Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
17 Gösterim

Henüz hiçbir insanın ayak basmadığı bir dünya vardır.

Toprak yeni, gökyüzü yakın, kelimeler henüz söylenmemiştir.

Ve Âdem vardır.

Kendisine isimler öğretilen, varlığının anlamını arayan, iyilik ile kötülük arasında seçim yapabilecek iradeyle yaratılan ilk insan…

Sonra Havva gelir.

Âdem onunla göz göze geldiğinde yalnızlığının sona erdiğini anlar. İki ayrı varlık, bir “ile”nin iki yanında birbirine bağlanır. Sevgi, yakınlık ve insan olmanın ilk büyük sınavı böylece başlar.

Fakat cennetin içinde bile bir yasak vardır.

Ve yasağın bulunduğu yerde seçim de vardır.

Şeytan’ın itirazı, insanın merakı ve yaklaşılmaması gereken ağacın gölgesi; Âdem ile Havva’yı yalnızca cennetten dünyaya değil, masumiyetten sorumluluğa doğru da götürecektir. Çünkü insan olmak, kendisine verilen iradenin sonuçlarını taşımayı da gerektirir.

Nazan Bekiroğlu, Lâ: Sonsuzluk Hecesi’nde Âdem ile Havva kıssasını yalnızca başlangıçların hikâyesi olarak anlatmaz. İnsanın iyilik ile kötülük arasındaki mücadelesini, aşkı, yalnızlığı, benliği, hatayı, pişmanlığı ve yeniden doğrulma arzusunu şiirsel bir dille yeniden düşünür.

Âdem’in hikâyesinde insanlığın hikâyesi vardır.

Kabil’in öfkesinde kıskançlık, Şeytan’ın isyanında kibir, Havva’nın varlığında yakınlık, toprağın sessizliğinde ise insanın dünyayla kurduğu kırılgan bağ görünür hâle gelir. İnsan kendisini yaratılmışların merkezinde görürken ona sürekli aynı gerçek hatırlatılır: Dünya onun için yaratılmış olabilir, fakat dünya yalnızca ona ait değildir.

Romanın merkezindeki “Lâ”, yalnızca “hayır” demek değildir.

Yanlışa, kibre, kötülüğe ve insanı kendi hakikatinden uzaklaştıran her şeye karşı bilinçli bir reddediştir. Çünkü kimi zaman kabul edebilmek için önce reddetmek, varabilmek için vazgeçmek, insan olabilmek için de içindeki karanlıkla karşılaşmak gerekir.

Lâ: Sonsuzluk Hecesi, yaratılışın kadim anlatısından yola çıkarak insanın yeryüzündeki uzun yolculuğunu sorgulayan, dili ve anlatımıyla öne çıkan güçlü bir roman.

İnsan dünyaya bir kez gelir.

Ama insan olmak, bir ömür sürer.

Ve belki bütün yolculuk tek bir heceyle başlar:

Lâ.