Melih Cevdet Anday’ın Aylaklar adlı romanı, Erenköy’deki Şükrü Paşa Konağı’nda yaşayan bir ailenin giderek değişen hayatı üzerinden Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan toplumsal dönüşümü anlatıyor. Sultan II. Abdülhamid döneminden kalan konak yaşamını sürdürmeye çalışan Leman Hanım ve çevresindekiler, geçmişin alışkanlıklarıyla yeni dünyanın koşulları arasında kendilerine bir yer bulmaya çalışıyor.
Konağın sakinleri için hayaller, beklentiler ve geçmişten gelen yaşam biçimi gündelik hayatın önemli bir parçasını oluşturuyor. Ekonomik ve toplumsal koşullar değiştikçe aile üyelerinin birbirleriyle, konakla ve dış dünyayla kurduğu ilişki de dönüşüyor. Romanın ilerleyen bölümlerinde Leman Hanım’ın torunu Muammer’in günlükleri anlatıya farklı bir bakış kazandırırken, bireysel yaşamlarla toplumsal değişim arasındaki bağ daha belirgin hâle geliyor.
Aylaklar, aile, sınıf, değişim, hayaller ve geçmişe bağlılık temalarını ironik ve güçlü bir gözlemle bir araya getiren bir roman. Melih Cevdet Anday, bir konağın ve içinde yaşayan insanların hikâyesinden hareketle toplumun değişen değerlerini ve eski ile yeni arasındaki geçişi çok katmanlı bir edebî anlatıya dönüştürüyor.