bodur’un ilişkiler ve kişisel farkındalık ekseninde ilerleyen Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim adlı eseri, aşkın ardından yeniden ayağa kalkma, öz değer ve yeni başlangıçlar üzerine yazılmış metinleri seven okurlara hitap ediyor. Kitap, bir vedanın ardından insanın kaybettiği kişiden çok yeniden bulduğu kendisine odaklanan duygusal ve içten bir anlatı oluşturuyor.