Roma bütün ihtişamıyla ayaktadır.
Forum kalabalık, Senato güçlü, Colosseum’un taşları kana alışkındır. İmparatorluğun kudreti dünyanın dört bir yanına uzanırken sarayların, tapınakların ve görkemli törenlerin ardında başka bir Roma daha vardır:
Kölelerin, yoksulların, zulme uğrayanların ve inancını saklamak zorunda kalanların Roma’sı.
İmparator Diocletianus döneminde güç yalnızca hükmetmek anlamına gelmez. Kimin yaşayacağına, kimin susacağına ve hangi inancın var olabileceğine de karar verir.
Fakat en güçlü imparatorlukların bile denetleyemediği bir şey vardır:
İnsanın vicdanı.
Roma’nın sokaklarında elden ele dolaşan kusurlu bir sikke, birbirinden habersiz hayatları aynı hikâyeye bağlar. Bir keseden diğerine, zenginden yoksula, efendiden köleye geçerken şehrin görünmeyen yüzlerine tanıklık eder. Her el değiştirişinde başka bir hayat, başka bir korku ve başka bir seçim ortaya çıkar.
Bu büyük dünyanın içinde yedi kişinin yolu da kesişecektir.
Onların önündeki mesele yalnızca hayatta kalmak değildir. Gücün karşısında nerede duracaklarına, inandıkları şey uğruna nelerden vazgeçebileceklerine ve zulmün ortasında vicdanlarının sesini duyup duymayacaklarına karar vermeleri gerekir.
Ve yanlarında Kehribar vardır.
Yollar onları Roma’nın görkeminden uzaklaştırıp bir mağaranın karanlığına doğru götürürken zaman, bildikleri biçimiyle akmayı bırakacaktır.
Nazan Bekiroğlu, Kehribar Geçidi’nde Yedi Uyurlar anlatısını Roma İmparatorluğu’nun ihtişamı ve şiddetiyle buluşturuyor. Paganizmle yükselen yeni inançların karşılaşmasını, iktidarın insan üzerindeki etkisini, özgürlüğün bedelini ve adaletle vicdan arasındaki bağı geniş bir tarihsel dünyanın içinde anlatıyor.
Saraylardan arenalara, şifa tapınaklarından Roma sokaklarına uzanan roman; yalnızca geçmişte yaşanmış bir döneme değil, insanın güç karşısındaki değişmeyen hâllerine de bakıyor.
Çünkü çağlar değişir.
İmparatorluklar yıkılır.
İnançların ve iktidarların adları değişir.
Ama insanın önündeki soru hep aynı kalır:
Zulme tanık olduğunda susacak mısın, yoksa vicdanının sesini duyacak mısın?
Kehribar Geçidi, tarihin içinden bugüne uzanan; inanç, iktidar, merhamet ve insan kalabilmenin bedeli üzerine destansı bir roman.